# Bipolar Annem : Melissa Spitz

Author: Ethem Onur Parlar

Editorial Role: Original Article

Published: 2019-03-03

Updated: 2019-04-12

Publisher: SanalSergi

Language: tr

Content Type: Editorial Article

Translation: no

Canonical: https://www.sanalsergi.com/bipolar-annem-melissa-spitz/

Cite: Ethem Onur Parlar, "Bipolar Annem : Melissa Spitz", SanalSergi, 2019-03-03, https://www.sanalsergi.com/bipolar-annem-melissa-spitz/

Summary: Melissa Spitz 6 yaşındayken annesi Deborah, bipolar rahatsızlığı olduğu gerekçesiyle Washington Eyaleti tarafından akıl hastanesine yatırıldı. Ne var ki Spitz, bu duruma kamerasıyla daha yakından bakmayı tercih etti.

Categories: Fotoğraf Galerileri ve Görsel Sergiler

Tags: Melissa Spitz

Featured Image: https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-header.jpg

---

**Melissa Spitz** 6 yaşındayken annesi Deborah, bipolar rahatsızlığı olduğu gerekçesiyle Washington Eyaleti tarafından akıl hastanesine yatırıldı.

Spitz, bunun üzerine, Huffington Post’a gönderdiği bir iletide şunları yazdı: “*Bu
 süreç sonrasında hayatında sürekli olarak düşüşler yaşadı; kanser
teşhisinin ardından rahminin alınması, kemoterapi ve radyasyon döngüsü,
zaten var olan akıl sağlığı sorunlarının en kötü hale gelmesi*…”

Deborah tedavi boyunca alkol tüketti ve reçeteli ilaçları kötüye kullandı. Spitz, “*Bu durum, sonunda annemle babamın boşanmasına sebep oldu*”  dedi. Böyle travmatik bir aile yaşantısı içerisinde büyümek durumunda  kalan bir çocuk, elbet bütün bu acılardan uzak durmaya ya da olan biten  her şeyi görmezden gelmeye çabalayabilir. Ne var ki Spitz, bu duruma kamerasıyla daha yakından bakmayı tercih etti.

2009’da, ― Spitz o zaman Kolumbiya’daki
 Missouri Üniversitesi’nde sanat öğrencisiydi ― annesinin evinde, onun
fotoğraflarını çekmeye başladı. Aslında bu fotoğraflar öğrencilerin özel
 hayatlarının bir bölümünü belgelemeleri için verilmiş ve herhangi bir
sınırlama koyulmamış bir ödevin parçasıydı. Spitz, projesi için evine
gitmek adına izin aldı. “*Kamera, insanlardan ve kendimden saklamakta
 olduğum kimi gerçekleri açığa vurabilmem adına yol göstericim oldu.
Olup biten her şeyi uzaktan izlemek yerine kamerayla tek vücut olmayı
tercih ettim. Bu sayede duygularımı dışa vurabilmem, oldukça işime
yaradı*” dedi.

Spitz, yedi yıl sonrasında, Instagram’a sık sık yüklemiş olduğu bu fotoğraflar vasıtasıyla “*You Have Nothing To Worry About (Endişelenecek Hiçbir Şeyin Yok)*”
 adlı fotoğraf serisini oluşturdu. Bu fotoğraflardan kimileri herkese
açıkken kimileri yalnızca kişisel paylaşım. Seride göze çarpan
kronolojik karmaşa ise Deborah’ın kendi içinde yaşamakta olduğu
fırtınayı ve kızıyla olan parçalanmış ilişkisini simgeliyor.

“*Annemin Yeni Makyajı*” adlı  bir fotoğrafta (başlık fotoğrafı) Deborah doğrudan kameraya bakıyor;  annesinin makyaj kutusunu altüst etmiş küçük bir kız çocuğu gibi, yüzü  büyük bir düzensizlik içinde iddialı renklere boyanmış.

> *Umarım akıl hastası ve madde bağımlısı bir anneyle yaşamakta olduğum süreci istediğim biçimde sizlere yansıtabilirim.*
>
> Melissa Spitz

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-2-.jpg)

“Neysem oyum” isimli başka bir fotoğrafta  Deborah, ellerini yüzüne kapatmış, yerde oturuyor; etrafı eğri büğrü  yazılarla dolu, acı verdiği kadar mutluluk da veren neon post-itlerle  çevrili. Post-itlerden birinde “*Her şey için endişeleniyorum*”, bir diğerinde “*Ölmek istiyorum*” ve yine bir diğerinde “*Kendimi seviyorum. Kendimden nefret ediyorum*” yazarken başkasında da “*Yaşamak istiyorum*” yazıyor.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-3.jpg)

Spitz bu çekimleri sıradan bir süreç  olarak tanımlıyor; ona göre “çalışmaya ayırmakta olduğu zaman” ile  “annesiyle geçirmekte olduğu zaman” kavramları, aynı yola çıkıyorlar. Bu  seri, ilk başlarda, Deborah’ı  çoğunlukla heyecanlandırmış olsa da  zaman zaman Spitz’in projesinin tepki görüp görmeyeceği konusunda  endişelenmesine sebep olmuştu. Yabancılar Spitz’e sık sık şikâyetlerde  bulunuyorlar; annesinin durumundan faydalanarak kitle elde etmeye  çalıştığı yönünde eleştiriler yazıyorlardı. Fakat Deborah zamanla içmeyi  bıraktı, iddialarına göre, onu değişime iten şey **kendisini Spitz’in fotoğraflarında görmek oldu**.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-4-.jpg)

Aslında, tüm bu süreç boyunca Spitz’in
verdiği en büyük mücadele, annesinin projeye duyduğu coşku ve bitmeyen
istekleriyle kalıcı olarak belgelenen acı dolu dakikaların Spitz’in
hafızasına kazınmış olmasındaydı. Spitz, “*Onu
 görmekten rahatsız olduğum durumlarda fotoğrafını çekmemi ister ve beni
 görmek istediğimden daha fazlasına bakmaya zorlayarak kontrolü bir
şekilde eline alırdı*” dedi. Broadly ile gerçekleştirmiş olduğu bir
röportajda Spitz, annesinin fotoğraf serilerinde zaman zaman ipleri
nasıl eline aldığını daha detaylı bir biçimde anlatmıştı.

“*Bazen bu işin daha çekilir hale  geldiğini hissediyordum, çünkü o bir kurban değildi. Fotoğraf çektirmeyi  ve ‘başıma gelenler’ diye nitelendirdiği şeyleri yansıtmayı seviyordu  ve bence projeyi bu yüzden çok sevdi; nihayetinde sahneyi  yönetmekte olan, annemin ta kendisiydi. Bu ona fazlasıyla güç katıyordu*” dedi.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-5-.jpg)

Spitz, kamerasını kullanarak  annesine kendisini değerli bir insan, hatta bir yıldız gibi  hissettiriyor olmasının öneminin farkında.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-6-.jpg)

Serilerin başlangıcından beri Spitz eleştirildiği kadar övgü de aldı. Bu övgüler genellikle benzer tecrübelerden geçmiş ve yaşanmışlıkları hafızalarına kazınmış olan insanlardan geliyordu. “*Annemi  kendi çıkarlarım için kullandığımı, fotoğrafların berbat olduğunu ve  ‘gerçek’ akıl sağlığı sorunları yaşayan insanları incittiğimi belirten  mesajlar okudum. Ama bu projenin anneme verdiği mutluluk ve  onaylanmışlık hissine ve bana ulaşan insanlara kıyasla bu yorumların  hiçbir önemi yok*” dedi.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-7-.jpg)

“You Have Nothing To Worry About  (Endişelenecek Hiçbir Şeyin Yok)” kısmen belgesel, kısmen aile albümü,  kısmen bir eser, kısmen de bir otoportre. Spitz çoğunlukla kameranın  arkasında olmasına rağmen annesiyle arasındaki bağ hissedilir nitelikte.  Deborah yara ve çiziklerle boşluğa umarsızca bakarken  fotoğraflandığında, Spitz’in de kendisini bir o kadar yaralanmış ve kaybolmuş hissetmekte olduğunu düşünmek zor değil.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/bipolar-anne-8-.jpg)

Spitz, bu serilerin kendisi ve annesi
devam edebildiği müddetçe sürmesini ve belki de bu on yıllık çalışmanın
bir sergiyle zirve yapmasını umuyor. Aynı zamanda Spitz, fotoğraflarının
 annesini kınamadan ya da bu çalışmadaki ayrıntıları masum bir havaya
sokulmuş gibi göstermeden dışarıya yansımalarını; net ve kusursuz
olmalarını istiyor. *“Umarım akıl hastası ve madde bağımlısı bir anneyle yaşamakta olduğum süreci istediğim biçimde sizlere yansıtabilirim”* diyor.

“*Bu durumu belgeleyen kişi ve bir
evlat olarak benim bu çalışmadaki konumum eşsizdi; bu yüzden
fotoğraflarım ve sanatım arka planda sık sık uyum içindeydiler. Bu
çalışmanın annemle ilgili olduğu kadar kendimle ilgili olduğunu da
hissettim.”*
