Robert Capa’ya atfedilen ikonik Düşen Asker fotoğrafının gerçek sahibi yeniden tartışılıyor. Yeni araştırmalar, 1936 tarihli karenin Capa’nın sevgilisi ve çalışma arkadaşı Gerda Taro tarafından çekilmiş olabileceğine işaret ediyor.

Robert Capa’nın Düşen Asker fotoğrafı onlarca yıldır tartışmaların odağında. Karenin sahnelendiği ve Capa’nın fotoğraf açıklamasındaki bilgileri çarpıttığı öne sürülüyor. Buna rağmen görüntü, foto muhabirliği tarihinin en ikonik karelerinden biri olmayı sürdürüyor.
İspanya İç Savaşı sırasında 5 Eylül 1936’da çekilen fotoğrafın, Cerro Muriano Muharebesi’nde ileri atılan Cumhuriyetçi bir askerin “faşist bir kurşunla” başından vurulduğu anı gösterdiğini Capa söylemişti. Görüntü LIFE dergisinde yayımlandığında büyük yankı uyandırdı.
Ancak fotoğrafın Cerro Muriano’da çekilmediği uzun süredir biliniyor. José Manuel Susperregui, 2009’da yaptığı araştırmada karenin yaklaşık 48 kilometre uzaktaki Espejo yakınlarında çekildiği sonucuna vardı. Üstelik fotoğrafın çekildiği gün bu bölgede herhangi bir çatışma yaşanmıyordu. Düşen Asker’in gerçekliği ve fotoğrafçısı hakkındaki tartışmalar daha önce de farklı kanıtlarla gündeme gelmişti.
Savaş fotoğrafçılarının cepheye erişiminin kısıtlandığı İspanya İç Savaşı sırasında fotoğrafların sahnelenmesi olağan dışı bir uygulama değildi.
“Düşen Asker” Fotoğrafını Gerda Taro mu Çekti?
Bu iddiaların ortaya çıkması onlarca yıl sürdü. Şimdi ise yeni bir teori öne çıkıyor: Fotoğrafı Robert Capa çekmemiş olabilir.
Córdoba Üniversitesi’nde fotoğrafın 90. yılı için düzenlenen serginin küratörlüğünü üstlenen arkeolog ve tarihçi Fernando Penco, The Telegraph’a verdiği röportajda, kareyi Capa’nın sevgilisi ve çalışma arkadaşı Gerda Taro’nun çektiğine “ikna olduğunu” söylüyor.
Penco, Capa Arşivi’ni bünyesinde barındıran New York’taki Uluslararası Fotoğraf Merkezi’nin geçen yıl açıkladığı bir bulguya dikkat çekiyor: Düşen Asker, orta format 6×6 bir fotoğraf makinesiyle çekilmişti.
Capa o gün 35 mm Leica kullanırken Taro, 6×6 formatlı Reflex Korelle ile çalışıyordu. Penco ayrıca fotoğrafın çekildiği gün Taro’nun Reflex Korelle’yi elinde tuttuğunu gösteren görüntüler bulduğunu belirtiyor.
Penco, “Benim için her şey tek bir varsayıma dayanıyordu,” diyor. “Fotoğraf Reflex Korelle ile çekildiyse, kareyi Taro’nun çekmiş olma ihtimalini ciddi biçimde yeniden değerlendirmemiz gerekir.”
Düşen Asker fotoğrafının negatifi hiçbir zaman bulunamadı. Ancak Penco’ya göre o gün Espejo’da çekilmiş ve günümüze ulaşmış diğer tüm kare formatlı fotoğraflar Taro’ya atfediliyor.
Penco, “O gün erken saatlerde Villa del Río’da, cepheye hareket etmeden önce Capa’nın çektiği ve Taro’yu Reflex Korelle’siyle gösteren fotoğraflar buldum. Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde Düşen Asker’i onun çektiğine dair güçlü kanıtlar bulunduğunu düşünüyorum,” diyor.
Taro ve Capa, 1935’te Paris’te tanıştıktan sonra yakın biçimde çalıştı. Aslında Robert Capa, Nazilerden kaçan iki Yahudi göçmenin birlikte yarattığı hayali bir fotoğrafçı kimliğiydi. İkili, kazançlı ABD pazarına iş satabilmek için kulağa daha Amerikalı gelen bir isim arıyordu. Endre Friedmann zamanla Capa kimliğini tamamen benimserken Gerta Pohorylle de Gerda Taro adını aldı.
Geçtiğimiz hafta Gerda Taro’nun yaşamını konu alan film Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. İspanya İç Savaşı’nı takip ederken yaşamını yitiren Taro, savaş sırasında görev başında ölen ilk kadın foto muhabiri olarak kabul ediliyor.