# Fotoğrafta Doğal Işık

Author: Ethem Onur Parlar

Editorial Role: Original Article

Published: 2019-05-08

Updated: 2019-10-30

Publisher: SanalSergi

Language: tr

Content Type: Editorial Article

Translation: no

Canonical: https://www.sanalsergi.com/fotografta-dogal-isik/

Cite: Ethem Onur Parlar, "Fotoğrafta Doğal Işık", SanalSergi, 2019-05-08, https://www.sanalsergi.com/fotografta-dogal-isik/

Summary: Yalnızca doğal ışıkla elde edilebilecek bir duyguyu fotoğrafta yakalayabilmek için ışığı en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimizi öğrenmeliyiz.

Categories: Kütüphane

Tags: fotoğrafta doğal ışık, özgür semerci

Featured Image: https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/fotoğrafta-doğal-ışık-header.jpg

---

Yalnızca doğal ışıkla elde edilebilecek bir duyguyu fotoğrafta  yakalayabilmek için ışığı en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimizi  öğrenmeliyiz.

Işık insanın çevreyi nasıl algıladığını, hangi duyguları hissettiğini
 derinden etkiler. Örneğin bir ortamda ferahlık, karmaşa ve rahatlık
gibi duyguları hissetmemizde en önemli etken ışıktır. Ayrıca görsel
netliği de ışık sayesinde elde ederiz.

İyi bir fotoğrafı [kompozisyon](https://www.sanalsergi.com/kompozisyonda-sadelik-ve-belirginlik/), hikaye, renkler ve en önemlisi ifade ettiği duygular oluşturur. Ancak  fotoğrafta da ışık çok önemlidir ve ışığı anlayıp doğru kullanmadan iyi  bir görüntü oluşturup, duyguları ifade edebilmek mümkün değildir. Fotoğrafın tüm ruh halini ve derinliğini veren ışıktır.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/PHOTO_20190222_162414-1.jpg)

Güneşten gelen doğal ışık fotoğrafçılıkta en çok kullanılan ışık
kaynağıdır. Bu nedenle güneşin mevsimsel ve günlük değişimlerini, farklı
 saatlerde ve yerlerde ışığın kalitesini öğrenmek doğal ortamlarda çekim
 yaparken oldukça avantaj sağlar.

Hava durumu ve zaman dilimi doğal ışığın yoğunluğunu ve kalitesini en  fazla etkileyen iki unsurdur. Gün içerisinde güneşin ve bulutların  hareket etmesi ışığı değiştirir. Günün her saati fotoğrafımızı etkileyen  farklı kontrast ve doygunluk seviyelerine sahiptir. Diğer tüm ışık  formlarında olduğu gibi yumuşak, sert ya da arada bir yerlerde olabilir.  Bu farklı ışık türlerinin o ışıkta çekilen bir fotoğrafı nasıl  etkilendiğini anlayabilmek önemlidir. Bu yüzden, doğal ışığı kontrol  etmekteki ilk adım, çekim zamanını dikkatlice planlamaktır.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/PHOTO_20190222_162329-1024x683.jpg)

Gün doğumundan sonra güneş ufuktan yükselmeye devam ederken yoğun beyaz  bir ışık hakim olmaya başlar. Açık bir gökyüzünde güneş tepeye  yaklaştıkça ışık sertleşir, aydınlık ve koyu alanlar arasındaki kontrast  artar. Gölgeler kısa, derin ve keskindir. Bir konuyu tanımlamak için  gölgeler oldukça önemlidir. Kısa gölgeler fotoğraflamak istediğimiz  objenin derinliğini azaltarak düz görünmesine yol açabilir. Sert ışık  portre çekimlerinde modelin yüzünde oluşturduğu gölgeler estetik açıdan  hoş görünmediği için genelde çok fazla tercih edilmez. Çekim yapmak için  şartların zor olduğu düşünülse de uygun konuları bulduğumuzda çarpıcı  fotoğraflar oluşturmak için fırsatlar sunabilir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/PHOTO_20190113_173953-1024x683.jpg)

Günün belki de en güzel ışığı gün doğumundan hemen sonra ve gün  batımından hemen önceki altın saatlerdir. Bu zamanlarda güneşten gelen  yoğunluk azaldığından, düzgün pozlanmış ve yumuşak gölgelere sahip  fotoğraflar elde etmek daha kolaydır. Gökyüzü günün ilk ve son  ışıklarını sergilemek için bir tuval gibidir. Güneşin en alçak olduğu bu  zaman dilimindeki ışık oldukça yumuşaktır. Ayrıca hoş bir kontrast  düzeyi ve sıcak renkler sunar. Gölgeler uzun ve görkemlidir. Bu gölgeler  aynı zamanda objenin tanımlanmasına ve fotoğrafın derinlik kazanmasına  katkıda bulunur. Altın saatlerdeki bu muhteşem yumuşak ışık portre ve  manzara çekimleri için mükemmeldir. Gün doğumlarında güneş hızlı bir  şekilde yükselir. Eğer açık bir hava varsa o zaman ışık çok hızlı bir  şekilde sertleşebilir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/PHOTO_20190113_173536-1-683x1024.jpg)

Dağınık ışık yoğunluğun eşit olduğu bir ışıktır, oldukça yumuşaktır. Tek  bir yönden gelmez, gölgeler belirgin değildir. Aydınlık ve koyu alanlar  arasında da çok fazla fark yoktur. Bunun en güzel örneği bulutlu  günlerdir. Bazen sıkıcı diye düşündüğümüz yağmurlu ve bulutlu günler  aslında dış mekanda portre çekmek için mükemmel bir gün ışığı anlamına  gelebilir. Ayrıca dağınık ışık fotoğraf karesine huzurlu ve sakin bir  duygu verebilir. Eğer bulutlar alçak ve yoğunsa renkleri fazla baskılama  olasılıkları oldukça yüksektir. Bulutlu günlerdeki renk tonları daha  soğuk olduğu için bu koşullar altında beyaz dengesini doğru  ayarlayabilmek çok daha önemlidir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/PHOTO_20181207_162204-1024x683.jpg)

Konuyu net bir şekilde gösterebilmek için ışığın yönünü de iyi bilmek
 gerekir. Doğal ışığın kaynağı olan güneş ve gün içerisinde objemizin
önünden, arkasından veya yan tarafından gelebilir.

Objenin önünden, fotoğrafçının arkasından gelen ışık objeyi doğrudan
aydınlattığı için keyifli, net ve rahatsız edici gölgelerin olmadığı bir
 görüntü elde edilir. Özellikle anı fotoğraflarında doğallığı
yakalamakta çok etkilidir. Renklerin daha canlı görünmesini sağlar. Işık
 ne kadar yumuşaksa, ön ışıkla elde edeceğiniz sonuçlar o kadar iyi
olur.

Objemiz ışık ve fotoğrafçının tam ortasında yer aldığında arkadan  aydınlatmalı diye ifade edebiliriz. Güneş doğrudan objenin arkasında  olduğunda obje koyulaşır ve ilginç bir zıtlık yaratır. Siluet, gölge ve  yaratıcı ışık parlamaları oluşturabilmek için harika bir ışıktır.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/IMG_1587-1024x683.jpg)

Işık objenin sadece bir tarafından geldiğinde çok farklı sonuçlar
elde edilebilir. Işığın konumuna göre karşı tarafta oluşan gölgeler
objelerdeki dokuları ve şekilleri mükemmel bir şekilde ortaya çıkarır.
Bu da objelerin üç boyutlu olarak görüntülenmesine olanak verir. Ayrıca
iyi kullanıldığında portrelerde duygu ve derinliği daha fazla
vurgulamaya yardımcı olabilir.

Işığımızın sıcaklığı da mevsime, günün saatine ve hava durumuna göre  değişir. Güneş ışığı ve atmosfer renkleri birlikte oluştururlar.  Fotoğrafta kullanılan ışığın renk sıcaklığı görüntünün ruh halini büyük  ölçüde etkiler. Gün ortasında ışık mavimsi bir beyazken, gün doğumu ve  batımında daha sıcak ve sarıdır. Sıcak renkler gün ortasındakine nazaran  daha rahat ve mutlu duygular uyandırırlar. Bununla birlikte alaca  karanlıkta gökyüzü oldukça mavidir ve daha soğuk renkler daha karamsar  ve hüzünlü bir duygulanım içindedir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/EU6A7397-Recovered-1024x683.jpg)

Fotoğraf makinesi renkleri gözlerimiz kadar iyi algılayamaz. Beyaz
dengesi makinenin görme şeklini ayarlar ve çalışırken ışığın tonlarını
kontrol edebilmemizi sağlar. Beyaz dengesini ışığa uygun olarak
ayarlayarak istediğimiz renk özelliklerini kaybetmeden çekim
yapabiliriz.

Doğal ışığı kullanmak aslında sadece dış ortamda çekim  yapabileceğimiz anlamına gelmez. Ortamdaki pencerelerden gelen ışığı  kullanarak da çok güzel görüntüler elde edebiliriz. Bu durumda  pencerelerin boyutu objeye gelen ışığı etkileyecektir. Büyük bir pencere  daha yumuşak bir ışık oluştururken, küçük bir pencere daha dramatik ve  yönlü bir ışık oluşturabilir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/20180806_134714-1024x683.jpg)

Aslında kötü ışık diye bir şey yoktur. Işık bizim istediğimiz çekim için  uygundur ya da değildir. Farklı ışık koşulları ve durumlar farklı  fotoğraf türleri için uygundur. Sonuçta her ışık için bir durum ve  duygulanım vardır. Havanın bize verdiği koşulları değiştiremeyiz ancak  fotoğraf çekme yaklaşımımızı değiştirebiliriz. Önemli olan ışığı kendi  avantajımıza nasıl kullandığımızdır. Eğer elde etmek istediğimiz  sonuçlara göre zamanımızı ayarlayamıyorsak, tüm durumlara hazırlıklı  olmalı ve mevcut olan ışığa uyum sağlayabilmeliyiz.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/05/20170520_174349-683x1024.jpg)

Doğal ışık dokunduğu her şeyin güzelliğini vurgular. Konu ve içinde
bulunduğu ortam arasında bağlantı kurar ve ikisini birbirine bağlar.
Yalnızca doğal ışıkla elde edilebilecek bir duyguyu yakalayabilmek için
ışığı en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimizi öğrenmek, gözlem ve
pratik yapmak gerekir.

**Yazı: Özgür Semerci**
