Bir otomobil penceresinden görünen sıradan anlar, bir dönemin hafızasına dönüşebilir mi? Henry Wessel’in direksiyon başından yakaladığı 1980’ler Kaliforniya’sı, gündelik hayatın gözden kaçan hikâyeleriyle yeni bir sergide izleyiciyle buluşuyor.

Henry Wessel’in her gün işe giderken otomobilinin direksiyonu başından çektiği, Kaliforniya’daki gündelik yaşamı yansıtan etkileyici fotoğraflar yeni bir serginin odağında.
New York’ta müze ve özel kulüp olarak faaliyet gösteren The Grolier Club, 2018’de yaşamını yitiren ünlü Amerikalı fotoğrafçı Henry Wessel’in çalışmalarına odaklanan bir sergi sunuyor. Henry Wessel: Photographs and Books başlıklı sergi, sanatçının Incidents ve Traffic serilerinin tamamını, başka projelerinden çalışmalarla bir araya getiriyor. Sergi, 8 Eylül–14 Kasım tarihleri arasında The Grolier Club’ın ikinci kat galerisinde görülebilecek.
Wessel’in fotoğrafları, kurgulanmış sahnelerden çok sıradan anlara odaklanıyordu. Kaliforniya’yı keşfederken oluşturduğu Incidents ve Traffic serileri; işe gidip gelen, sosyalleşen, dinlenen veya yalnızca günlük hayatını sürdüren insanları gösteriyor. Büyük ölçüde sezgileriyle çalışan Wessel, kimi zaman otomobilinin açık penceresinden fotoğraf çekiyordu.
Henry Wessel: “Bir Bakış Yeterliydi”
1980’lerde çekilen ve 2017’de bir portfolyo olarak yayımlanan 28 siyah beyaz fotoğraftan oluşan Traffic, bütünüyle başka bir otomobilin içinden fotoğraflanan araç yolcularına odaklanıyor. Wessel, East Bay’deki evinden ders verdiği San Francisco’ya gidip gelirken, sabah ve akşam ışığının yolculuk sırasında fotoğraf çekmek için fırsat sunduğunu fark etti. “Bir bakış yeterliydi” diyerek, makinesini tek elle kullanılabilecek şekilde uyarladı; böylece direksiyon başından fotoğraf çekebiliyordu.
Wessel kısa süre içinde günlük işe gidiş gelişlerini sabırsızlıkla beklemeye başladı. Bu yolculuklarda çevresindeki insanları ve sahneleri fotoğraflama fırsatları buluyordu. Onun için fotoğraf, gözüne takılan herhangi bir şeyi anında kaydetmenin yoluydu.
The Grolier Club’ın basın açıklamasında aktarılan sözlerinde Wessel yaklaşımını şöyle anlatıyor: “Fotoğraf çekmek için dışarı çıkmak gibi bir tutumum yok. Ben yalnızca fotoğraf çekerim. Dışarıda ışık varsa ve gözlerim açıksa, bu genellikle çalışabilmem için yeterli bir nedendir. Fotoğrafı benim için çok canlı, çok zorlayıcı ve bir anlamda da insanın kendini serbest bırakabildiği bir mecra yapan şey, makinenin sağladığı kolaylıktır. Çalışmak için hazırlık neredeyse yoktur.”
Wessel’in Incidents portfolyosu ise onlarca yıl boyunca çektiği 27 siyah beyaz fotoğrafın 2012’de bir araya getirilmesiyle oluştu. Bu fotoğraflar daha önce yayımlanmamış veya sergilenmemişti. Görüntüler, Kaliforniya’daki gündelik hayatın kısa anlarını, çoğu zaman parlak güneş ışığı altında yakalıyor. Örneğin tarihsiz Incidents No 5 fotoğrafında, otomobildeki yolcular her dikkatli bakışta gölgelerin içinden biraz daha beliriyor.
Deutsche Börse Photography Foundation’ın da belirttiği gibi, Wessel’in Incidents serisindeki görüntüler çoğunlukla kendiliğinden gelişmiş, ancak tuhaf biçimde sinematografik bir his veriyor. Wessel, doğrudan makineye bakan kişileri nadiren fotoğraflıyordu. Bunun yerine onları arkadan veya yakın mesafeden, çoğu zaman fark edilmeden gözlemliyordu. Fotoğraflar, bir şeylerin az önce yaşandığını veya birazdan yaşanabileceğini düşündüren film sahnelerini andırıyor; kadrajın ötesini hayal etmeyi izleyiciye bırakıyor.
Sergide Wessel’in Real Estate ve Night Walk projelerinden fotoğraflar da bulunuyor. Real Estate, sanatçının renkli fotoğrafla uzun soluklu biçimde sürdürdüğü ilk projesiydi. Wessel burada, çektiği ilk film rulosundan beri ilgisini çeken bir konuya ve yaklaşıma geri dönüyordu: otomobil penceresinden evleri fotoğraflamak.
Night Walk ise 1995’te, Wessel’in Los Angeles’ın Sunset Park mahallesinde geceleri köpeğini gezdirdiği sırada başladı. Yapay ışığın çevresindeki dünyanın görünümünü nasıl değiştirdiğinden etkilenen fotoğrafçı, bu etkiyi çalışmalarında araştırmaya koyuldu.
“Belirli alanların noktasal olarak aydınlatılması, ortam ışığının yokluğu, gölgelerin doğal olmayan biçimde düşmesi; bütün bunlar bizi yabancı bir yere, içinde dramayı sezdiren, sahneyi andıran bir dünyaya götürüyor.”
Serginin küratörlüğünü, kendi koleksiyonundan yaptığı seçkiyle Grolier Club üyesi Jack Gray üstleniyor. Gray, Wessel’le ilk kez 1976’da, San Francisco Art Institute’ta onun lisans öğrencilerinden biriyken tanıştı. Henüz öğrenciyken Wessel’in çalışmalarını toplamaya başladı. Yirmi yıl sonra gerçekleşen tesadüfi bir karşılaşma ise aralarında yakın bir dostluğun doğmasını sağladı.
Henry Wessel: Photographs and Books, 8 Eylül–14 Kasım tarihleri arasında The Grolier Club’ın ikinci kat galerisinde ziyaret edilebilecek. Gündelik hayatın fotoğrafla nasıl yorumlandığını daha yakından incelemek için SanalSergi’deki Sokak Fotoğrafçılığına Bakış yazısına da göz atabilirsiniz.