Sanal Sergi

Psychedelic Blues: Analog Fotoğrafçılıkta Renk, Işık ve Rastlantının Peşinde

Analog fotoğrafçılıkta bazen en güzel sonuçlar, kontrolü biraz bıraktığınızda ortaya çıkar. Psychedelic Blues, Kodak film stokları üzerine uygulanan özel ışıklandırma teknikleriyle klasik film fotoğrafçılığını deneysel bir alana taşıyor. Her karede farklılaşan renkler ve ışık efektleri, fotoğrafçıyı rastlantıyla çalışmaya davet ediyor.

İskelet figürünün tuttuğu siyah, kedi biçimindeki örgü sepetin içinde Psychedelic Blues etiketli film kutuları ve film makaraları bulunuyor. Arka plan kırmızı.

Analog fotoğrafçılıkta her şeyi kontrol etmek zorunda değilsiniz. Bazen en ilginç sonuçlar, beklenmedik ışık oyunlarına ve rastlantılara izin verdiğinizde ortaya çıkar. Psychedelic Blues adlı deneysel film serisi de tam olarak bu düşünceden yola çıkıyor: Her karede neyle karşılaşacağınızı tam olarak bilemediğiniz, renklerin ve ışık efektlerinin fotoğrafın bir parçasına dönüştüğü sıra dışı bir analog deneyim.

Fotoğrafçı Dustin Adams tarafından geliştirilen Psychedelic Blues, kontrollü biçimde önceden ışıklandırılmış, yani özel bir sisleme işleminden geçirilmiş küçük partiler halinde üretilen bir film ailesi. Serinin en güzel tarafı ise her varyasyonun farklı bir görsel karakter sunması. Kimi filmlerde kırmızı ve yeşil renk geçişleri görüntünün kenarlarını sararken, bazılarında gökkuşağını andıran renk lekeleri, dairesel ışık alanları veya dalgalı çizgiler karşımıza çıkıyor.

Psychedelic Blues’un temel yaklaşımı, fotoğrafçının her şeyi önceden planlamasını gerektirmiyor. Aksine, beklenmedik sonuçları benimsemeyi, denemeyi ve bazen teknik açıdan kusurlu kabul edilen görüntülerin estetik potansiyelini keşfetmeyi teşvik ediyor.

Psychedelic Blues, deneysel analog film dünyasındaki tek örnek değil. Avusturyalı Revolog’un geliştirdiği özel efektli analog filmler de ışık, renk ve görüntü dokusunu değiştirerek klasik film fotoğrafçılığının sınırlarını genişletiyor. Ancak her film, kendine özgü bir görsel karakter ve üretim yaklaşımı sunuyor.

Psychedelic Blues Nedir?

Psychedelic Blues, Dustin Adams tarafından üretilen ve ilk kez 2016 yılında kamuoyuna sunulan deneysel analog film serisi. Adams, bu projeyi duyurmadan önce birkaç yıl boyunca farklı film ışıklandırma teknikleri üzerinde özel olarak çalışmış.

Zaman içerisinde seri genişleyerek Blues #2, #3, #4, #5, #6, #7 ve #8 gibi farklı varyasyonlara ulaşmış. Orta format fotoğraf makineleri için hazırlanan Psychedelic Blues A adlı 120 formatlı bir versiyonun yanı sıra Blues #5/6 gibi farklı varyasyonların bir araya getirildiği karma partiler de bulunuyor.

Bu filmleri birbirinden ayıran temel özellik, her birine uygulanan ışıkla ön pozlama işleminin farklı olması. Sonuç olarak her versiyon kendine özgü renk dağılımları ve ışık efektleri üretiyor. Bir anlamda fotoğrafçı, film satın alırken yalnızca ISO değerini veya film karakterini değil, karşılaşacağı görsel sürprizlerin türünü de seçmiş oluyor.

Dustin Adams üretim sürecinin bütün ayrıntılarını paylaşmasa da serinin temelinde Kodak film stoklarının bulunduğu biliniyor. 35mm versiyonlarda genellikle Kodak Gold veya Ultramax, 120 formatında ise Gold ve Portra 400 kullanılıyor.

Film, kontrollü bir ortamda önceden ışığa maruz bırakılıyor ve ardından yeniden paketlenerek fotoğrafçılara sunuluyor. Uygulanan yönteme göre görüntünün kenarlarında renkli ışık geçişleri oluşabiliyor veya holografik yüzeylerden yansıyan ışıklar filmin farklı bölgelerine işlenebiliyor.

Şimdi Psychedelic Blues ailesindeki farklı filmlere ve her birinin sunduğu görsel karaktere yakından bakalım.

Psychedelic Blues #2

Serinin düzenli olarak sunulan ilk versiyonlarından biri olan Blues #2, geleneksel analog fotoğrafçılıktaki ışık sızması efektlerine en yakın görünüme sahip seçeneklerden biri.

Film üzerinde elle gerçekleştirilen ışıklandırma işlemi, karenin üst bölümünden içeri doğru yayılan kırmızı ve turuncu tonlarda bir renk geçişi oluşturuyor. Alt bölümde ise buna karşılık gelen yeşil bir ışık alanı görülüyor.

Bu efektler genellikle görüntünün üst ve alt üçte birlik bölümleriyle sınırlı kalıyor. Böylece karenin orta kısmı büyük ölçüde doğal görünümünü koruyabiliyor. Ancak ışıklandırma her karede aynı şekilde gerçekleşmediğinden renkler bazen merkeze kadar ilerleyebiliyor. Sonuçlar filmden filme, rulodan ruloya ve üretim partisinden üretim partisine değişebiliyor.

Psychedelic Blues #2 | Fotoğraf: Savannah Noel
Psychedelic Blues #2 | Fotoğraf: Annie Buckles

Blues #2’nin görünümü, özellikle Holga veya Diana gibi makinelerde filmin gevşek sarılması sonucunda ortaya çıkabilen geleneksel ışık sızmalarını hatırlatıyor. Bu nedenle deneysel karakterine rağmen nostaljik bir atmosfer de taşıyor.

Peyzajlardan şehir manzaralarına, portrelerden çoklu pozlama denemelerine kadar oldukça geniş bir konu yelpazesinde kullanılabiliyor. Görüntünün merkezini büyük ölçüde koruması, farklı kompozisyonlarla çalışmayı da kolaylaştırıyor.

Psychedelic Blues #3

Blues #3, önceki versiyona kıyasla daha serbest ve öngörülemeyen bir görsel karaktere sahip. Bu filmde renkli ışık alanları belirli bir düzen izlemek yerine kare boyunca farklı büyüklüklerde lekeler ve sıçramalar oluşturuyor.

Kırmızıdan maviye, mordan turuncuya uzanan renkler çoğunlukla görüntünün kenarlarında yoğunlaşıyor. Ancak Blues #2’den farklı olarak zaman zaman karenin merkezine kadar ilerleyebiliyor ve görüntünün büyük bir bölümünü kaplayabiliyor.

Psychedelic Blues #3 | Fotoğraf: Savannah Noel
Psychedelic Blues #3 | Fotoğraf: Savannah Noel

Bu versiyondaki sisleme efektleri daha organik ve düzensiz bir görünüm sunuyor. En başarılı sonuçlar genellikle sade kompozisyonlarda ve geniş gölge alanlarına sahip sahnelerde elde ediliyor. Böylece renkli ışık lekeleri, görüntünün geri kalanıyla rekabet etmeden kendilerini gösterebiliyor.

Çok fazla görsel unsur içeren karmaşık sahnelerde ise renk geçişleri görüntüyü gereğinden fazla yoğunlaştırabiliyor. Bu nedenle Blues #3 ile çalışırken daha yalın kompozisyonlar tercih etmek, efektlerin estetik açıdan daha güçlü görünmesine yardımcı oluyor.

Psychedelic Blues #4

Psychedelic Blues serisinin en dikkat çekici varyasyonlarından biri olan Blues #4, holografik kâğıttan yansıyan ışık kullanılarak önceden pozlanıyor. Dustin Adams’ın üzerinde en uzun süredir çalıştığı tekniklerden biri olan bu yöntem, ancak Blues #2 ve #3’ün ardından tutarlı biçimde üretilebilecek seviyeye ulaşmış.

Ortaya çıkan görüntüler, filmi gökkuşağı renklerinde bir ışık sisiyle kaplamışsınız gibi görünüyor. Üstelik efektin konumu ve yoğunluğu kareden kareye değişiyor. Bir fotoğrafta kırmızı ve mavi tonlar öne çıkarken, diğerinde yeşil, sarı veya mor renkler görüntünün farklı bölgelerinde belirebiliyor.

Psychedelic Blues #4 | Fotoğraf: Annie Buckles
Psychedelic Blues #4 | Fotoğraf: Annie Buckles
Psychedelic Blues #4 | Fotoğraf: Annie Buckles

Bu kadar değişken bir efektle çalışırken aynı sahnenin birden fazla karesini çekmek oldukça önemli. Çünkü tek bir pozlama, istediğiniz renk dağılımını yakalamak için yeterli olmayabilir.

Blues #3’te olduğu gibi, daha sade kompozisyonlar ve güçlü ana unsurlar genellikle daha başarılı sonuçlar veriyor. Geniş negatif alanlar da renkli ışık efektlerinin görüntüde daha rahat öne çıkmasını sağlıyor.

Psychedelic Blues #5

Blues #5, temel yaklaşımı bakımından Blues #2’yi hatırlatıyor ancak kendine özgü bir ayrıntı sunuyor. Renkli sisleme çoğunlukla görüntünün kenarlarında yoğunlaşıyor. Kenarlardan merkeze doğru yayılan renk geçişleri, ortadaki görüntüyü çevreleyen bir çerçeve etkisi oluşturuyor.

Bu versiyonu farklı kılan ise zaman zaman ortaya çıkan küçük renkli noktalar. Genellikle yeşil tonlarda görülen bu lekeler, fotoğraflara galaksiyi andıran bir görünüm veya karanlıkta parlayan radyoaktif ateşböceklerini hatırlatan bir atmosfer kazandırıyor.

Psychedelic Blues #5 | Fotoğraf: Savannah Noel

Renk efektlerinin büyük ölçüde kenarlarla sınırlı kalması, Blues #5’i daha karmaşık sahneler için de uygun hale getiriyor. Ancak yeşil renkli küçük noktalar özellikle düşük ışık koşullarında daha etkileyici görünüyor. Alacakaranlık, gece çekimleri veya loş iç mekânlar bu film için değerlendirilebilecek sahneler arasında.

Psychedelic Blues #6

Blues #6, serinin önceki versiyonlarından oldukça farklı bir görsel yaklaşım sunuyor. Bu kez renkli sisleme görüntünün kenarlarına yerleşmek yerine, karenin ortasında hareket eden dairesel ve penceremsi ışık alanları oluşturuyor.

Psychedelic Blues #6 | Fotoğraf: Savannah Noel
Psychedelic Blues #6 | Fotoğraf: Annie Buckles
Psychedelic Blues #6 | Fotoğraf: Annie Buckles

Renkli alanların konumu her karede değişebiliyor. Bazen görüntünün tam ortasında bir daire oluşurken, bazen yarım daire biçimindeki ışık efekti karenin sağ veya sol kenarından içeri giriyor.

Bu nedenle Blues #6 ile çalışırken de aynı kompozisyonun birkaç farklı karesini çekmek faydalı. Önemli bir sahneyi yalnızca bir kez fotoğraflamak yerine iki veya üç tekrar yapmak, geliştirme sonrasında farklı ışık dağılımlarına sahip alternatifler arasından seçim yapmanızı sağlayabilir.

Psychedelic Blues #7

Blues #7, serinin en sıra dışı görsel efektlerinden birini sunuyor. Bu versiyonda görüntünün ortasından aşağıya doğru ilerleyen, sinüs dalgalarını andıran kıvrımlı renk şeritleri bulunuyor.

Bu dalgalanmalar bazen keskin tepe noktalarına, bazen de daha yumuşak ve akıcı kıvrımlara sahip olabiliyor. Kırmızıdan maviye uzanan renkler, kare boyunca farklı biçimlerde bir araya geliyor.

Psychedelic Blues #7 | Fotoğraf: Annie Buckles
Psychedelic Blues #7 | Fotoğraf: Annie Buckles

Bu film, özellikle grafik açıdan güçlü sahnelerde veya geniş negatif alanlara sahip sade kompozisyonlarda başarılı sonuçlar veriyor. Görüntünün ortasındaki dalgalı renk şeritleri, ana konuyla birlikte çalıştığında oldukça farklı bir görsel anlatım ortaya çıkarabiliyor.

Psychedelic Blues A: 120 Orta Format Film

Psychedelic Blues A, serinin şu ana kadar sunulan ilk ve tek 120 formatlı versiyonu. 35mm seçeneklerine kıyasla daha yumuşak bir sisleme karakterine sahip.

Efektler çoğunlukla kırmızı ve mavi tonlardan oluşuyor. Görüntünün kenarlarından başlayarak merkeze doğru ilerleyen renk geçişlerine zaman zaman pembe ve yeşil tonlar da eşlik ediyor.

Psychedelic Blues A | Fotoğraf: Annie Buckles

Bu özellikleriyle Blues A, serinin daha yumuşak ve dengeli bir görünüm arayan fotoğrafçılar için değerlendirilebilecek seçeneklerinden biri. Orta formatın sunduğu görüntü karakteri de renkli sisleme efektleriyle farklı bir estetik oluşturuyor.

Burada ele aldığımız versiyonlar Psychedelic Blues ailesinin tamamını kapsamıyor. Blues #8 ve Blues #5/6 gibi kombinasyonlar da bulunuyor. Ancak incelemenin hazırlandığı sırada bu filmler henüz denenmediğinden, görsel karakterleri hakkında kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

Psychedelic Blues Kullanırken Nelere Dikkat Etmeli?

Psychedelic Blues filmleri yalnızca farklı renk efektleri üretmekle kalmıyor; pozlama, kompozisyon ve tarama aşamalarında da alışılmış film kullanımından farklı bir yaklaşım gerektiriyor.

ISO ve pozlama tercihi

Psychedelic Blues filmleri ISO 200 ve ISO 400 seçenekleriyle sunuluyor. 35mm formatındaki ISO 200 versiyonunda Kodak Gold 200, ISO 400 versiyonunda ise Kodak Ultramax 400 kullanılıyor. 120 formatında ise ISO 200 için Kodak Gold, ISO 400 için Kodak Portra 400 tercih ediliyor.

Bu filmlerin önceden ışıklandırılmış olması, ışığa duyarlılıklarını bir miktar etkileyebiliyor. Dolayısıyla ambalaj üzerinde belirtilen ISO değerine rağmen film, standart bir Kodak Gold veya Ultramax gibi davranmayabiliyor.

Özellikle pozlamanın yetersiz kalması, Psychedelic Blues ile karşılaşılabilecek sorunlardan biri. Bu nedenle filmi nominal ISO değerinden bir stop daha düşük hızda değerlendirmek, yani pozlama sırasında sensörlü dijital makinelerdeki gibi değil, film pozometresinde daha fazla ışık sağlayacak şekilde ayarlamak faydalı olabilir. Güçlü bir flaş kullanmak da daha dengeli pozlama ve belirgin kontrast elde etmeye yardımcı olabilir.

Elbette daha koyu gölgeler her zaman olumsuz bir sonuç anlamına gelmiyor. Bazı sahnelerde derin gölgeler, filmin ürettiği renkli sisleme efektlerinin daha belirgin görünmesini sağlayabiliyor. Burada önemli olan, pozlama tercihini çekmek istediğiniz görüntünün karakterine göre belirlemek.

Film greni ve görüntü karakteri

35mm Psychedelic Blues filmlerinde kullanılan tüketici sınıfı Kodak emülsiyonları nedeniyle belirgin bir film greni görmek doğal. Üstelik ön pozlama işlemi, bu grenin görüntüde daha görünür hale gelmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle 35mm versiyonlarda daha dokulu ve ham bir görüntü karakteriyle karşılaşabilirsiniz. Orta formatlı Blues A ise özellikle Portra 400 kullanılan ISO 400 versiyonunda daha ince grenli bir görünüm sunabiliyor.

Film seçerken bu farkı göz önünde bulundurmak gerekiyor. Daha pürüzsüz bir görüntü arıyorsanız orta format seçeneği daha uygun olabilir. Belirgin gren ve deneysel renk efektleri ise 35mm versiyonların karakterini oluşturuyor.

Aynı sahneyi birden fazla kez çekin

Psychedelic Blues ile çalışırken en faydalı yöntemlerden biri, aynı kompozisyonun birkaç farklı karesini çekmek. Burada sözünü ettiğimiz klasik pozlama basamaklaması değil; aynı sahneyi birden fazla kez fotoğraflayarak farklı sisleme desenleri elde etmek.

Çünkü renkli ışık efektlerinin konumu kareden kareye değişebiliyor. Bir fotoğrafta görüntünün ortasında büyük bir renkli daire oluşurken, hemen sonraki karede kenardan içeri doğru ilerleyen kırmızı bir ışık alanı ortaya çıkabiliyor.

Aynı sahnenin iki veya üç farklı pozunu çekmek, film banyo edildikten sonra daha fazla alternatif arasından seçim yapmanızı sağlıyor. Elbette bu yöntem daha fazla film tüketimi anlamına geliyor. Özellikle standart filmlere kıyasla daha pahalı olan deneysel emülsiyonlarda bunu göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Tarama ve baskı sürecine dikkat edin

Psychedelic Blues kullanırken en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri de film tarama süreci. Renkli sisleme efektleri, otomatik çalışan film tarayıcılarının renk düzeltme algoritmalarını yanıltabiliyor.

Film tarayıcıları genellikle her kareyi önceden analiz ederek renk ve pozlama düzeltmeleri yapıyor. Ancak görüntünün üzerinde yoğun kırmızı bir sisleme bulunduğunda cihaz bunu istenmeyen bir renk kayması olarak algılayabiliyor ve dengeyi sağlamak için görüntüye aşırı miktarda camgöbeği (cyan) tonu ekleyebiliyor.

Sonuç olarak filmin orijinal renk karakteri kaybolabiliyor ve fotoğraflar istenmeyen renk tonlarıyla taranabiliyor. Özellikle otomatik düzeltmelere ağırlık veren laboratuvarlarda bu sorunla karşılaşma ihtimali daha yüksek.

Bu nedenle Psychedelic Blues filmlerini taratırken laboratuvarın deneysel filmlerle çalışma konusundaki tecrübesini öğrenmekte fayda var. Daha profesyonel laboratuvarlarda teknisyenler ilk tarama ayarlarını kontrol ederek veya tarama sonrasında müdahale ederek istenmeyen renk kaymalarını düzeltebiliyor.

Evde tarama yapan fotoğrafçılar ise bu ayarlara doğrudan müdahale edebildiğinden daha fazla kontrol sahibi. Ancak otomatik renk düzeltmelerinin oluşturduğu sapmaları fark etmek ve gerektiğinde bunları devre dışı bırakmak önemli.

Deneysel Analog Fotoğrafçılıkta Kontrolü Biraz Bırakmak

Psychedelic Blues’un sunduğu görüntü karakteri elbette her fotoğrafçının beğenisine hitap etmeyebilir. Ancak analog fotoğrafçılığın yaratıcı potansiyelini keşfetmek isteyenler için bu tür deneysel filmler oldukça ilginç bir alan açıyor.

Fotoğrafçılıkta zamanla belirli alışkanlıklar geliştiriyoruz. Doğru pozlama, temiz kompozisyon, kontrollü ışık ve teknik açıdan kusursuz görüntüler üretmek çoğu zaman temel hedeflerimiz haline geliyor. Bu yaklaşımın elbette önemli bir yeri var. Ancak bazen bütün bu kuralları bir kenara bırakıp bilinmeyen bir alana yönelmek de yaratıcı gelişim açısından son derece değerli.

Deneysel filmler, fotoğrafçıyı her ayrıntıyı kontrol etme alışkanlığından uzaklaştırarak rastlantılarla çalışmaya davet ediyor. Bazen ortaya çıkan sonuç beklediğinizden çok daha farklı olabilir. Belki bir kareyi beğenmeyeceksiniz, belki de daha önce düşünmediğiniz bir görsel anlatım biçimi keşfedeceksiniz.

En kötü ihtimalle bir film rulosunun maliyetini ve birkaç çekim fırsatını kaybedersiniz. En iyi ihtimalle ise fotoğrafçılığa bakışınızı değiştirecek yeni bir şey öğrenir veya daha önce hayal etmediğiniz bir görüntü üretirsiniz.

Psychedelic Blues’un asıl sunduğu deneyim de bu: Her şeyi kontrol etmeye çalışmak yerine, fotoğrafın bazen kendi yolunu bulmasına izin vermek.


Fotoğraf kredileri: Makalede yer alan tüm fotoğraflar, fotoğrafçılarının isimleriyle birlikte ayrı ayrı belirtilmiş olup Blue Moon Camera and Machine tarafından sağlanmıştır.

Kaynak: Blue Moon Camera and Machine – Film Fridays serisi. Psychedelic Blues film ailesine ilişkin üretim ve kullanım bilgileri, kaynak incelemeden hareketle Türkçe okur için yeniden düzenlenmiştir.

Mobil sürümden çık