Sanal Sergi

Imagen Intelligent Studio, Fotoğraf Düzenleme Akışını Yeniden Düşünüyor

Imagen Intelligent Studio, manuel düzenleme araçlarını, yapay zekâ destekli seçim ve AI profillerini tek bir çalışma alanında birleştiriyor. Yeni yapı, fotoğrafçılara çekimden teslimata uzanan süreci kendi iş akışlarına göre daha esnek biçimde yönetme imkânı sunuyor.

Imagen Intelligent Studio fotoğraf düzenleme arayüzü.

Imagen, fotoğrafçıların bir çekimi kendilerine en uygun sırayla seçip düzenleyebildiği ve organize edebildiği yeni post prodüksiyon çalışma alanı Intelligent Studio ile yapay zekâ destekli fotoğraf düzenlemeye yaklaşımını değiştiriyor.

Imagen Intelligent Studio, 29 Eylül itibarıyla mevcut kullanıcılara kademeli olarak sunulmaya başladı. Yeni çalışma alanı; yerleşik manuel düzenleyici, yapay zekâ destekli fotoğraf seçimi ve filtreler ile günlük dille verilen komutlardan çok adımlı düzenleme işlemleri gerçekleştirebilen yeni bir Assistant özelliğini bir araya getiriyor. Amaç, geleneksel “önce seç, sonra düzenle” iş akışından uzaklaşıp fotoğrafçılara bir çekim üzerinde nasıl çalışacakları konusunda daha fazla esneklik vermek.

Imagen’ı daha önce de kullanmıştım. Bu nedenle Intelligent Studio’nun yalnızca daha fazla yapay zekâ aracı eklemekten öte deneyimi nasıl değiştirdiğini özellikle merak ettim. Benim için asıl soru, bu araçların post prodüksiyonda en çok zaman kaybettiren bölümlerde — özellikle birbirine benzeyen kareleri ayıklamak, renkleri ve tonları istediğim noktaya getirmek gibi işlemlerde — gerçekten zaman kazandırıp kazandıramayacağıydı.

Tek Bir Sıraya Bağlı Olmayan Post Prodüksiyon Akışı

Fotoğraf iş akışlarının çoğu oldukça tahmin edilebilir bir sıra izler: görüntüleri içe aktar, çekimi ayıkla, seçilen kareleri düzenle, son düzeltmeleri yap ve ardından dışa aktar. Intelligent Studio bu sırayı çok daha esnek hale getiriyor.

Fotoğrafçılar önce seçme işlemini yapabiliyor, nihai seçki tamamlanmadan düzenlemeye başlayabiliyor veya proje ilerledikçe bu iki aşama arasında gidip gelebiliyor. Imagen ayrıca görüntüler yüklenirken arka planda hem seçim hem de düzenleme yapabiliyor. Bu da çalışmaya başlamak için tüm çekimin yüklenmesini beklemek zorunda olmadığınız anlamına geliyor.

Bu esneklik özellikle binlerce kareden oluşan büyük çekimlerde faydalı olabilir. Örneğin bir düğün fotoğrafçısı, görüntülerin geri kalanı hâlâ yüklenirken Imagen’ın galeriyi analiz etmeye başlamasını sağlayabilir; ardından tüm süreci sıfırdan manuel olarak yapmak yerine sistemin hazırladığı sonuçları gözden geçirebilir.

Fotoğrafçılar Imagen’ın seçim özelliğini hiç kullanmamayı da tercih edebiliyor. Bir çekimi zaten kendim ayıkladıysam veya bütün seçimleri manuel yapmak istiyorsam, bu şekilde çalışmaya devam ederken yalnızca Imagen’ın düzenleme araçlarından yararlanabiliyorum.

Yapay Zekâ Yalnızca Ön Ayara Değil, Fotoğrafın Kendisine Bakıyor

Imagen’ı test ederken en ilginç bulduğum noktalardan biri, AI Profile ile klasik bir ön ayar arasındaki fark oldu. Geleneksel bir ön ayar her görüntüye aynı düzenleme setini uygulayabilir. Bu durumda bazen ön ayarı düzeltmek, orijinal fotoğrafı baştan düzenlemek kadar uğraştırıcı hale gelebilir.

Imagen’ın profilleri ise bu kararları her fotoğrafın kendisine göre vermek üzere tasarlanmış. Sistem, ışık ve konu farklılıklarını algılayarak seçilen profilin genel karakterini korurken görüntüyü buna göre uyarlayabiliyor.

Örneğin test ettiğim profillerden biri, Sarah Edmunds’ın “Love & Light” AI Profile seçeneğiydi. Bu profil, beyaz ayarı dahil olmak üzere düzenleme sürecinin tamamında cilt tonlarını dikkate alıyor. Gündüz çekimleri görece nötr tutulurken gece fotoğrafları daha sıcak, stüdyo görüntüleri ise biraz daha serin bir görünüme kavuşabiliyor.

Profil ayrıca dinamik aralığı korumak için gölgeleri açıp parlak alanları kısarken kontrastı korumaya çalışıyor. Netlik artırılıyor ancak portreleri aşırı keskinleştirmek yerine doğal ve hoş tutmak hedefleniyor. Renk düzenlemeleri de benzer şekilde ölçülü: sarı miktarı azaltılarak yeşiller canlandırılıyor, kırmızılar ise hafifçe macentaya kaydırılıyor.

Imagen’a göre Sarah Edmunds, AI Profile’ını nihai renk düzenlemesinden önce nötr bir başlangıç noktası olarak kullanıyor; ardından özel bir Lightroom profili uyguluyor ve portre rötuşlarını Photoshop’ta tamamlıyor. Bu da AI Profile’ın bütün iş akışının son hali olmak zorunda olmadığını gösteriyor. Bunun yerine fotoğrafçının üzerinde çalışmaya devam edebileceği tutarlı bir başlangıç noktası sağlayabiliyor.

Manuel Düzenleyici Artık Doğrudan Imagen’ın İçinde

Intelligent Studio’daki en büyük değişikliklerden biri, Imagen’ın artık tam kapsamlı manuel bir düzenleyiciye sahip olması. Böylece fotoğrafçıların her ayar için başka bir uygulamaya geçmesi gerekmiyor.

Düzenleyici; beyaz ayarı, pozlama, kontrast, parlak alanlar, gölgeler, doku, netlik, canlılık ve doygunluk gibi özel bir fotoğraf düzenleme uygulamasından beklenen temel kontrolleri içeriyor. Bunun yanında RGB ve parametrik eğriler, HSL kontrolleri, noktasal renk ayarları, renk derecelendirme, keskinleştirme, gürültü azaltma, objektif düzeltmeleri, geometri ayarları, vinyet, film grenleri ve kalibrasyon araçları da bulunuyor.

Kırpma ve doğrultma araçlarına ek olarak AI Profile’lar da doğrudan düzenleme sırasında kullanılabiliyor. Fotoğrafçılar tek bir görüntüde veya seçili bir grup fotoğrafta yapay zekâ araçlarını çalıştırabiliyor, manuel maskeler oluşturabiliyor, Imagen’ın yapay zekâsının ürettiği maskeleri düzenleyebiliyor ve düzenleme setlerini yeniden kullanılabilir ön ayarlar olarak kaydedebiliyor.

Bu da Intelligent Studio’yu yalnızca AI ile fotoğraf seçip düzenledikten sonra sonuçları başka bir uygulamaya gönderen bir araç olmaktan çıkarıyor. Amaç, post prodüksiyon sürecinin daha büyük bölümünü tek bir yerde tutmak.

Intelligent Studio JPEG, TIFF ve RAW dosyalarını destekliyor. Görüntüler JPEG, PNG veya TIFF olarak; sRGB, Adobe RGB ya da ProPhoto RGB renk uzaylarında dışa aktarılabiliyor.

Assistant Komutları İşleme Dönüştürüyor

Intelligent Studio’nun bir diğer yeni özelliği olan Assistant, günlük dille verilen talimatları kullanarak birden fazla adımı otomatik olarak gerçekleştirebiliyor.

Fotoğrafçı, bir grup görüntüyü manuel olarak bulup seçmek, ayar uygulamak ve sonuçları incelemeye hazırlamak yerine sistemden ne yapmasını istediğini doğrudan tarif edebiliyor.

Örneğin Imagen’dan belirli bir objektifle çekilen tüm fotoğrafları biraz daha sıcak hale getirmesi, hazırlık sahnesindeki tüm görüntülerin görünümünü belirli bir fotoğrafa eşleştirmesi, sarı etiketli karelerin kontrastını artırıp pozlamasını düşürmesi veya seçili fotoğrafların siyah-beyaz kopyalarını oluşturması istenebiliyor.

Assistant ayrıca objektif, fotoğraf makinesi, ISO, çekim zamanı, yıldız puanları, bayraklar ve renk etiketleri gibi fotoğraflarla ilişkili mevcut bilgileri de kullanabiliyor. Böylece sistem, yalnızca “bu fotoğrafı düzenle” şeklindeki genel bir komuttan çok daha fazla bağlama sahip oluyor.

Bir diğer kullanışlı özellik ise tek bir fotoğrafta yapılan manuel düzeltmenin belirli kısmını başka görüntülerden oluşan bir gruba uygulayabilmek. Assistant bu düzeltmeyi sabit bir ön ayara dönüştürmek yerine her fotoğrafın kendi başlangıç değerlerini koruyarak aynı düzenleme yaklaşımını görüntülere taşıyor.

AI Filtreleri Önemli Kareleri Bulmayı Kolaylaştırıyor

Imagen ayrıca bir çekimdeki kişilere ve anlara göre fotoğrafları otomatik olarak öne çıkarabilen AI Filters özelliğini ekliyor.

Sistem şu anda düğün çekimlerinde tören, resepsiyon ve portre gibi anları tanıyabiliyor. Bunun yanında kapalı gözler, bulanık veya netlik dışı fotoğraflar ve düşük pozlama gibi görsel sorunları da belirleyebiliyor. Bu kriterler yıldız puanları, renk etiketleri veya kamera bilgileri gibi klasik filtrelerle birleştirilebiliyor.

Burada düğün odaklı yapı önemli. Imagen gelecekte başka çekim türlerini de desteklemeyi planladığını söylüyor ancak sahne tanıma özellikleri şimdilik ağırlıklı olarak düğün günündeki anlara odaklanıyor.

Bu özellik, yüzlerce veya binlerce fotoğraftan oluşan büyük bir düğün galerisinde belirli bir grubu bulmanız gerektiğinde özellikle kullanışlı olabilir. Tüm görüntüleri tek tek etiketlemek yerine AI, tören veya portre fotoğrafları için başlangıç noktası oluşturabiliyor.

AI Profile Sistemi Merkezde Kalmaya Devam Ediyor

Intelligent Studio, Imagen’ın AI Profile sistemi üzerine kurulmaya devam ediyor. AI Profile, her fotoğrafa aynı genel görünümü uygulamak yerine belirli bir fotoğrafçının düzenleme yaklaşımını yansıtmayı amaçlıyor.

Fotoğrafçılar daha önce düzenledikleri kendi çalışmalarını kullanarak bir profil eğitebiliyor, tanınmış bir fotoğrafçının hazırladığı veya belirli bir tür için oluşturulmuş profille başlayabiliyor ya da içe aktarılan bir Lightroom ön ayarından profil oluşturabiliyor. Hazır bir profil bile fotoğrafçı daha fazla görüntüyü onunla düzenledikçe zaman içinde Personal AI Profile’a dönüşebiliyor.

Profilleri karşılaştırmak, proje sırasında aralarında geçiş yapmak veya yalnızca seçili görüntülere uygulamak da mümkün. Böylece bütün çekimi tek bir ön ayara zorlamak yerine galerinin başlangıç görünümü üzerinde daha fazla kontrol sağlanıyor.

Bu ayrım önemli; çünkü Imagen’ın AI ön ayarları yalnızca görüntünün üzerine yerleştirilen sabit filtrelerden ibaret değil. Sistem fotoğrafı analiz ediyor ve seçilen profile göre düzenleme kararları veriyor. Bu kararlar pozlama, beyaz ayarı, parlak alanlar, gölgeler, renk ve diğer pek çok ayarı içerebiliyor.

Intelligent Studio’yu Gerçek Bir İş Akışında Kullanmak

Intelligent Studio ile geçirdiğim sürenin ardından en önemli çıkarımım, özellikle büyük çekimlerde sistemin gerçekten zaman kazandırabileceği yerleri görebilmiş olmam. Ancak daha önceki Imagen deneyimimde de karşılaştığım önemli bir dezavantaj hâlâ mevcut: Yapay zekâ işlemlerinin tamamlanması zaman alıyor.

Bu, bir düğmeye bastığınız anda tamamlanmış bir galeri elde ettiğiniz anlık bir süreç değil. Görüntülerin yüklenmesi ve işlenmesi gerekiyor; yapay zekânın da bunları analiz edip kararlarını vermesi zaman alıyor. Testlerim sırasında 668 görüntüden oluşan bir klasörün yüklemeden nihai galeriye kadar işlenmesi yaklaşık bir saat sürdü ve sistem 138 kareyi seçti. Platformla ilgili benim açımdan en büyük dezavantaj muhtemelen bu.

Öte yandan Imagen’ın gerçekte ne yaptığını düşündüğümde bu işlem süresi daha anlaşılır hale geliyor. Yapay zekâ her fotoğrafa basitçe aynı ön ayarı uygulamıyor. Görüntüleri değerlendiriyor, her biri için ayrı düzenleme kararları veriyor; aynı zamanda seçim araçları tüm çekimi tarayarak en güçlü kareleri bulmaya ve belirli anları veya sorunları tespit etmeye çalışıyor. Benim bir saatimi alacak işi uygulama benim yerime yaparken ben de fotoğrafçıların sürekli üstlenmek zorunda kaldığı diğer işlerden biriyle ilgilenebiliyorum.

Benim için renk, düzenlemenin en çok zaman alan bölümlerinden biri. Pozlamaya çoğu zaman hızlı karar verebiliyorum ancak büyük bir galeride ışık ve mekân değiştikçe renkleri ve tonları istediğim noktaya getirmek çok daha uzun sürebiliyor. Aynı şekilde birbirinin neredeyse aynısı olan çok sayıda kare arasından hangisini tutacağıma karar vermek de yorucu olabiliyor.

Intelligent Studio’nun benim çalışma akışıma özellikle iyi oturabileceğini düşündüğüm yer tam olarak burası. Imagen büyük bir çekimi tarayıp en güçlü görüntüleri belirleyebilir ve renk ile ton düzenlemesini benim normalde yapacağım noktaya yaklaştıran bir AI Profile uygulayabilirse, her fotoğrafa sıfırdan başlamak yerine zamanımı son rötuşlara ayırabilirim.

Testler sırasında özellikle Love & Light AI Profile’ı beğendim. Renkleri ve tonları ele alış biçimi, kendi post prodüksiyonumda hedeflediğim temiz ve doğal görünüme oldukça yakındı. Görüntülerin üzerine stilize bir filtre bırakılmış gibi hissettirmedi. Düzenlemeler fotoğrafların kendisine daha duyarlı görünüyordu; bu da profili hemen geri almak isteyeceğim bir efekt yerine işe yarar bir başlangıç noktasına dönüştürdü.

Bu, tüm düzenleme kararlarını sisteme bırakıp kenara çekileceğim anlamına gelmiyor. Nihai görüntüler konusunda oldukça seçiciyim ve her zaman tek tek ilgilenilmesi gereken fotoğraflar olacaktır. Ancak birkaç ince ayar gerektiren bir görüntüyle başlamak ile tamamen işlenmemiş bir dosyadan başlamak arasında ciddi bir fark var.

Bunun özellikle düğün ve etkinlik fotoğrafçıları için yararlı olabileceğini düşünüyorum. Bütün gün binlerce fotoğraf çektikten sonra pek çok fotoğrafçının gece geç saatlerde oturup galeriyi tek tek ayıklamak ve düzenlemeye başlamak isteyeceğini sanmıyorum. Intelligent Studio ile çekim yüklenebilir, AI araçları çalıştırılabilir ve sistem gece boyunca işi sürdürebilir. Fotoğrafçı daha sonra analiz edilmiş, temel düzenlemeleri uygulanmış ve incelemeye hazır bir galeriye dönebilir.

İşlem süresi benim için bu noktada daha az sorun olmaya başlıyor. Sistem biraz zaman alsa bile ben başka bir şey yaparken arka planda çalışıyorsa asıl soru, yapay zekânın anında sonuç verip vermediğinden çok sonrasında bana kazandırdığı zamanın beklemeye değip değmediği haline geliyor.

Büyük ticari çekimler, düğünler ve yüksek hacimli diğer projeler açısından asıl ilginç teklif de bu. Imagen’ın tek bir fotoğrafı benden daha hızlı düzenleyebilmesi şart değil. Önemli olan, ben başka bir işle ilgilenirken çok sayıda fotoğrafı işleyebilmesi ve projeye geri döndüğümde bana çok daha gelişmiş bir başlangıç noktası sunması.

Lightroom İş Akışındaki Yerini Korumaya Devam Ediyor

Imagen, fotoğrafçıları Lightroom’dan vazgeçmeye zorlamıyor. AI Profile düzenlemeleri ve AI araçlarının sonuçları hâlâ XMP dosyaları olarak Lightroom Classic, Bridge, Photoshop veya Camera Raw’a aktarılabiliyor.

Ancak önemli bir fark var. Intelligent Studio içinde doğrudan yapılan manuel düzenlemeler Imagen’da kalıyor ve bu XMP dosyalarına dahil edilmiyor. Dolayısıyla Lightroom’a yoğun biçimde bağlı fotoğrafçılar onu Imagen ile birlikte kullanmaya devam edebilirken, iş akışlarının daha büyük kısmını Imagen içinde tutmak isteyenler artık bunu yapabiliyor.

Bence bu esneklik önemli; çünkü profesyonel fotoğrafçıların çalışma biçimleri nadiren birbirinin aynısıdır. Bazıları ağır işi Imagen’a yaptırıp son düzenlemeleri Lightroom veya Photoshop’ta tamamlamak isteyebilirken, bazıları tüm projeyi tek bir çalışma alanında tutmayı tercih edebilir.

Yüksek Hacimli Fotoğraf İşleri İçin Tasarlandı

Intelligent Studio’nun özellikleri, düzenli olarak yüzlerce veya binlerce görüntüyü işleyen fotoğrafçılar açısından bakıldığında bana çok daha anlamlı geliyor.

Daha küçük çekimlerle çalışan bir portre fotoğrafçısının sistemin her özelliğine ihtiyacı olmayabilir. Ancak bütün gün süren bir düğünün görüntülerini yöneten bir fotoğrafçının karşılaştığı sorun çok farklıdır. Aynı durum, galeri genelindeki tutarlılığın tek tek fotoğraflar kadar önemli olduğu büyük ürün, yaşam tarzı veya kampanya çekimleri üreten ticari fotoğrafçılar için de geçerli.

AI Profile sistemi de burada daha ilginç hale geliyor. Fotoğrafçı kendine özgü ve tanınabilir bir düzenleme yaklaşımı oluşturdukça, yazılımın her fotoğraf için ayrı kararlar verirken bu yaklaşımı büyük miktarda görüntüye taşıyabilmesi daha değerli hale geliyor.

Ortaya tamamen eller serbest bir iş akışı çıkmıyor ve sistemin kendi değerlendirmemin yerini almasını da beklemiyorum. AI anında çalışmıyor; ancak büyük bir galerinin işlenmesini başlatıp Imagen arka planda çalışırken başka bir işle ilgilenebiliyorum.

Büyük çekimlerle çalışan fotoğrafçılar, özellikle düğün ve ticari projeler açısından bu ödün vermeye değer olabilir. Asıl cazibe, bilgisayar başında daha az zaman geçirip üretmeye veya binlerce görüntüyü tek tek işlemek dışında herhangi bir şeye daha fazla zaman ayırabilmek.

Fiyatlandırma ve Kullanılabilirlik

Imagen Intelligent Studio, 29 Eylül’den itibaren mevcut kullanıcılara kademeli olarak sunulmaya başladı. Özellik mevcut Imagen ürününün içinde yer aldığı için mevcut kullanıcıların ayrı bir uygulama indirmesi veya yeni bir hesap oluşturması gerekmiyor.

Imagen iki farklı fiyatlandırma seçeneği sunuyor. Kullanıma göre ödeme planı aylık en az 7 dolar ve buna kullanım miktarına bağlı ek ücretler ekleniyor. Limitless planı ise sabit aylık ücret üzerinden çalışıyor.

Intelligent Studio ile kullanıma göre ödeme modeli de değişiyor. Fotoğrafçılar artık bir AI aracı her kullanıldığında ücretlendirilmek yerine, sonuçta dışa aktardıkları fotoğraflar üzerinden ödeme yapıyor. Böylece bir proje içinde farklı yapay zekâ araçlarını kullanmak ve düzenlemeye devam etmek, her işlem için ayrı ayrı ücret biriktirmiyor.


Görsel kredisi: Fotoğraflar: Kate Garibaldi

Exit mobile version