Sanal Sergi

Blue Planet III, Yapay Zekâ Çağında “Gerçek Görüntü” Vurgusuyla Geliyor

Blue Planet III, yapay zekâ ile üretilen görüntülerin giderek yaygınlaştığı bir dönemde kusursuzluk yerine özgünlüğü tercih ediyor. BBC ekibi, beş okyanusta dört yıl süren çekimlerde bulanık su, çevresel unsurlar ve beklenmedik koşulları gizlemek yerine gerçekliğin bir parçası olarak kadraja dahil ediyor.

Blue Planet III, Yapay Zekâ Çağında “Gerçek Görüntü” Vurgusuyla Geliyor
Bir köpekbalığı kumlu deniz tabanında dinlenirken çevresindeki yoğun küçük balık sürüsü iki yana ayrılıyor.
BBC Studios / Anoushka Freedman

100 yaşına ulaşmasına rağmen David Attenborough, BBC’nin uzun soluklu doğa serisinin en yeni bölümü Blue Planet III için yeniden anlatıcı koltuğunda.

Blue Planet III, insanların gördükleri görüntülerin gerçek mi yoksa yapay zekâ tarafından mı üretildiğini sorguladığı bir dönemde yayımlanıyor. BBC’nin uzmanlık alanı içeriklerinden sorumlu yöneticisi Jack Bootle’a göre bu durum, ekibin sualtı belgeselini çekerken yaklaşımını da etkiledi.

Bootle, bir basın gösteriminde The Guardian’a aktarılan açıklamasında, “Bu seride üretken yapay zekâ kullanılmadı. Tek bir karede bile. Tamamı gerçek görüntülerden oluşuyor,” dedi.

Baş yapımcı Elizabeth White ise yapımcıların artık tamamen kusursuz olmayan görüntülere yer vermekten daha memnun olduklarını ve yapay zekânın “bizi daha da özgün olmaya yönelttiğini” açıkladı.

White’a göre geçmişte yapılan sualtı çekimlerinde suda çok fazla plankton bulunması ya da görüntüyü bulanıklaştıran başka koşullar oluşması, o planın kurgu dışında bırakılmasına neden olabiliyordu.

White, “[Geçmişte] bir tekneyi ya da şamandırayı kadrajın dışında bırakabilir veya ‘Aslında su koşulları bu çekim için yeterince iyi değil’ diyebilirdik,” diyor.

White, artık bu tür kusurların da görüntülere dahil edildiğini ve ekibin “özgünlüğü gerçekten benimsediğini” söylüyor.

Sınırları Daha da Zorlamak

Bootle, günümüzde yaban hayatı belgeselciliğinin ulaştığı yüksek kalite nedeniyle insanların “her şeyi daha önce görmüş gibi” hissedebildiğini, bu yüzden Blue Planet III’ün “yeni davranışlarla dolu” olduğunu belirtiyor.

Beş okyanusta dört yıl boyunca çekilen seri, daha önce kamerayla nadiren belgelenmiş deniz canlılarını ve davranışlarını görüntülemek için çok çeşitli özel ekipmanlardan yararlanıyor.

Bu yenilikler arasında ahtapotları takip etmek için tasarlanan mini kubbe kamera, derin deniz çekimleri için kullanılan selfie çubuğu, karanlıktaki canlıları aydınlatan lazerler ve kamera operatörlerinin su altında hızlı hareket etmesini sağlayan bacaklara monte scooter’lar bulunuyor. Su yüzeyine iniş yapabilen drone’lar ve uzun süreli kullanım için tasarlanan uzaktan kameralar da sualtı etkinliklerinin kaydedilmesine yardımcı oldu.

Önemli yeniliklerden biri de BBC tarafından dünyanın ilk sualtı CCTV kamerası olarak tanımlanan “stonefish” kamera.

Yapımcı-yönetmen Yoland Bosiger tarafından geliştirilen kamera, yunusların mercanlardaki delikleri deniz süngerleriyle kapatarak içeride saklanan balıkları tuzağa düşürdüğü davranışı kaydetti.

Diğer görüntüler arasında başka bir türden balıkla iletişim kuran orfoz, beslenmek için düzenli biçimde bir araya gelen yaklaşık 200 bin yengeç ve güneşten korunmak için kabuk kullanan deniz kestaneleri yer alıyor.

Seride ayrıca Planet Earth II’deki meşhur iguana ve yılan sekansını hatırlatan penguen davranışları da bulunuyor.

Mobil sürümden çık