# Kalbi Kendinden Büyük Bir Dağ

Author: Ethem Onur Parlar

Editorial Role: Original Article

Published: 2019-02-17

Updated: 2019-10-30

Publisher: SanalSergi

Language: tr

Content Type: Editorial Article

Translation: no

Canonical: https://www.sanalsergi.com/kalbi-kendinden-buyuk-bir-dag/

Cite: Ethem Onur Parlar, "Kalbi Kendinden Büyük Bir Dağ", SanalSergi, 2019-02-17, https://www.sanalsergi.com/kalbi-kendinden-buyuk-bir-dag/

Summary: İstanbul Modern, Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk profesyonel kadın fotoğraf sanatçısı Yıldız Moran’ın (1932-1995) 86 yapıtını bir araya getiren “Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı” sergisini, sanatçının 86. yaş dönümünde izleyiciye açtı.

Categories: Fotoğraf Makaleleri

Tags: Yıldız Moran

Featured Image: https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/yıldız-header.jpg

---

İstanbul Modern, Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk profesyonel  kadın fotoğraf sanatçısı Yıldız Moran’ın (1932-1995) 86 yapıtını bir  araya getiren “Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı” sergisini, sanatçının 86. yaş dönümünde izleyiciye açtı.

1950’den 1962’ye kadar olan dönemde, ömrünün toplam 12 yılını  fotoğrafa adayan ve kendisinden sonra gelen kuşakların fotoğraf  yaklaşımlarına önemli katkılarda bulunan sanatçının siyah-beyaz  yapıtları, mayıs ortasına dek ziyarete açık olacak ve sergi bize bir  dönemin siyasi ya da sosyal ikliminden çok o dönemin ruhunu anlamak için  bulunmaz bir kapı açacak.

Serginin, 50 ila 70 yıl öncesine uzanan bir masal olduğu kuşku götürmez  ve bu zaman diliminde hayatın, teknolojinin, sanatın nasıl bakış açısı  değiştirdiğini gözler önüne serdiği de. Nitekim psikoloji dünyasında  araştırmalara konu olan, bazı tanıların belirtileri altına giren ve  alenen çağımıza damga vuran “selfie” çılgınlığının aksine Yıldız  Moran’ın dönemi, insanların fotoğraf makinesini henüz tanımadıkları  yahut çok çekindikleri bir zaman dilimiydi. Sanatçı, narsisizmin değil  ölçülü bir samimiyetin daha makbul olduğu o yıllarda çekim yapıyordu.  Buradan hareketle çarpıcı portreler kısmını bir kenara koyarsak eğer  serginin en etkileyici kısmı; sanatçının insanları ürkütmeden kareye  dâhil ettiği fotoğraflarıdır. Bazen peyzajda figür, bazen ancak başının  ardını görmemize müsaade eden bir çocuk, bazen de mesafeyi kapamadan  resme dahil olmaya gönlü razı meraklı köylüler Moran’ın eserlerindeki  gizemli ve çekingen ruhun asıl nedeni olarak belirir.

Merih Akoğul’un, sergi için hazırlanan kitabın metninde Moran’ın  fotoğraflarındaki duyguya dair eksiksiz açıkladığı şu cümleler çok  kıymetlidir:

“*Yıldız Moran’ın fotoğraflarının en önemli özelliği iddiasız  oluşlarıdır. Başka fotoğraflarla yarışmaz. Kendini sevdirmek için kur  yapmaz… Sert bakışlarla incinebilir, ama katı durmadığı için kırılmaz.  Bir Yıldız Moran fotoğrafını tam anlamıyla görüp hissedebilmek için ön  koşul iyi niyetli bir bakıştır. Sevecen ve yaşama umutla bakan bir genç  kızın, kısa bir süre sonra fotoğrafı bırakacak bir anne adayının,  kurduğu empati ile Anadolu insanını kendine has duyarlılığıyla anlamaya  ve anlatmaya çalışan bir Türk kadının, içi sanatla dolu bir kadın  fotoğrafçının işleridir bu fotoğraflar.”*

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/3a030c147fee43a3a8cb6ef36e3c621d.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/23a5d0773dbf566dffeba381d3cf7705.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/4244a35aab5fe918852a835348ffccc1.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/b5e6a0e8da1ed6ec82d1da4184eaa3b3.jpg)

Nitekim Moran, kendini akışa bırakmış, aynı zamanda hayatın akışını da  anlamış ve kabul etmiş bir göz olarak içine düştüğü her ânı olduğu gibi  görerek deklanşöre basmış, hissini ancak bir empresyonistin tuvaline  aktarabileceği şekilde, şaşırtıcı bir biçimde filme aktarabilmiştir.  İşte bu, onu mükemmel bir fotoğrafçı değil, fakat eşsiz bir sanatçı  yapan şeydir, çünkü onun siyah-beyazlarına bakarken sanki o anı gören  kendimizmiş gibi hissederiz. Bir düzlükte durup Ağrı’ya bakmış, ilk kez  gittiğimiz bir köyde o çocukla karşılaşmış, karlı ağaçların arasından  insanları izlemiş, o portre çekilirken arkadaki tabloyu tutan elleri  görmüş ve şimdi onları siyah-beyaz bir geçmişten çıkarıp teker teker  hatırlıyormuş gibiyizdir. O ise bize, bize ait olmayan bir hafızayı  hediye eder gibidir. Üstelik hediye edilen; yalnız insana, doğaya,  sevilenlere değil, tüm yaşama sevgiyle ve hoşgörüyle bakan bir  hafızadır. 

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/305bbd67f0c0749c43f09b4e43c12407.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/4819bc70315a224c469b42bae6601f47.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/077185e0146aa9a6c8b2409b42b499ae.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/ea33413d20e54e59b57547879a95bbdd.jpg)

Tarihsel bilgiye eğilecek olursak ilk sergisini 1953 yılında  Cambridge'te açan Moran, 1954’te Londra'da beş sergi daha  gerçekleştirdi. Ardından çeşitli Avrupa ülkelerini gezerek İspanya ve  Portekiz'i kapsayan bir fotoğraf kitabı hazırladı ve 1954 yılında  Türkiye'ye dönerek, 1955-1962 yılları arasında beş kişisel sergi daha  açtı. Bu açıdan bakıldığında 1963’te fotoğrafı bırakana dek ne kadar  verimli ve çalışkan bir sanatçı olduğunu görmemek mümkün değil. Bu  sergiyle birlikte ilk kez gün ışığına çıkan yapıtlarla buluşacak olan  izleyici aynı zamanda ortak hafızada yer tutmuş portreleri de görme  şansı yakalayacak. Serginin bir diğer gücü dönemin Türkiye’sinde  yenilikçi bir bakışla çekilmiş portre fotoğraflarından geliyor, nitekim  Yıldız Moran’ın eşi şair Özdemir Asaf’tan Füreya Koral’a, Adalet  Cimcoz’dan Cevat Şakir Kabaağaçılı’ya kadar pek çok ünlü ismin  portresini görmek mümkün.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/2fde2a69e05eaff336f8b28b463803a6.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/3eda36ebd0b82b14e3756580b282da54.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/8bf724ac643d3b97f374b079b2786d98.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/ec96e6f959e75d70a774c4a0e92ebd9e.jpg)

Kültürel bakımdan donanımı parmak ısırtan bir aileden gelmesi, yurt içi  ve yurt dışında aldığı iyi eğitim, sahip olduğu teknik-teorik bilgi ve  imkânlar her ne kadar ona öne geçmesi için bir kolaylık sağlıyorsa da  Moran’ı Moran yapan her şeyden evvel yukarıda uzunca bahsi geçen zarif,  anaç, berrak bakış açısı ve doğuştan getirdiği estetik gözlemleme  gücüdür. Eşi ünlü şair Özdemir Asaf’ı da ona hayran bırakan kuşkusuz  incelikli kişiliği ve sahip olduğu yetenektir. Moran’ın sanatsal ve  kişisel hasletlerinin, evlendikten sonra fotoğrafı bırakmış olmasına  rağmen adını bugüne taşıyacak ve onu hiçbir zaman eşinin ya da bir  başkasının gölgesinde bırakmayacak denli güçlü olduğu, bu sergiyle bir  kez daha ortaya koyuluyor.

Her ne kadar yeni ve geçici meskenindeki İstanbul Modern, katı kuralları  ve sergileri gezerken tüm ziyaretçilere aksedebilen tedirgin edici  uyarı mekanizmasıyla tadı damakta bir sergi gezme deneyiminin önüne  geçiyor olsa da “**Yıldız Moran: Bir Dağ Masalı**” kesinlikle kaçırılmaması  gereken bir sergi olarak bu kışa ve bahara imzasını atacak.

Kalbi ve ruhu kendinden büyük bir dağ olan Moran’ın yapıtları 12 Mayıs’a dek görülebilir.

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/4b0e71951d119ba96ba9c03759606916.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/9a851fbc5d20775a4b7392e5b8c6a21a.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/a810234f132f96064de30f5777d73393.jpg)

![](https://www.sanalsergi.com/icerik/uploads/2019/02/dd764dbec8b55910afbaeabf458a213b.jpg)

Yazı: **Ayşegül Tabak**
