Sanal Sergi

20. Yüzyıl Ortalarından Tekinsiz Halloween Fotoğrafları

Bir zamanlar sıradan aile albümlerinin parçası olan bu Halloween fotoğrafları, yıllar sonra bambaşka bir görsel etki yaratıyor. Robert E. Jackson’ın koleksiyonundaki maskeli çocuklar, balkabağı kostümleri ve doğrudan flaşla çekilmiş kareler, vernacular photography’nin neden bu kadar güçlü olabildiğini hatırlatıyor.

20. Yüzyıl Ortalarından Tekinsiz Halloween Fotoğrafları
Başlarında elle çizilmiş büyük kâğıt torba maskeleri bulunan ve ekose gömlek giyen iki kişi yan yana duruyor

20. yüzyılın ortalarında Halloween kostümleriyle çekilen bu tekinsiz çocuk fotoğrafları, bazı izleyicilere eski anıları; bazılarına ise kâbusları hatırlatabilir.

Fotoğraflar, Robert E. Jackson’ın dikkat çekici snapshot koleksiyonundan geliyor. Eski karelerde ürkütücü maskeler, balkabağı kafaları ve hatta palyaço kostümü giymiş bir bebek görülüyor.

Jackson, fotoğrafları nasıl topladığını anlatırken, “Fotoğraflarımı eBay, Instagram ve Facebook üzerinden, bana görüntü öneren insanlardan ve farklı etkinliklere seyahat ederek ediniyorum” diyor.

Jackson için fotoğrafların asıl çekiciliği ise orijinal hikâyelerinden kopmuş olmalarında yatıyor: “Orijinal anlatısından ayrılmış fotoğrafları seviyorum. Bu nedenle aslında belirli konulara göre koleksiyon yapan biri değilim. Fotoğrafın ardındaki tarihle çok fazla ilgilenmiyorum; görüntünün bende duygusal olarak nasıl bir etki bıraktığı daha önemli. Gizem taşıyan fotoğrafları seviyorum ve Halloween fotoğrafları benim için oldukça fazla gizem barındırıyor.”

Tekinsiz Halloween Fotoğrafları: 20. Yüzyıldan Kareler

Flashbak’in aktardığına göre, 20. yüzyılın ortalarında kovboylar, Disney karakterleri, Casper the Friendly Ghost, Lone Ranger ve Woody Woodpecker gibi popüler karakterleri temel alan çok sayıda Halloween kostümü üretiliyordu. Ben Cooper, Inc., Collegeville Flag and Manufacturing Company ve H. Halpern Company (Halco) gibi bugün artık faaliyet göstermeyen üreticiler bu pazarın önemli isimleri arasındaydı.

Dönemin çocukları için bunların büyük ölçüde eğlenceli kostümler olduğuna şüphe yok. Ancak bugün aynı fotoğraflara baktığımızda ucuz plastik kostümler, sert doğrudan flaş ışığı, solmuş renkler ve aradan geçen onlarca yılın yarattığı zaman duygusu birleşince kareler adeta eski bir korku filminin kamera arkası görüntülerine dönüşüyor.

Fotoğraflar aynı zamanda Halloween’in yüzyıllar boyunca değişen tarihsel köklerini de hatırlatıyor. Günümüzdeki kutlamaların kökenleri genellikle hasat mevsiminin sonunu işaretleyen eski İrlanda-Kelt festivali Samhain ile daha sonra gelişen Hristiyan geleneklerinin zaman içinde iç içe geçmesine bağlanıyor.

Samhain çevresindeki geleneklerde yılın bu döneminin yaşayanlarla ölüler arasındaki sınırın belirsizleştiği özel bir zaman olduğuna ilişkin inanışların bulunduğu aktarılıyor. Ateş, maske ve doğaüstü varlıklara ilişkin uygulamalar da zaman içinde Halloween’in görsel dünyasının parçalarından biri haline geldi.

Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte bu geleneklerin bir bölümü Hristiyan anma günleriyle iç içe geçti. 1 Kasım’daki All Saints’ Day azizleri anmaya, 2 Kasım’daki All Souls’ Day ise ölüleri anmaya ayrıldı. All Saints’ Day’den önceki gece All Hallows’ Eve olarak anılmaya başladı ve bu ifade zamanla Halloween biçimine dönüştü.

Avrupa’nın farklı bölgelerinde çocukların ve yoksulların maskeler ya da sıra dışı kostümlerle kapıları dolaşıp dualar karşılığında “soul cakes” adı verilen küçük yiyecekler istemesi gibi gelenekler de zamanla ortaya çıktı. Daha sonraki dönemlerde bu tür uygulamalar, modern Halloween’in kostüm ve kapı kapı dolaşma kültürüyle ilişkilendirilen tarihsel unsurlar arasında yer aldı.

Jackson’ın topladığı bu tür gündelik fotoğraflar, genellikle buluntu fotoğraf (found photography) ya da vernacular photography olarak tanımlanan görsel kültürün bir parçası. Profesyonel fotoğrafçılar tarafından sanatsal veya editoryal amaçlarla üretilmeyen bu görüntüler, sıradan insanların gündelik hayatını kayda geçirmeleri nedeniyle zaman içinde farklı bir tarihsel değer kazanıyor. Fotoğrafın gündelik yaşamı nasıl kalıcı bir görsel hafızaya dönüştürdüğünü daha geniş bir tarihsel çerçevede görmek için Siyah Beyaz Fotoğrafın Kısa Tarihi yazısına da bakabilirsiniz.

Robert E. Jackson’ın koleksiyonu bunun güçlü örneklerinden biri. Jackson’ın koleksiyonundan seçilen 249 anonim fotoğraf, 2007’de Washington’daki National Gallery of Art tarafından düzenlenen The Art of the American Snapshot, 1888–1978 sergisinde de gösterildi. Koleksiyon, gündelik aile fotoğraflarının ve amatör snapshot’ların zaman içinde nasıl Amerikan görsel tarihinin bir parçasına dönüşebildiğini ortaya koyuyor.

Bu tür arşiv ve gündelik yaşam fotoğraflarına dayanan diğer görsel anlatıları SanalSergi’nin Fotoğraf Galerileri ve Görsel Sergiler bölümünde de bulabilirsiniz.

Mobil sürümden çık