# Hayy Açık Alan’da yeni sergi: “İyi Saatte Olsunlar”

Author: Ethem Onur Parlar

Editorial Role: Original Article

Published: 2019-03-25

Updated: 2019-04-23

Publisher: SanalSergi

Language: tr

Content Type: Editorial Article

Translation: no

Canonical: https://www.sanalsergi.com/hayy-acik-alanda-yeni-sergi-iyi-saatte-olsunlar/

Cite: Ethem Onur Parlar, "Hayy Açık Alan’da yeni sergi: “İyi Saatte Olsunlar”", SanalSergi, 2019-03-25, https://www.sanalsergi.com/hayy-acik-alanda-yeni-sergi-iyi-saatte-olsunlar/

Summary: Hayy Açık Alan, 19 Mart – 20 Nisan 2019 tarihleri arasında Ankaralı Pelesiyer ile İzmirli Darağaç inisiyatiflerini “İyi Saatte Olsunlar” başlıklı sergi ile Piyaleoğlu Han’daki mekânında ağırlıyor.

Categories: Sergiler (Arşiv)

Tags: Darağaç, Hayy Açık Alan, Pelesiyer

Featured Image: https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/03/hayy_insta_post_01.jpg

---

[**Hayy Açık Alan,**](http://www.hayyacikalan.com/)**19 Mart – 20 Nisan 2019** tarihleri arasında Ankaralı **Pelesiyer** ile İzmirli **Darağaç** inisiyatiflerini “**İyi Saatte Olsunlar**” başlıklı sergi ile Piyaleoğlu Han’daki mekânında ağırlıyor.

“İyi Saatte Olsunlar” sergisi hem
Pelesiyer hem de Darağaç inisiyatiflerinin yaşadıkları yerlerdeki
insanlarla yaptıkları sözlü çalışmalarla topladıkları o bölgelere ait
mit ve hurafelerden yola çıkılarak oluşturuldu. Papatya Tıraşın’ın
mitlerden hareketle yazdığı öykülerden esinle Pelesiyer ve Darağaç
üyeleri “İyi Saatte Olsunlar” sergisini hazırladılar. Sergide, mekânı da
 kurgunun bir parçası haline getiren Pelesiyer ve Darağaç’ın resim,
enstalasyon, video, fotoğraf işleri görülebilecek.

Pelesiyer, “Urasa” adlı video-performansı
 ile sergide yer alıyor. İnsanların pek de gezinmek istemediği ve
inançlarına göre, dillendirilmemesi gereken varlıkların dolaştığı
mekânlardan biri olan ve Pelesiyer’in ilk üretim yeri Dam’a geri
döndürüyor. Burada Urasa eylemini kendilerince gerçekleştiriyorlar.
(Urasa hastalığa, cine ve periye karşı okuyup üfleme ayini) Pelesiyer,
Papatya Tıraşın’ın “Eski Köyde Bir Akşam Vakti” başlıklı kurgusal
metnini Dam’a götürüp sesli bir şekilde okuyarak, boş ve terk edilmiş
bir arazide yankılanacak yeni bir söylenceye dönüştürüyor. Dam’ın
geçmişindeki kendine ait doğa üstü hikayelerin üstüne eklemlenen bu
metin, Pelesiyer tarafından beş ağızdan eş zamanlı okunarak, boyutlar
arası ruhsal bir paradoks yaratıyor. Mekânda yankılanan ve birbiri içine
 geçen hikayeler, belki de hikayelerde yer alan karakterleri arazi
katmanları arasına mühürlüyor. Birbiri içerisine geçen sesler, metni bir
 düğüm haline getirirken bir ayine dönüşüyor.”

Darağaç’tan Ayşegül Doğan “Hatçe”
metninden yola çıkarak belgeler ve fotoğraflarla bir ses yerleştirmesi
yapıyor. Ali Kanal ise yazıda geçen ölmüş yetimin temsili bir mezarı ve
onun kimliği üzerinden bir iş üreterek yazının sonuna sanatçı
müdahalesinde bulunuyor. Fatih Altan ise metin içinde geçen akmayan
çeşme metaforunu kendi iş üretim disiplininde ortaya koyuyor.  Cem
 Sonel, “Allah Korusun” ışıklı led tabela yerleştirmesi ile yer alıyor.
Cenkhan Aksoy ise “Ak sakallı gidince olanlar oldu” adlı mekâna özgü
yerleştirmesi izleyici ile buluşuyor. Tuğçe Akay tüm yazılarda yer alan
kadın figürlerinden yola çıkarak buluntu fotoğraf arşivinden temsili
görüntüleri birleştirerek mekâna bir yerleştirme yapıyor.

Sergide Papatya Tıraşın kaleme aldığı metinler de mekâna özgü bir yerleştirme ile sunuluyor.

### **Darağaç Kimdir?**

2016 yılında İzmir’deki sanat üretimleri
için alternatif ortamlar arayan genç sanatçıların yoğun diyalog ve
tartışmalarıyla gelişen sergiler bütünü Darağaç, adını kent ulaşımının
düğüm noktası Halkapınar ve kentlinin sosyal yaşam merkezi Alsancak
arasında yer alan, aynı zamanda İzmir’in en eski yerleşim yerlerinden
biri olarak bilinen Darağaç Mahallesi’nden alıyor.

Cem Sonel, Ali Kanal, Ayşegül Doğan,
Tuğçe Akay, Cenkhan Aksoy ve Fatih Altan’ın organizasyon ekibini
oluşturduğu Darağaç, geçici ve uzun soluklu projeler üretmeyi ve sanat
alanında yenilikçi iş birlikleri yaratmayı amaçlıyor. Güncel sanat
pratiklerini ve mahalle yaşamının dinamiklerini bir araya getirerek
birlikte üretmenin farklı perspektiflerini sorgulamayı ve bunları
seyircisiyle birlikte deneyimlemeyi hedefliyor.

### **Pelesiyer Kimdir?**

Pelesiyer Ali Şentürk, Alper Aydın,
Hüseyin Arıcı, Mert Acar ve Sultan Burcu Demir’in bünyesinde bulunduğu
2012 yılında Ankara’da kurulmuş bir sanat projesidir. Katılımcılarını
kendi sanat anlayışlarından ya da çalıştıkları konulardan ayırır ve
onları seçtiği bir mekanda, sil baştan yeni bir üretime yönlendirir.
Sanatla ilgilenen herkesin katılabileceği Pelesiyer, sanatçıları
bağımsız bir mekanda yalnız bırakır ve o ana kadar yaptığı işleri unutup
 yeni bir iş yapmasını ister. Katılımcılarına seçilen mekanda yeni bir
oyun alanı açar.

Pelesiyer ufak ilçe ve köylerde yaşayan
insanların gündelik hayatta kullanmaktan çekindiği bir kelimedir.
Özellikle insanların çok gezinmek istemediği ve inançlarına göre,
dillendirilmemesi gereken varlıkların dolaştığı mekânlar için
kullanılır. Üretim mekanları da bu kelimenin anlamına uygun bir şekilde
seçilmektedir. Pelesiyer’de yer alan sanatçılar, salt bulundukları
mekânın büyüsüne kapılmaz aynı zamanda yarattıkları bu oyun alanında var
 olan kaygılarından uzaklaşarak işlerini üretmeye odaklanırlar.
