Amelia Earhart’ın 1937’de kaybolan Lockheed Electra 10-E uçağına ait olabileceği düşünülen uydu görüntüsü, araştırmacıları Pasifik’teki ıssız Nikumaroro Adası’na götürdü. Ancak altı günlük yolculuğun sonunda bulunan şey, beklenen uçak enkazı değil, karbonatla kaplanmış ağaç parçalarıydı.

Fotoğraflar yanıltıcı olabilir. Bir grup araştırmacı, Amelia Earhart’ın kayıp uçağını bulma umuduyla Pasifik’teki uzak bir adaya yaptıkları uzun yolculuğun ardından bunu bizzat deneyimledi.
Nikumaroro Adası açıklarındaki bir lagünde su altında bulunan “Taraia Object”, uydu fotoğrafında belli belirsiz bir uçağı andırıyordu. Ancak Purdue University ve Archaeological Legacy Institute’dan bölgeye kadar giden ekip, bunun yalnızca bir ağaç olduğunu ortaya çıkardı.
Purdue University’den Steve Schultz, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Ne yazık ki aradığımız kesin kanıtı bulamadık,” diyor.
Amelia Earhart, navigatörü Fred Noonan ile birlikte 1937’de dünyanın çevresini dolaşan ilk kadın pilot olma girişimi sırasında ortadan kayboldu.
Dev çaplı arama ve kurtarma çalışmalarına rağmen ne Earhart’a ne de kullandığı Lockheed Electra 10-E uçağına ulaşıldı.
Yaklaşık 90 yıl sonra insanlar hâlâ Earhart’ı arıyor. Son keşif gezisi, Kiribati’den ıssız atol adasına ulaşmak için yapılan altı günlük bir tekne yolculuğunu da içeriyordu.
Yolculuk kötü hava koşulları nedeniyle gecikmekle kalmadı; ekibin, insan etiyle de beslendiği bilinen dev hindistancevizi yengeçleri nedeniyle geceyi adanın açıklarında geçirmek zorunda kaldığı bildirildi.
Keşif gezisini başlatan şey söz konusu uydu fotoğrafıydı. Purdue University yaptığı açıklamada, görüntüdeki yapının bir “görsel anomali” olduğunu ve “büyük olasılıkla yarımadanın kum uzantısı boyunca birikmiş büyük ağaçlardan oluştuğunu” doğruladı.
Archaeological Legacy Institute’dan Richard Pettigrew ise daha önce Nikumaroro çevresindeki suda metalik bir parıltı bulunduğundan şüpheleniyordu.
Purdue University, “Parçanın, uzun süredir metalik bir madde olduğu düşüncesiyle ilişkilendirilen yansıtıcı yüzeyinin aslında karbonat kaplamasından kaynaklandığı anlaşıldı. Ekip tarafından bulunan diğer nesneler de benzer şekilde parlak, sertleşmiş mercan kumu karışımıyla kaplıydı,” açıklamasını yaptı.
Üniversitenin açıklamasında ayrıca, “Bunun biz dahil pek çok kişi için hayal kırıklığı yarattığını biliyoruz. Ancak bu görev, Earhart’ın yaklaşık doksan yıl önce dünyanın çevresini dolaşma girişimi sırasında başına ne geldiği gizeminin kesin yanıtını bulma arayışına yeni bir bölüm ekliyor,” denildi.