Dan Holdsworth : Diğer’e Doğru Yolculuk

1974 ingiltere doğumlu fotoğrafçı Dan Holdsworth, fotoğraf eğitimini London College of Printing’de tamamlamış, uluslarası alanda birçok sergide yeralan işleri müze seçkilerinde de yeralmakta.

Yazı: Ethem Onur Parlar

Dan Holdsworth ilk olarak karşımıza “A Machine For Living (1999)” ve “Megalith (2002)” serileri ile çıkıyor. Bu çalışmalarında servis istasyonları, araba parkları, billboardlar ya da yayın kuleleri olarak kahrolası karakollarını, yeni bir kıyamet sınırının önceki inklings tezgahları gibi benzer sahneler kullanıyor. Abartılı olarak tüketilen Neon ve baş lambaları, manzara ‘zehirli renk yoğunluğu ve atom fulgurasyonu olarak önerilmiş bulanıklaştırılmış hareketler, türbelerin gibi endüstriyel yapıların aydınlatılması gibi konulara dikkat çekiyor. Dan Holdsworth fotoğraflarında genellikle ruhani özünü yakalamak için son derece uzun süreli pozlamalar yapıyor.

2000’li yılların ortalarında egzotik uhrevi sahneleri: yeryüzü uçlarının bilimkurgu gerçeklerinini Avrupa’dan Kuzey ve Güney Amerika’ya kadar kaydetmeye başlar. Bu döneme örnek olan The Gregorian (2005) ve Hyperborea (2006) serilerinin çekimlerini, Amerika Ulusal Astronomi Merkezindeki Puerto Rico ve İzlanda’nın iç kısımlarında, Jules Verne’nin “Dünyanın Merkezine Yolculuk” filmini çekim alanlarında gerçekleştirir. Araştırma merkezinin çekimlerinde ormanın derinliklerinde yerleştirilmiş bir UFO hayali ya da kuzey ışıklarının bitmeyen dağlar ve buzulların ötesinde sahte bir gerçeklik ile göstererek boyuta meydan okuyan mantık ile uzay çağı bilimine göndermelerde bulumuştur.

Blackout (2010)” serisini  oluştururken 1960’larda New York’da meydana gelen ve milyonlarca insanı karanlığa gömen beraberinde nükleer saldırı paniği yaşanan elektrik kesintisinden olayından ilham almıştır. Izlanda da çektiği gündüzü geceye çeviren kul yağdıran volkanik cehennemde, Holdsworth’un negatif görüntüleri gerçekliği altüst etmiştir, siyah beyaz fotoğraflarının berrakligi dogal ligin zekasını curutmustur. Bunların etkisiyle ana ki bu saf büyünün, yucelestirilmis birimin ve oalaganustu maddeselliginin bir avuç dolusu dik kayalıklarda bağlanmış yarisaydamli çizimlerle dolu bir camin hortlamis renklerle gökyüzünün mürekkebi ayın üzerine yayılırken, tüm boşlukları boğuyor…

Dan Holdsworth’un fotoğraflarının gerçekçiliği onu daha az aldatıcı yapmaz fotoğraflarında reprodüksiyon bir dijitalleşmiş fikirler olarak görünür ancak ete bürünenler el yapımı medya için daha anlamlıdır. Keskin dağlar, gökdelen tepeler veya geometrik mimari yapılar genellikle onları elmas kesici teknik ressamlara götürür bunlardaki ilginç estetik, adeta şematik gravür gibidir bunlar haritalama, mühendislik ve fütürizmi birleştirir.

Transmission: New Remote Earth Views

Grand Canyon, Yosemite, Mount Shasta, Mount St. Helens, Salt Lake City ve Park City’nin bu resimlerinde görünenler kadar neyin eksik olduğu anlamlarıyla yoğrulmuş, müdaheleden uzak ve çıplak topraklarını görüyoruz. İlk bakışta görünen saf beyaz karlarla kaplı dağlar aslında iklimi ve yeryüzü değişimlerini, –insanoğlunun gezegen üzerindeki etkisini- ölçmeye yarayan ve Birleşmiş Devletler Coğrafi Anketinden alınmış, bir arazi modelinin dijital olarak işlenmiş bir lazer taramasına aitti. Deneysel metodolojisine ters düşen gerçek ise bu arazilerin her birinin zengin ve çelişkili bir kültürel mirasa sahip olmalarıdır.

Romantizmin yüceleştirilmesinin idealist estetiğinden yola çıkarak, yüz yıl sonra yeni topografya fotoğrafçılarının ruhsuz çerçevelerinin vasıtasıyla her biri kendi alanlarına sahip birer sanatsal, politik ve sosyolojik bakış kategorisine konu olmuşlardır. Düşünce sınırlarını genişleterek ve yeni bir biçimde, dünyanın uzaydan çekilmişçesine alınmış görüntülerini aktarmak artık sadece toprakların haritasını çıkarmak değil, bunun dışında bu toprakların ayrıntılı harita kayıtlarını da almayı günümüze taşıdı.

Carlton Watkins’in 19. Yüzyıl’ın öncesine ait fotografik yeniliklerini işleyen mitler dünyasının dışında çalışarak, Dan Holdsworth muğlâk ve ruhani olan ve sanat ile bilimin, dünyevi ile dünya dışının, endüstriyel ile doğalın âlemlerinde gidip gelir. Doğal olanın gösterdikleri olmadan ne ideal dünyadan veya resmedilmeye değer estetikten, ne de yüceleştirilenin romantik biçiminden bahsedebilirdik; fakat yine de yeni topografya fotoğrafçılarının bu insan yapımı, suni görsel kinayelerine neyin karşıt geldikleri cevapsız bir sorudur. Ne romantizmin şeması ne de bize rehberlik eden gündelik yaşam; Dan Holdsworth bizi bilinmeyene, kesinlikle insan bilincinin ötesindeki bir yere, Diğer’e doğru çekiyor.

A Machine For Living

Megalith

The Gregorian

Hyperborea

Blackout 2010

California 2004

Dan Holdsworth : Diğer'e Doğru Yolculuk 73

Transmission New Remote Earth Views

Grand Canyon

Saltlake City

Exit mobile version