# Fotoğrafta Minimalizm

Author: Ethem Onur Parlar

Editorial Role: Original Article

Published: 2019-06-15

Updated: 2019-10-30

Publisher: SanalSergi

Language: tr

Content Type: Editorial Article

Translation: no

Canonical: https://www.sanalsergi.com/fotografta-minimalizm/

Cite: Ethem Onur Parlar, "Fotoğrafta Minimalizm", SanalSergi, 2019-06-15, https://www.sanalsergi.com/fotografta-minimalizm/

Summary: Minimalizm dünden bugüne çağdaş sanat, tasarım, mimarlık ve müziği etkileyen en önemli akımlardan biridir.

Categories: Kütüphane

Tags: Fotoğrafta Minimalizm, Minimalizm, özgür semerci

Featured Image: https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/Fotoğrafta-Minimalizm-header.jpg

---

Minimalizm dünden bugüne çağdaş sanat, tasarım, mimarlık ve müziği etkileyen en önemli akımlardan biridir.

Günümüzde sanattan yaşam tarzına kadar pek çok alanda adını oldukça
sık duyduğumuz minimalizm, latince “minimus” kelimesinden
türetilmiştir, en az veya en küçük anlamındadır.

Görsel  sanatlar ve tasarımcılık açısından oldukça önemli bir akım olan  minimalizm, 1950’lerin sonunda New York’ta gelişip 1960’ların ortalarına  doğru zirveye çıkan bir sanat hareketidir. Bu dönemde bazı sanatçılar  soyut dışavurumculuğa yani sanatçının duygularını ve fikirlerini sanat  eserleriyle ifade etmesine karşı bir tepki olarak tamamen zıt bir yön  olan minimalist sanata yöneldiler. Duygulara odaklanmak yerine,  biçimlere ve fiziksel özelliklere dikkat çekerek mümkün olduğunca  kişisel olmayan tarafsız eserler üretmeye başladılar.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/EU6A5064-1024x683.jpg)

Böylece minimalizm sanat eserini her türlü sembolik ve kişisel
içerikten ayrıştırıp saf bir güzellik olarak sundu. Objeler olduğunun
dışında hiçbir şey gibi görünmüyordu ve bu durum hakikati temsil
ediyordu. Amaç konuyu işlevsel olan temel unsurlara indirgemek, eserin
anlamını ve yorumunu izleyiciye bırakmaktı. Aşırılığa bir tepki olan bu
yaklaşım, baskınlığı ve gerekli olmayan katmanları ortadan kaldırarak
sadelik ve zarafetin kesişmesini sağladı.

Minimalizm izleyiciyi etkilemesi amaçlanan görüntünün özüne dikkat
çekilmesini sağlar ve en karmaşık fikirlerin bile basit ve gösterişsiz
bir şekilde aktarılabileceğini vurgular.  Böylece izleyici kompozisyonu
ve objeyi dikkatini dağıtmadan deneyimleyebilir.

Japon kültüründen oldukça etkilenen minimalizm 20. ve 21. yüzyılda  çağdaş sanat, mimarlık, tasarım, müzik ve daha fazlasını en çok  etkileyen akım olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/20190412_192139-1-640x427.jpg)

Modern sanat üzerindeki derin etkilerine ek olarak minimalizm bir
felsefe ve yaşam tarzı olarak da popüler olmuştur. Dünya karmaşıklık
içerisinde büyümeye devam ettikçe minimalist yaşamın sunduğu daha az
eşya, daha az stres ve daha fazla özgürlük gibi faydalara talepler
artmıştır. Bugün tüm dünyada toplumun bazı kesimlerinin savurganlıktan
uzaklaştığını ve sadeliğe yöneldiğini gözlemleyebiliyoruz.

Minimalist fotoğrafçılık da tüm sanat dallarında olduğu gibi  minimalizmin kurallarına dayanır. Kavramı bir bütün olarak ele almak ve  anlamak önemlidir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/20190412_191541-1-1024x683.jpg)

Minimalist fotoğraf sadeliğin gücünü vurgular ve hayal gücünü harekete  geçirir. Fotoğrafta dış dünyanın doğası gereği bazı objelerin dahil  edilmesi kaçınılmaz olabilir. Bu durumda fotoğraf karesini izleyicinin  dikkatini ana objeden uzaklaştıracak tüm unsurlardan elden geldiğince  arındırmaya çalışmak gereklidir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/EU6A8056-1024x682.jpg)

Temel olarak minimalist bir fotoğrafçı görüntüyü dağınıklaştıran ve
izleyiciyi rahatsız edebilecek her şeyi dışlamaya çalışır. Dağınıklıktan
 uzaklaşıldıkça fotoğraf karesindeki ana objenin gücü vurgulanabilir.

Her zaman olduğu gibi iyi bir etki yaratmanın anahtarı  kompozisyondur. Öncelikle görmeyi öğrenmek her fotoğraf dalında olduğu  gibi ustalaşmak için çok önemlidir. Minimalist çalışmalarda kompozisyona  daha fazla dikkat edilmelidir çünkü çerçevenin içerisinde çok fazla  eleman olmadığı için görüntüdeki nesneleri ve şekilleri nasıl  düzenlediğimiz çok daha önemlidir. Deklanşöre basmadan önce karenin  içerisinden nelerin çıkarılıp, neleri dahil edileceğini düşünmek  gerekir. Bir fotoğrafta objeler eklenmiş, çıkartılmış, kontrast, renk  her şey ayarlanmış olsa da ancak kompozisyon doğru düzenlendiğinde  minimalist bir görüntü elde edilebilir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/EU6A8011-1024x683.jpg)

Negatif alan minimalist çalışmalarda başarılı kompozisyonlar
oluşturabilmek için en önemli araçlardan birisidir. Esas objenin
etrafını çevreleyen boş alan onun belirginliğini vurgular ve görsel
olarak daha uyarıcı olmasına neden olur. Bu izleyicinin hayal gücüne çok
 şey bırakır ve fotoğrafı etkili kılar. Negatif alan nefes aldıran
pencereler gibidir ve onu ortadan kaldırdığımızda kerenin içimdeki her
şey anlamsız bir kalabalık haline gelebilir.

Minimalist bir çalışmaya başlarken ilk arayacağımız şey ana objemizi  yerleştirebileceğimiz boş alanlar olmalıdır. Karenin içine dahil edilmiş  gökyüzü ve sığ alan derinliğiyle sadeleştirilip dikkat dağıtıcı her  şeyden arınmış sade, basit arka planlar oldukça kullanışlıdır.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/EU6A7994-2-1024x683.jpg)

Negatif alanın etkisi, özne ile etrafındaki alan arasına kontrast
renkler eklenerek arttırılabilir. Her rengin insanın bilinç altında
uyandırdığı duygular farklıdır. Örneğin kırmızı renk tehlike, aşk ve
tutkuyu hissettirirken, yeşil yaşamın varlığının altını çizer. Bu tarz
düzenlemelerle oldukça etkileyici çekimler yapabiliriz. İki zıt rengin
olduğu bir görüntü konunun vurgulanmasında daha fazla yardımcı olur.
Aynı görüntü içerisinde çok fazla renk tonlaması olduğunda karışıklık
artar. Böyle durumlarda siyah beyaz çekim yapmak minimalist bir yaklaşım
 elde etmekte yardımcı olur. Fotoğraftan renkleri kaldırmak içerisindeki
 objeleri temel şekillerine, çizgilerine ve dokularına indirger.

Kontrast her zaman duygusal tepkileri ortaya çıkartır ve izleyicinin
dikkatini çekerken aynı zamanda fikirsel bir gerilim de oluşturabilir.

Minimalist fotoğrafçılıkta çizgiler izleyiciyi kompozisyona çekmek  için hiç olmadığı kadar önemlidir. Doğru kullanıldıklarında objenin  oldukça az olduğu bir görüntüye anlam katabilirler ve izleyiciyi odak  noktasına yönlendirebilirler. Özellikle yatay ve dikey çizgiler bir  fotoğrafın görünümünü tamamen değiştirebilirler. Ayrıca derinlik,  bağlantı, yakınlık, mesafe hislerini de çizgileri kullanarak  verebiliriz.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/EU6A6010-683x1024.jpg)

Oldukça ilgi çekici olan dokulara fotoğraf karesinde yer vermek minimalist  görüntüler oluşturmanın harika bir yoludur. İlgiyi artırmanın bir yolu  da farklı dokuları bir araya getirmektir. Örneğin düz ve pürüzlü iki  doku yan yana geldiğinde de bir zıtlık oluştur. Bir dokuyu izleyicinin  neredeyse hissedebileceği şekilde yansıtabilmek için kilit nokta ışığı  doğru kullanabilmektir.

Objelere yakınlaşarak da minimalist bir bakış açısı oluşturabiliriz.  Fotoğrafını çekeceğimiz objenin yalnızca bir kısmını çerçeveye dahil  ettiğimizde elde ettiğimiz şekil objenin kendisinden daha önemli bir  hale dönüşür. Örneğin bir evi fotoğraflamak istediğimizde, mimarisinin  bir bölümüne, penceresine hatta penceresinin bile bir bölümüne  odaklanabiliriz.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/06/EU6A5468-683x1024.jpg)

Kuşkusuz, birçok farklı insan için minimalizm birçok farklı anlama
gelir. Genel olarak karmaşadan kurtulmak ve özgür hissetmekle
ilgilidir. Bu duygular fotoğrafçılıkta da bize yepyeni bakış açıları
yaratır. Kompozisyon konusunda daha yaratıcı ve dikkatli düşünmemizi
sağlar.

***Yazı:**Özgür Semerci*
