David Bailey’nin 1965 tarihli efsanevi Box of Pin-Ups projesine ait orijinal kontak baskıları ilk kez satışa sunuldu. Sergi, ikonik portrelerin ardındaki seçim sürecini ve çalışma yöntemini gözler önüne seriyor.
Bazı portfolyolar yalnızca bir anı belgeler. Box of Pin-Ups ise bir dönemi inşa etti, denebilir. İngiliz fotoğrafçı David Bailey, 1965 yılında 36 portreden oluşan kutulu setini yayımladığında yalnızca Londra’nın öne çıkan isimlerini (Mick Jagger, John Lennon, Michael Caine, Kray ikizleri) fotoğraflamıyordu. Aynı zamanda, o dönem için oldukça yenilikçi bir fikir ortaya koyuyordu: Müzisyenler, modeller, moda tasarımcıları ve hatta suçlular da dönemin sinema yıldızlarıyla aynı görsel kategoride değerlendirilmeliydi.
Aradan 60 yıl geçmiş olmasına rağmen bu yaklaşım hâlâ geçerliliğini koruyor. İşte bu yüzden sanat yayıncısı ve galeri HENI’nin yeni duyurusu dikkat çekmeyi hak ediyor.
31 Temmuz’a kadar Soho’daki HENI Gallery’de görülebilecek The Pin-Ups Contact Sheets, Bailey’nin bu proje için hazırladığı orijinal kontak baskılarının ilk kez satışa sunulduğu etkinlik olma özelliğini taşıyor. Sayısız kez yeniden basılmış bu portfolyo için bu önemli bir boşluğu dolduruyor. Ziyaretçiler, seçilen karelerin hemen öncesini ve sonrasını gösteren Kodak Tri-X negatiflerini, üzeri çizilen kareleri, yağlı kalemle işaretlenen seçimleri ve dönemi temsil edecek yüzün hangisi olacağına karar veren baskıcıya bırakılmış el yazısı notları yakından inceleme fırsatı buluyor.
Bize Ne Gösteriyor?
Özellikle fotoğrafçılar için asıl değer, tamamlanmış portrelerden çok üretim sürecinin tüm açıklığıyla gözler önüne serilmesinde yatıyor. Çünkü bir kontak baskı, bir fotoğrafçının nasıl düşündüğü konusunda yalan söylemez.
Bailey’nin orta format kamerasıyla Mick Jagger’ın aynı ifadesine defalarca geri döndüğünü görebiliyorsunuz. Neredeyse birbirinin aynısı olan onlarca kare boyunca, kürk kapüşonun ne kadar az hareket etmesi gerektiğini test ediyor; böylece fotoğrafın sıradan bir anlık görüntü olmaktan çıkıp bir ikona dönüşeceği noktayı arıyor. Michael Caine’e ait kontak baskıda ise gözlüğünü yukarı iterken ve sigarası kadrajdayken aynı disiplin hissediliyor: Hareket kaçınılmaz görünene kadar çek, sonra dur.
Bu, yalnızca fotoğraf çekimi üzerine değil, aynı zamanda fotoğraf seçimi ve editörlüğü üzerine de gerçek bir ustalık dersi. Üstelik Bailey gibi bir fotoğrafçının çalışma yöntemini bu kadar doğrudan inceleme fırsatı son derece nadir karşımıza çıkıyor.
Box of Pin-Ups, dışarıda bıraktıklarıyla da yeniden değerlendirmeyi hak ediyor. Portfolyodaki 36 kişinin yalnızca dördü kadındı ve dönemin metni bu tercihi oldukça açık bir dille savunuyordu. Mick Jagger çağında, deniliyordu, artık posterlere asılan yeni ikonlar erkeklerdi.
Bugünden geriye dönüp bu bakış açısını nasıl değerlendirirseniz değerlendirin, Bailey’nin ünlüleri tarafsız bir gerçeklik olarak fotoğraflamadığını hatırlatıyor. O, 1965 yılında “çekici” kabul edilen kişilerin kimler olduğuna dair belirli ve tartışmaya açık bir fikri fotoğraflıyordu. Bunu da öylesine güçlü bir inançla yaptı ki ortaya çıkan portfolyo yalnızca fotoğrafladığı insanları değil, o fikrin kendisini belgeleyen tarihsel bir kayıt hâline geldi.
Bugün 88 yaşında olan Bailey, fotoğrafçılığı Singapur’da RAF bünyesinde görev yaparken, gördüğü tek bir Cartier-Bresson baskısından ilham alarak keşfetti. Aynı gözün daha sonra bütün bir on yılın görsel kimliğini tanımlamış olması ve bu üretim sürecine ait çalışma notlarının ancak şimdi kamuoyuna açılması, bunu bu yılın koleksiyon dünyasındaki en heyecan verici ve en nadir fırsatlardan biri hâline getiriyor.
David Bailey: The Pin-Ups Contact Sheets, 31 Temmuz’a kadar Londra, 6–10 Lexington Street adresindeki HENI Gallery’de ziyaret edilebilir. Giriş ücretsizdir; eserler başvuru yoluyla satışa sunulmaktadır.