Eski kamu avukatı ve fotoğrafçı Sara Bennett, ABD’de müebbet hapis cezası alan kadınları 10 yılı aşkın bir süre boyunca belgeledi. Looking Inside: Women with Life Sentences adlı kitapta bir araya gelen bu portreler, mahkûmları işledikleri tek bir suçun ötesinde, yaşamları ve insanlıklarıyla görünür kılıyor.
Bir fotoğrafçı, ABD’de cinayetten hüküm giyerek ömür boyu hapis cezasına çarptırılan kadınları on yılı aşkın süre boyunca belgeledi. Çalışması, bu kadınların tek bir eylemle tanımlanamayacağını ortaya koyuyor.
Eski bir kamu avukatı olan ve daha sonra fotoğrafçılığa yönelen Sara Bennett’in, ömür boyu hapis cezası alan kadınları 13 yıl boyunca çektiği samimi portrelerden oluşan yeni kitabı Looking Inside: Women with Life Sentences (Kehrer Verlag tarafından yayımlandı), yaşam boyu hapse mahkûm edilen kadınların karmaşık kimliklerini ve insani yönlerini ele alıyor. Bennett’in kitabı, bu kadınların hayatlarını belirleyen tek bir suçtan çok daha fazlası olduklarını; geçmişte de bugün de tek bir eylemle tanımlanamayacak bireyler olduklarını gözler önüne seriyor.
Sanatçının uzun soluklu projesi, bu kadınların yaşamlarını zaman ve mekân içinde takip ediyor: cezaevi duvarlarının içinde, tahliye sonrasında kaldıkları odalarda ve onlarca yılın ardından yeniden dış dünyaya adım attıkları süreçte. Bennett, şefkatli portrelerin yanı sıra Polaroid fotoğraflar, mektuplar, çizimler ve el yazısıyla yazılmış notlar gibi kişisel arşiv parçalarını bir araya getirerek, klişelere direnen ve nadir rastlanan bir bakış açısı sunan katmanlı bir anlatı kuruyor.
Huck Mag‘de yayımlanan habere göre, Bennett’in fotoğrafları, kamu avukatı olarak çalıştığı dönemde cezaevlerindeki koşullar ve ceza adalet sistemi karşısında giderek artan rahatsızlığından doğdu. Proje, Bennett’in 2009 yılında, 1981’de iki polis memuru ile bir güvenlik görevlisinin ölümüne yol açan Brink’s zırhlı araç soygunundaki rolü nedeniyle Bedford Hills Kadın Islah Kurumu’nda müebbet hapis cezasını çeken Judith Clark’ın af başvurusu üzerinde gönüllü olarak çalışırken başladı.
Clark’ın af başvurusunu hazırlarken Bennett, onunla aynı cezaevinde bulunan 15 kadını da fotoğrafladı. Bu portrelere, Clark’ın HIV pozitif mahkûmlar için yürüttüğü savunuculuk çalışmaları ile cezaevindeki anneleri destekleyen programlara yaptığı katkıları anlatan yazılı tanıklıklar eşlik etti.
Bennett, Huck Mag‘e verdiği röportajda şöyle diyor: “Fotoğraf çekmeye başlamamın nedeni, ceza adalet sisteminden duyduğum derin hayal kırıklığıydı. Hâkimlerin, savcıların ve yasa yapıcıların ciddi suçlardan hüküm giymiş insanları tek tek bireyler olarak görebilmeleri hâlinde, onları ömür boyu parmaklıklar ardında tutan politikaları yeniden değerlendireceklerine inanıyordum.”
Clark’ın cezası, dönemin New York Valisi Andrew Cuomo tarafından 2016 yılında hafifletildi ve 2019’da tahliye edildi. Bennett ise daha sonra kamu avukatlığı kariyerini bırakarak fotoğrafçılık, yazarlık ve savunuculuk çalışmalarına odaklandı. Kitapta ayrıca, cezaevinde 38 yıl geçirdikten sonra bugün Survivors Justice Project’in direktörlüğünü yapan Judith Clark’ın kaleme aldığı etkileyici bir sonsöz de yer alıyor.
Sara Bennett’in Looking Inside: Women with Life Sentences adlı kitabını buradan satın alabilirsiniz.
