Manhattan Projesi’nin Gizli Fotoğrafçısı, Oppenheimer’ın İkonik Portresini Nasıl Çekti?

Manhattan Projesi’nin yalnızca üç resmi fotoğrafçısından biri olan Ed Westcott, atom bombasının geliştirilme sürecini ve J. Robert Oppenheimer’ı objektifiyle belgeledi. Tarihe geçen ikonik portrelerin ardındaki hikâyeyi ve gizli görevini keşfedin.

Bazı fotoğrafçılar büyüleyici manzaraları ya da etkileyici portreleri ölümsüzleştirir. Bazıları ise insanlık tarihinin akışını değiştiren anlara tanıklık eder. James Edward “Ed” Westcott (1922–2019), ikinci grupta yer alan isimlerden biriydi.

Çok gizli yürütülen Manhattan Projesi’nde görev alan yalnızca üç resmi devlet fotoğrafçısından biri olan Westcott, yalnızca II. Dünya Savaşı’nı sona erdiren silah olarak tarihe geçen atom bombasının geliştirilme sürecini değil, aynı zamanda bombanın baş mimarı J. Robert Oppenheimer’ı da fotoğrafladı.

Tennessee’nin Nashville kentinde büyüyen Westcott, ilk fotoğraf makinesini 12 yaşındayken aldı ve fotoğrafçılığa o yıllarda başladı. 1941 yılında, henüz 19 yaşındayken ABD Ordusu Mühendisler Birliği’nde fotoğrafçı olarak göreve başladı. Bir yıl sonra ise Manhattan Projesi’nin Oak Ridge tesisine atandı.

Y-12 tesisindeki Alpha ayrıştırma hattı. Dev elektromıknatıslar kullanılarak doğal uranyumdan uranyum-235 ayrıştırılıyor ve atom bombasında kullanılacak radyoaktif malzeme zenginleştiriliyordu. (Görsel kredisi: James Edward Westcott / United States Department of Energy / Public Domain / Oak Ridge Public Library aracılığıyla)

“Gizli Şehir” olarak anılan Oak Ridge, Manhattan Projesi için sıfırdan inşa edildi. Burada kurulan Clinton Engineer Works tesisi; K-25 ve Y-12 tesislerinde uranyum-235 zenginleştirilmesinden, X-10 tesisinde ise plütonyum üretiminden sorumluydu.

Bu son derece gizli tesislerde fotoğraf çekme yetkisine resmi olarak sahip tek kişi Westcott’tı. Kentin inşasını, tesislerin faaliyetlerini ve bölgede yaşayan sivillerin günlük yaşamını belgeleyen 15 binden fazla karelik eşsiz bir arşiv oluşturdu. Çalışmaları o kadar gizliydi ki karanlık odasının girişinde sürekli silahlı nöbetçiler görev yapıyordu.

K-25 tesisindeki gaz difüzyon hücresinin yanında çalışan iki görevli. (Görsel kredisi: James Edward Westcott / United States Department of Energy / Public Domain / Oak Ridge Public Library aracılığıyla)

Westcott, ilk atom bombasının geliştirilmesini mümkün kılan kritik çalışmaları belgeledi. Ancak bugün onu en çok ölümsüzleştiren karelerden biri, Manhattan Projesi’ndeki çalışma arkadaşı Julius Robert Oppenheimer’ın doğal anlarından birini yakaladığı portredir.

J. Robert Oppenheimer (1904–1967), 1943-1945 yılları arasında Manhattan Projesi’nin Los Alamos Laboratuvarı’nın (Kod adı: Project Y) baş bilim insanı ve bilimsel direktörü olarak görev yaptı. Sıklıkla “atom bombasının babası” olarak anılan Oppenheimer, tarihin ilk nükleer silahının araştırma ve tasarım sürecini yöneten isimdi.

J. Robert Oppenheimer, “atom bombasının babası” olarak anılan bilim insanı. (Görsel kredisi: James Edward Westcott / United States Department of Energy / Public Domain / Oak Ridge Public Library aracılığıyla)

Savaşın sona ermesinin ardından Westcott, kariyerinin bir başka ikonik fotoğrafını çekti. 14 Ağustos 1945’te, dönemin ABD Başkanı Harry S. Truman, Japonya’ya karşı zaferi (V-J Day) ilan etti. Açıklama, Nagasaki’ye atılan ikinci atom bombasından yalnızca birkaç gün sonra yapılmıştı.

Oak Ridge sakinleri kutlama için Jackson Square’de toplanırken, pek çoğu ellerinde manşetinde “Savaş Bitti” yazan gazeteleri taşıyordu. Westcott, tarihe geçen bu sahneyi objektifiyle ölümsüzleştirdi. Fotoğraf, özellikle gazetenin dev manşeti sayesinde yıllar içinde dönemin en simgesel görüntülerinden biri haline geldi.

Oak Ridge’deki Jackson Square’de çekilen ikonik “Savaş Bitti” fotoğrafı. (Görsel kredisi: James Edward Westcott / US Army / Manhattan Engineer District / Public Domain / Wikimedia Commons aracılığıyla)

ABD’nin Hiroşima’ya ilk atom bombasını atmasından (6 Ağustos 1945) kısa bir süre sonra hükümet, Manhattan Projesi‘nin hikâyesini Amerikan halkına anlatabilmek amacıyla Westcott’un “Gizli Şehir”de çektiği fotoğraflardan seçilmiş bir bölümünün yayımlanmasına izin verdi.

Bununla birlikte, çalışmalarının büyük bölümü ancak 1945 sonrasındaki yıllarda kamuoyuna açıldı. Zamanla bu arşiv, Oak Ridge’in atom bombasının geliştirilmesindeki rolünü belgeleyen resmi görsel kayıtlar olarak kabul gördü.

Savaşın ardından Westcott, Oak Ridge’de resmi devlet fotoğrafçısı olarak görevini sürdürdü. Objektifi bu kez, “Gizli Şehir”in savaş dönemi üretim merkezinden barış döneminin atom araştırmaları üssüne dönüşümünü belgeledi.

1977 yılında emekli olana kadar Atom Enerjisi Komisyonu (AEC) ile daha sonra onun yerini alan ERDA ve ABD Enerji Bakanlığı bünyesinde çalışmaya devam etti.

Y-12 tesisindeki kontrol odasında görev yapan operatörler. (Görsel kredisi: James Edward Westcott / United States Department of Energy / Public Domain / Oak Ridge Public Library aracılığıyla)

Westcott 2019 yılında hayatını kaybetti. Ancak bu ay, Oak Ridge Heritage and Preservation Association’ın (başkan yardımcılığı görevini Westcott’un damadı Don Hunnicutt’ın yürüttüğü dernek) yıllar süren bağış kampanyasının ardından usta fotoğrafçının anısını yaşatacak bir heykel açılışı gerçekleştirildi.

Heykel, Oak Ridge Tarih Müzesi’nin önüne dikildi. Müze, Westcott’un kentin kuruluşunu ve atom çağındaki tarihini belgeleyen çok sayıda fotoğrafına ev sahipliği yapıyor. Heykelin açılış törenini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Exit mobile version