Pixieset, Photo Editor ile yalnızca fotoğraf teslim platformu olmanın ötesine geçiyor. Büyük bölümü cihaz üzerinde çalışan yapay zekâ özellikleri sayesinde fotoğraf seçimi, toplu düzenleme ve RAW işleme tek akışta birleşirken sonuçlar doğrudan Pixieset Client Gallery’ye aktarılabiliyor.

Pixieset; müşteri galerileri, web sitesi oluşturma araçları ve rezervasyonları yöneten Studio Manager ile fotoğrafçıların iş akışının önemli bir bölümünü zaten kapsıyordu. Yeni Photo Editor ise eksik kalan son halkayı tamamlamayı hedefliyor. Cihaz üzerinde çalışan yapay zekâ özellikleriyle fotoğraf seçimi ve toplu düzenlemeyi destekleyen yazılım, fotoğrafçıların tercih ettikleri düzenleme programıyla Pixieset sistemi arasında sürekli gidip gelme ihtiyacını azaltıyor.
Pixieset Photo Editor’ın Öne Çıkan Özellikleri
- Fotoğraf seçimi, düzenleme ve teslim için tek iş akışı: Pixieset Photo Editor, bir çekimdeki fotoğrafları seçip ayıklamanıza, RAW ve JPEG dosyalarını düzenlemenize ve tamamlanan görüntüleri doğrudan Pixieset Client Gallery’de yayımlamanıza olanak tanıyor.
- Yapay zekâ destekli seçim ve düzenleme: Yapay zekâ en iyi kareleri belirlemeye, bulanıklık ve kapalı gözler gibi sorunları işaretlemeye ve benzer görüntüleri gruplandırmaya yardımcı oluyor. Ardından kişisel AI Style’ınızı tüm çekime uygulayarak hızlı ve tutarlı düzenlemeler yapabiliyorsunuz.
- AI Styles çalışmalarınızdan öğreniyor: Önceki Pixieset galerilerinizden veya referans fotoğraflardan bir AI Style oluşturabilir, Pixieset’in hazır stillerini kullanabilir ve düzenlediğiniz görüntüleri Reference olarak işaretleyerek sonuçları geliştirebilirsiniz.
- Yapay zekâ işlemlerinin büyük bölümü yerel olarak çalışıyor: AI özelliklerinin çoğu cihazınız üzerinde çalışıyor. AI Generate ve AI Erase ise Pixieset’in kendi sunucularında barındırılan modelleri kullanıyor. Pixieset, fotoğraflarınızın ve düzenleme stillerinizin herhangi bir yapay zekâ modelini eğitmek için kullanılmadığını belirtiyor.
- Manuel düzenleme araçları da mevcut: Photo Editor; pozlama ve renk ayarları, kırpma, maskeleme ve diğer temel düzenleme araçlarının tamamına yakınını sunuyor.
- Masaüstü ve web üzerinden kullanılabiliyor: Photo Editor, Windows ve macOS uygulamalarının yanı sıra tarayıcı tabanlı bir sürüm de sunuyor.
- Pixieset hesabıyla ücretsiz denenebiliyor: Pixieset kullanıcıları sınırsız fotoğraf seçimi ve düzenleme yapabiliyor. Ücretsiz planda dışa aktarma sayısı ve Generative AI kredileri sınırlandırılırken bağımsız ücretli plan sınırsız dışa aktarma ve daha fazla yapay zekâ kredisi sağlıyor.
RAW dosyaları ve diğer formatlarla çalışabilen kapsamlı bir düzenleme sisteminin eklenmesi, Pixieset’in yalnızca tamamlanmış fotoğrafların yüklendiği bir platform olduğu algısını da değiştiriyor. Pixieset Photo Editor, şirketin müşterinin rezervasyonuyla başlayıp fotoğraf seçimi, düzenleme ve teslim süreciyle devam eden uçtan uca iş akışı vizyonunu tamamlıyor.
Fotoğrafçıların yerleşmiş iş akışlarını değiştirmek kolay değil. Pixieset ise kullanıcıları kendi ekosisteminde tutacak ve yeni düzenleme yazılımına mevcut iş akışlarında yer açacak kadar güçlü bir sistem sunduğuna inanıyor.
Pixieset Photo Editor Nasıl Çalışıyor?
Pixieset, 2013’ten bu yana müşteri galerileri sunuyor; daha sonra web sitesi oluşturma, rezervasyon ve faturalandırma gibi yönetim araçlarını da sistemine ekledi. Fotoğraf düzenleme ise bugüne kadar platformun bir parçası değildi. Yeni Photo Editor, mevcut hizmetleri korurken fotoğraf seçimi ve düzenleme sürecini Pixieset’in içine taşıyor. Yapay zekâ destekli fotoğraf seçimi, profesyonel RAW düzenleme ve AI tabanlı toplu düzenleme tek bir iş akışında birleşiyor; tamamlanan görüntüler doğrudan Pixieset Client Gallery’ye gönderilebiliyor.
Temel olarak Photo Editor, Pixieset abonelerinin indirebildiği Windows ve macOS masaüstü uygulaması. Uygulamanın kurulu olmadığı bilgisayarlarda kullanılmak üzere tarayıcı tabanlı bir sürüm de bulunuyor. Pixieset, macOS kullanıcıları için en az Apple M1 işlemci; Windows tarafında ise RTX 2060 veya daha yeni bir GPU öneriyor. Tercih edilen tarayıcı Google Chrome olsa da Safari ve Firefox gibi diğer tarayıcılar da destekleniyor.
Masaüstü uygulamasının kurulumu ve ilk yapılandırması oldukça basit. Başlangıç aşamasında arayüzün temel özellikleri de kullanıcıya tanıtılıyor. Fotoğraflar yerel depolama birimlerinden geliyor; SSD ve NAS desteği de mevcut. İki bulut tabanlı özellik dışında iş akışının büyük bölümü çevrimdışı sürdürülebiliyor.
Pixieset Photo Editor’ın düzenleme araçları dışında öne çıkan en önemli özelliklerinden biri, yapay zekâ işlevlerinin büyük bölümünün bulutta değil doğrudan cihazınızda çalışması. Bunun tek istisnası AI Generate ve AI Erase. Bu özellikler bulutta çalışan modeller kullanıyor ancak söz konusu modeller Pixieset’in kendi sunucularında barındırılıyor; şirket, verilerin üçüncü taraf araçlara gönderilmediğini belirtiyor. Bu yaklaşım fotoğraflar, referans görüntüler ve düzenleme stilleri dahil uygulama içinde kullandığınız tüm verileri kapsıyor. Pixieset ayrıca bu içeriklerin kendi kullandığı modeller dahil olmak üzere hiçbir yapay zekâ modelinin eğitiminde kullanılmadığını söylüyor. Özellikle müşteri fotoğraflarının gizliliği konusunda hassas olan profesyoneller için bu önemli bir avantaj olabilir.
Kendi fotoğraflarınız, yapay zekânın başlangıç düzenlemelerini nasıl yorumlayacağı konusunda referans olarak kullanılabiliyor. Bununla birlikte ulaşmak istediğiniz görünümü temsil eden herhangi bir görüntüyü de sisteme yükleyebilirsiniz. Photo Editor bu referanslardan AI Styles oluşturuyor. Lightroom, Capture One veya Affinity’deki klasik ön ayarlardan farklı olarak AI Styles tek tek fotoğraflara aynı ayarları uygulamak yerine tüm çekim grubuna uyarlanıyor.
Pixieset Photo Editor ile Fotoğraf Seçimi
Bir fotoğraf grubunu Photo Editor’a aktardığınızda süreç bir proje olarak başlıyor. Önce fotoğrafların nasıl seçilip ayıklanacağını belirleyebiliyor, ardından seçim tamamlandığında bir AI Style uygulayabiliyor veya fotoğrafları manuel olarak düzenleyebiliyorsunuz. Yazılımın seçim sırasında ne kadar katı davranacağı size bağlı. Örneğin bulanık kareleri veya gözlerin kapalı olduğu fotoğrafları otomatik olarak elemesini sağlayabilirsiniz. Sistem kendi başına oldukça başarılı sonuçlar verebilse de seçtiğiniz tolerans düzeyine bağlı olarak zaman zaman tartışmalı seçimler yapabiliyor. Son karar ise her zaman fotoğrafçıya ait.
Top Picks için hedef bir fotoğraf sayısı da belirleyebilirsiniz. Örneğin 3.000’den fazla karelik bir çekimden 300 fotoğraf seçmesini istediğinizde Photo Editor buna göre hareket ediyor. Elenen kareler tamamen kaybolmuyor; yazılım bunları Top Picks ve iyi adaylarla birlikte ışık, netlik ve yüz ifadesi gibi kriterlere göre gruplandırıyor. Tüm gruplar arayüzün alt bölümünde renk kodlarıyla görülebiliyor ve fotoğrafçı kendi bayraklarını, etiketlerini ve puanlarını kullanarak yapay zekânın verdiği kararları değiştirebiliyor.
İçe aktarılan fotoğraflar orijinal konumlarında kaldığı için Photo Editor görüntüleri proje tabanlı bir yapı üzerinden katalogluyor. Böylece farklı çekimler tek ve sürekli büyüyen bir katalog yerine birbirinden ayrı projeler olarak tutuluyor. Aynı yapı, tamamlanan projeyi doğrudan müşterinin bekleyen galerisine göndermeyi de kolaylaştırıyor.
Proje bilgileri de fotoğraflarla birlikte taşınabiliyor. Photo Editor, fotoğraf klasörünün içinde bir katalog dosyası oluşturarak çalışmaya kaldığınız yerden devam etmenizi sağlıyor. Aynı projeyi örneğin ev ve stüdyo bilgisayarında kullanmak istiyorsanız fotoğrafların ve katalog dosyasının her iki bilgisayarda da erişilebilir olması yeterli. Bir başka seçenek ise tüm klasörü harici SSD’de tutup çalıştığınız bilgisayara bağlamak.
Pixieset AI Styles En Büyük Rolü Nerede Oynuyor?
Pixieset Photo Editor içinde bir başlangıç görünümü oluşturmanın birkaç yolu var. Önceki Pixieset galerilerinizden birini seçerek geçmiş çalışmalarınıza dayanan bir AI Style oluşturabilir, Pixieset tarafından sunulan mevcut Styles seçeneklerinden birini kullanabilir veya AI Color Match için referans görüntüler yükleyebilirsiniz.
Bir projeyi AI Style ile düzenlemeye başladığınızda yazılım, stilin farklı fotoğraflar üzerindeki etkisini göstermek için çekim grubundan dört farklı görüntü seçiyor. Pozlama, kontrast, doygunluk, sıcaklık ve tint kaydırıcıları sayesinde stilin son halini uygulamadan önce manuel değişiklikler yapabiliyor ve sonuçları dört örnek fotoğrafta eş zamanlı olarak görebiliyorsunuz. Yazılım, toplu düzenlemenin farklı senaryolarda nasıl davranacağını gösterebilmek için renk, ton, gölge ve konu açısından birbirinden farklı fotoğraflar seçme konusunda başarılı.
Amaç, yazılıma belirli bir görsel tarzı öğretmek ve ayrıntılı düzenleme öncesinde güçlü bir başlangıç noktası oluşturmak. AI Style, görüntü üzerinde kullanılan tam kaydırıcı değerlerini, ayarları veya maskeleri bilmez; bunun yerine fotoğrafın görsel özelliklerini analiz ederek estetiği yorumlamaya çalışır. Renk, kontrast, parlaklık ve tonlardaki kalıpları inceleyen sistemin, Pixieset’e göre hedeflenen sonucun yaklaşık yüzde 70’ine kadar yaklaşması mümkün. Geri kalan bölüm ise Photo Editor’ın manuel araçlarıyla tamamlanıyor.
Sonuçları geliştirmek için AI Style uygulandıktan sonra bir fotoğrafı manuel olarak düzenleyebilir ve ardından onu “Reference” olarak işaretleyebilirsiniz. Yazılım daha sonra aynı proje içindeki benzer görüntülere benzer değişiklikler uyguluyor ve yeni referanslar eklendikçe doğruluk artıyor. Ancak bu yöntem kusursuz değil. Farklı konular, karma ışık koşulları, iç ve dış mekânlar, flaş kullanımı veya gündüz ve düşük ışık arasındaki büyük farklar nedeniyle çeşitliliği yüksek bir çekimde birden fazla referans oluşturmanız gerekebilir.
Reference görüntüler maskeleri de taşıyabiliyor. Ayarlarda Adaptive Masking etkinleştirildiğinde Photo Editor, yeni bir Reference işaretlediğinizde aynı maskeyi diğer fotoğraflara uyarlamaya çalışıyor. Aynı konu ve arka plan gibi kompozisyon açısından birbirine çok benzeyen fotoğraflarda sistem oldukça iyi çalışıyor. Daha farklı görüntülerde ise yeni referanslar oluşturmak gerekebiliyor. Yazılım benzerlikleri algılayacak şekilde tasarlandığından, örneğin daha uygun bir eşleşme varsa gündüz çekilmiş bir referansı düşük ışıklı fotoğrafa zorla uygulamıyor.
Bir diğer seçenek ise AI Color Match. Bu özellik, ayrı bir fotoğrafı referans olarak yüklemenize ve Photo Editor’ın üzerinde çalıştığınız görüntünün renklerini ve düzenleme stilini mümkün olduğunca bu referansa yaklaştırmasına olanak tanıyor. AI Style’dan farklı bir sonuç üreten AI Color Match, özellikle başlangıç aşamasında belirli bir renk derecelendirmesini yakalamak için oldukça etkili.
Pixieset’in Düzenleme Araçları
Şimdilik Lightroom ön ayarlarını doğrudan içe aktarmak mümkün değil. Bunun yerine yaptığınız düzenlemeleri AI Style olarak kaydedip başka projelerde kullanabilirsiniz. Pixieset ayrıca klasik ön ayarlar da sunuyor ancak bunlar AI Styles ile aynı şey değil. Buradaki preset sistemi Lightroom veya benzeri yazılımlardaki ön ayarlar gibi çalışıyor ve Photo Editor’daki aynı kaydırıcı değerlerini her fotoğrafa uyguluyor. Bir görüntüyü düzenledikten sonra ayarları kopyalayıp diğer fotoğraflara yapıştırabiliyorsunuz. AI Style ise proje seviyesinde çalışıyor ve tüm karelere aynı değerleri uygulamak yerine her fotoğrafı ayrı değerlendirerek genel görünümün tutarlı kalmasını amaçlıyor.
Fotoğraflarınızı AI Style kullanmadan tamamen manuel olarak düzenlemeyi de seçebilirsiniz. Ancak önemli bir sınırlama var: Bir projeyi manuel düzenlemeyle başlattıktan sonra çalışma sırasında AI Style’a geçemiyorsunuz. Bunu yapmak mevcut projeyi sıfırlıyor. Bu nedenle başlangıçta verdiğiniz karar iş akışının geri kalanını belirliyor. Tamamen manuel başlayan projelerde “Mark Reference” seçeneği de kullanılamıyor. LUT veya ön ayarlara erişmeye devam edebilirsiniz ancak temel yaklaşımı baştan seçmeniz gerekiyor: AI Style’dan başlayıp manuel olarak geliştirmek veya tamamen sıfırdan manuel düzenleme yapmak.
Pixieset’in önerdiği iş akışı bu nedenle projeyi oluşturmak, fotoğrafları seçip ayıklamak, bir AI Style uygulamak, sonuçları gözden geçirip düzeltmek ve ardından düzenlenmiş fotoğrafları Reference olarak işaretlemek üzerine kurulu. Böylece AI Style, fotoğrafçının kendine özgü düzenleme yaklaşımını proje boyunca öğrenmeye devam ediyor.
Arayüz özellikle sağ sütunda Lightroom’a oldukça benziyor. Kaydırıcıların sıralaması ve sunulan araçlar tanıdık bir düzen izliyor. Renk tarafında HSL, noktasal renk, renk derecelendirme ve kalibrasyonun yanı sıra sıcaklık, tint, canlılık ve doygunluk kontrolleri bulunuyor. Parlaklık, kontrast, geometri, kırpma ve maskeleme araçları da mevcut. Arka plan ve konu için yapay zekâ destekli maskeler oluşturulabildiği gibi AI Erase ve üretken yapay zekâ araçları da kullanılabiliyor. Genel olarak Pixieset, fotoğrafçıların günlük düzenleme ihtiyaçlarının büyük bölümünü karşılayabilecek kapsamlı bir araç seti sunmayı hedefliyor.
Düzenlemeleri ve maskeleri tek bir fotoğrafa ya da seçili görüntü grubuna kopyalayıp yapıştırmak da mümkün. Bir fotoğrafa sağ tıklayıp Copy Edits seçeneğini kullanabilir, maskelerin de dahil edilmesini istiyorsanız ilgili seçeneği işaretleyebilir ve ardından hedef fotoğraflarda Paste Edits komutunu uygulayabilirsiniz. AI Styles kırpma bilgilerini taşımadığı için aynı kırpma oranını birden fazla fotoğrafa uygulamanın yolu da bu.
Photo Editor’ın kendi ön ayarları başlangıçtan itibaren sol kenar çubuğunda yer alıyor ve kullanıcılar kendi ön ayarlarını da oluşturabiliyor. Düzenlenmiş bir fotoğrafı seçip sol menüden Presets > + > Create preset yolunu izleyerek ön ayara isim verebilir ve hangi düzenlemeleri içereceğini belirleyebilirsiniz. Ayrıca sağ sütundaki LUT bölümü özellikle .cube dosyalarını destekliyor ve LUT’ları tek bir fotoğrafa veya toplu olarak birden fazla görüntüye uygulamanıza olanak tanıyor.
Biraz zaman alsa da Photo Editor içinde güçlü bir başlangıç ayarı oluşturmak mümkün. Önce AI Style ile hedef görünüme mümkün olduğunca yaklaşabilir, ardından düzenleme panelinde ince ayar yapabilir, gerekirse LUT veya AI Color Match ekleyebilir ve sonucu bir preset olarak kaydedebilirsiniz. Preset’ler belirli kaydırıcı ayarlarını tekrar etmek için daha uygun olsa da araçları birlikte kullanarak oldukça ayrıntılı sonuçlara ulaşmak mümkün. Bu yaklaşım, Lightroom veya Capture One’dan beklenen iş akışına daha yakın bir deneyim sunuyor.
Maskeleme araçlarında konu, arka plan ve gökyüzü seçimlerinin yanı sıra doğrusal ve radyal gradyanlar ile fırça bulunuyor. Maske doğruluğu fotoğrafın karmaşıklığına göre değişiyor. Sistem Lightroom veya DxO PhotoLab’in sunduğu ayrıntı ve hassasiyet seviyesine ulaşmasa da çoğu görüntüde yeterli sonuç verebiliyor. Örneğin yüzleri, cildi veya kıyafetleri ayrı ayrı seçmek mümkün değil; fotoğraf seçimi sırasında yüz algılama yapılsa bile maskelemede bu ayrıntı seviyesi sunulmuyor. Birden fazla kişi bulunan karelerde yazılım hangi konuyu seçmek istediğinizi de her zaman anlayamayabilir. Oluşturulan maskeler daha sonra fırça veya gradyanlarla manuel olarak düzeltilebiliyor.
Fotoğraf Seçiminden Düzenlemeye ve Teslime
Fotoğrafları Pixieset galerisine aktarmak oldukça basit ancak dışa aktarma öncesinde bazı seçenekleri belirlemek gerekiyor. Özel bir müşteri galerisi için web boyutunda dosyalar ve filigranlar kullanabilir veya ücretli ticari çalışmalar için tam çözünürlüklü indirmeler sunabilirsiniz. Filigranlar yalnızca önizlemelerde görünüyor ve indirilen dosyalarda kaldırılıyor. Baştan sona teslim süreci oldukça hızlı ilerliyor.
Bu sistem iki yönlü bir iş akışı da oluşturuyor. Müşteriler galeride favori fotoğraflarını işaretleyebiliyor; bu seçimler daha sonra mevcut proje içinde ayrıntılı düzenleme yapmak üzere Photo Editor’a aktarılabiliyor. Düzenleme tamamlandığında fotoğraflar yapılan değişikliklerle birlikte yeniden galeriyle senkronize edilebiliyor.
Photo Editor, JPEG ve RAW dosyalarını kabul ediyor; JPEG, TIFF veya PSD olarak dışa aktarabiliyor. ARW, RW2, CR2, CR3, CRW, DNG, HEIC, NEF, ORF, PEF ve RAF gibi formatlar da destekleniyor. Pixieset galerileri ise PNG, GIF ve RAW dahil daha geniş bir format yelpazesini kabul ediyor. Destek, iPhone’larla çekilen Apple ProRAW fotoğraflarını da kapsıyor. Android cihazlardan alınan RAW dosyalarının da sorunsuz çalışması bekleniyor.
Fiyat ve Kullanılabilirlik
Pixieset Photo Editor masaüstü uygulaması ve tarayıcı üzerinden kullanılabiliyor ancak mobil sürümü bulunmuyor.
Çalışmak istediğiniz bilgisayarda fotoğrafların bulunduğu klasöre ve katalog dosyasına erişebildiğiniz sürece projeye kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Daha fazla esneklik için tüm dosyaları taşınabilir veya harici bir SSD üzerinde tutmak da mümkün. Böylece evde veya stüdyoda masaüstü bilgisayarla çalışırken seyahat sırasında dizüstü bilgisayara geçebilirsiniz.
Bir Pixieset hesabınız varsa Photo Editor ile sınırsız sayıda fotoğraf seçebilir ve düzenleyebilirsiniz. Ücretsiz plan ise dışa aktarmayı 100 fotoğrafla ve Generative AI kullanımını 100 krediyle sınırlandırıyor. Proje ve fotoğraf sayısında seçim ve düzenleme açısından sınır bulunmuyor ancak krediler tükendiğinde daha fazla Generative AI kullanımı için abonelik gerekiyor. Ücretli plan sınırsız fotoğraf dışa aktarma ve ayda 250 Generative AI kredisi sağlıyor. Generative AI kredileri tükendiğinde ise Photo Editor’ın AI bölümündeki Heal aracı, kredi tüketmeyen klasik bir alternatif olarak kullanılabiliyor.
Pixieset Photo Editor, Pixieset Suite planına dahil değil. Bağımsız ürün olarak tam erişim aylık 18 dolar veya yıllık 144 dolar; yıllık ödeme tercih edildiğinde aylık maliyet 12 dolara geliyor. Plan, fotoğraf başına ek ücret olmadan sınırsız fotoğraf seçimi, düzenleme ve dışa aktarma sunuyor.