# Fotoğrafta Mizah Sanatı : Lilliput Akımı

Author: Ethem Onur Parlar

Editorial Role: Original Article

Published: 2019-02-04

Updated: 2019-03-01

Publisher: SanalSergi

Language: tr

Content Type: Editorial Article

Translation: no

Canonical: https://www.sanalsergi.com/fotografta-mizah-sanati-lilliput-akimi/

Cite: Ethem Onur Parlar, "Fotoğrafta Mizah Sanatı : Lilliput Akımı", SanalSergi, 2019-02-04, https://www.sanalsergi.com/fotografta-mizah-sanati-lilliput-akimi/

Summary: Günümüzde fotoğraf sanatı tartışılmaz derecede önem arz ediyor. Sadece “Bak, yakala, çek!” değil artık bu sanat (ki zaten uzun yıllardır da böyle olmaktan çıkmıştı.). Ânı görüntülemek dışında, zihinlerde daha da kalıcı hale getirmek adına, fotoğrafta bazı değişiklikler/eklemeler yapılabiliyor. Bu eklemelerden biri de mizahi anlatımıyla düşündüren akım: Lilliput Akımı!

Categories: Fotoğraf Makaleleri

Tags: Lilliput

Featured Image: https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/lilluput-3-620x400.jpg

---

Günümüzde fotoğraf sanatı tartışılmaz derecede önem arz ediyor.  Sadece “Bak, yakala, çek!” değil artık bu sanat (ki zaten uzun yıllardır  da böyle olmaktan çıkmıştı.)

Ânı görüntülemek dışında, zihinlerde daha da kalıcı hale
getirmek adına, fotoğrafta bazı değişiklikler/eklemeler yapılabiliyor.
Bu eklemelerden biri de mizahi anlatımıyla düşündüren akım: **Lilliput Akımı**!

## Lilliput Akımı Nedir?

Lilliput Akımı, fotoğrafların üzerine (özellikle sokak  fotoğraflarının) dijital illüstrasyon yerleştirilmesi anlamına geliyor.  Diğer ülkelerde bu tür çalışmalar yaygın görülse de, Türkiye’de bu  uygulamayı başlatan ilk kişi: **Hakan Keleş** oluyor. Hakan Keleş yaptığı bu çalışmanın tanımını şu sözlerle yapıyor: *“Sokak, mekân, yapı, doku ve beden meselelerine ironik ve mizahi bir üst katman üretimi”.*

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/hakan-keles-lilliput-853x1024.jpg)

### **Hakan Keleş Kimdir?**

Eskişehir’de yaşayan, 32 yaşındaki mimar ve doktora öğrencisi olan
Hakan Keleş, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde de araştırma görevlisi
 olarak görev yapıyor. Lise döneminden bu yana animasyon, çizgiroman ve
illüstrasyon ile ilgileniyor; aynı zamanda çeşitli mizah dergilerinde
çizimler yapıyor. Bir mimar olması, çalışmalarında gök kubbeyle yarışan
binaların mizahi eleştirisini yapmasının da anlamını artırıyor tabii.
Düşüncelerini mizahi anlatımıyla özgürce yansıtabiliyor böylece.

Hakan Keleş, özellikle arada kalmış sokakların üzerine işliyor
imgelerini. Bundaki amacının da, kentte böyle farklı nitelikte
mekânların da olduğunu farklı bir şekilde belgelemek olduğunu söylüyor.
Ayrıca el emeği göz nuru fotoğraflarının turistler tarafından da ilgi
gördüğünü duyunca, HT Cumartesi ekibinden kendisiyle sohbet eden Ece
Ulusum’a şöyle cevap veriyor: *“Ben turist ve turizm kavramlarından
çok hoşlanmayan biriyim. Mekânın, yerin ruhunu sömüren bir şey bence. Bu
 işlerim de çoğunlukla turistik olmayan, arka sokaklara ait kent
imgeleri. Ama derdim oralara turist çekmek değil. Kentte böyle farklı
nitelikte mekânların da olduğunu farklı bir şekilde belgelemek sadece.
Çizimlerin turist çektiğini pek sanmıyorum.”*

### “Lilliput” İsmi Nereden Geliyor?

Jonathan Swift’in kalem aldığı “Gulliver’in Seyahatleri” kitabında
Gulliver’in, tesadüfen Lilliputlar adı verilen, 10-15 cm boyunda
insanların kaldığı adaya yolu düşer. Bu ufacık insanlar, boylarının
boyuna bakmadan çeşitli entrikalar çevirerek bütün dünyaya egemen olmak
isterler. Ünlü fotoğraf sanatçısı da bu bütün dünyaya egemen olmak
isteyen “Lilliputlar”dan etkilenerek, başlattığı akıma “Lilliput Akımı”
ismini verir. Gerçekten de bu eserlerdeki figürler, büyüklüğüyle ve
rahatlıklarıyla her şeye sahipmiş izlenimindedirler. Ayrıca
fotoğraflarındaki normal insanlar da tabiri yerindeyse, “devede pire”
gibi kalırlar bu dev figürlerin yanında. Lilliput ismini neden tercih
ettiğini kısaca şöyle özetliyor: *“Bir arkadaşımın yakıştırması. O
hikâyede Gulliver’i esir alan cüceler Lilliputlar’dı. Bu çizdiğim
karakterlerin değil, serinin adı. Dolayısıyla fotoğraflardaki gerçek
insanlar cüce yani Lilliput.”*

### **Lilliputlar Serisi Nasıl Ortaya Çıktı?**

Bu soruya Hakan Keleş şöyle yanıt veriyor: *“Zaten fotoğraf çekip
illüstrasyon yapıyordum. Bunları kesiştirmek hep aklımdaydı, küçük
denemelerim de oldu. Ama teknik açıdan mesai isteyen bir iş olduğundan
girmemiştim. Önce, kız arkadaşımın önerisiyle Lucas Leviathan’ın
işlerini gördüm ve fotoğrafını çektiğim objeler üzerine karikatürümsü
şeyler yaptım. Sonra iki bina arasında havada duran dev bir karakter
çizdim ve insanlar çok beğendi. Çizmeye devam ettim.”* Bunun
yanında, “Subwaydoodle”  adlı hesaptaki çalışmalardan da ilham aldığını
söylüyor. Bu arada sanatçı, Sadi Tekin’in çalışmalarını da severek takip
 ediyormuş.

Londra’da yaşayan Brezilyalı illüstratör Lucas Leviathan’ın bu işi  hobi olarak yaptığını ve kendisinin amacının farklı olduğunu söylüyor,  Hakan Keleş. Gezmeyi seven ve ülkesini gezerken gördüğü eksiklikleri  fotoğraflamaya çalışan sanatçı, fotoğraflara çizdiği resimleri; kenarda  kuytuda kalmış güzellikleri insanların gözlerine iliştirebilmek bir araç  olarak kullanıyor.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/lucas-leviathan-illustrasyon-1017x1024.jpg)

*Lucas Leviathan*

Eserleri çok konuşuluyor, çokça seviliyor! Hatta insanlar kendi
 fotoğraflarını gönderip, illüstrasyon uygulamasını bile istiyormuş
Hakan Keleş’ten*. “Bu kadar ilgi çekeceğini tahmin etmiyordum. İlk
Lilliput işlerini yapıp az takipçili hesabımda paylaştığımda herkes çok
sevmişti, “Daha çok yap” demişlerdi fakat gazetelere çıkacağım aklıma
gelmezdi.”*

İlginç ve bakarken “kıssadan hisse” niteliğinde olan fotoğrafları, sosyal medyada da hızla yayılıyor. *“Çok
 farklı illerden arayıp çizim talebinde bulunuyorlar. Ben bu işi ücretli
 yapmadığımı söyleyince de şaşırıyorlar. Eskişehir’e sırf çizimlerimi
görüp merak ettikleri için gelen turistler oldu. Çizimlerim turist
çekiyor diyebilirim. Çünkü fotoğrafının çektiğim sokakta yaşayan
insanlar bile ‘Burası bizim sokak mı?’ diyebiliyor. Renkli ve eğlenceli
fotoğraflar da sanıyorum turistlerin ilgisini çekiyor.”*

Çalışmalarında genelde görmeye alışkın olduğumuz tipleri kullanması
daha sonradan oluyor. En başlarda mekânın niteliğine odaklanan soyut
tipler tercih ediyor. Ancak daha sonra sokakta yürürken dikkatini çeken
insanları iliştiriyor çalışmalarına.

Kendisiyle sohbeti sağlayan *Ece Ulusum*, bu sefer de: *“Sokakları neye dayanarak seçtiniz? Önce karakteri mi yoksa sokağı mı seçiyorsunuz?”* diye çok güzel bir soru yöneltiyor sanatçımıza. Bunun cevabını ben de çok merak ediyordum doğrusu. *“Bilinçli
 seçimler değil. Bir süre sonra yolda yürürken etrafta dev yaratıklar
görür oldum. Kimisi o sırada aklıma geliyor, fotoğrafı çekip yapıyorum.
Kimisi de mekânsal etkisini beğendiğim fotoğraflara sonradan
yerleştirdiğim tipler oluyor.”*

Çok sevilen ünlü fotoğraf sanatçısı, bundan sonraki yaşamında illiput  serisine devam edeceğini ve mekân üzerine bir çizgi roman çıkarmak  istediğini belirtiyor…

- ![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/lilliput-4-1024x743.jpg)
- ![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/lilliput-5-1024x898.jpg)
- ![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/lilliput-6-819x1024.jpg)
- ![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/lilliput-7-819x1024.jpg)
- ![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/lilluput-3-1024x769.jpg)
