Sanal Sergi

Yapay Zekâ ile Düzenlenen Fotoğraflar Sahte Anılar Oluşturabiliyor

200 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada, yapay zekâ ile düzenlenmiş fotoğraflardan üretilen videoları izleyen grup kontrol grubuna göre 2,05 kat daha fazla sahte anılar oluşturdu. Bulgular, üretken yapay zekânın yalnızca görüntüleri değil, insanların geçmişe dair hatırlama biçimini de etkileyebileceğine işaret ediyor.

Yapay Zekâ ile Düzenlenen Fotoğraflar Sahte Anılar Oluşturabiliyor
Bir karşılaştırma tablosunda düzenlenmemiş bir düğün fotoğrafı, çiftin gülümsediği yapay zekâ tarafından oluşturulmuş üç video karesi ve orijinal fotoğrafın yapay zekâ ile düzenlenmiş bir versiyonu görülüyor.
MIT Media Lab’in yapay zekâ ile düzenlenmiş fotoğraflar ve hafıza üzerine gerçekleştirdiği deneyde kullanılan görüntüler. | MIT Media Lab

Yapay zekâ ile düzenlenen fotoğraf ve videolar, insanların zihninde hiç yaşanmamış ayrıntılara ilişkin sahte anılar oluşturabiliyor ve üstelik kişilerin olayın yanlış versiyonundan daha emin olmalarına yol açabiliyor.

The Washington Post’un haberine göre, MIT Media Lab’de gerçekleştirilen bir deney, yapay zekâ ile düzenlenmiş fotoğraf ve videoları gören kişilerin orijinal görüntüleri yanlış hatırlama olasılığının arttığını ve bu hatalı anılar konusunda daha yüksek güven sergilediğini ortaya koydu.

MIT Media Lab profesörü Pattie Maes, The Washington Post’a yaptığı açıklamada, meslektaşlarıyla birlikte düğün, şehir sokağı ve yarış gibi gündelik sahneleri gösteren 24 fotoğraf kullanarak bir deney gerçekleştirdiklerini söylüyor. Maes ve ekibi önce bu fotoğrafları katılımcılara gösterdi, ardından kısa bir ara verdi. Daha sonra bazı katılımcılar orijinal görüntüleri tekrar görürken diğerlerine yapay zekâ ile değiştirilmiş versiyonlar gösterildi.

MIT Media Lab’in yapay zekâ ile düzenlenmiş fotoğraflar ve hafıza üzerine gerçekleştirdiği deneyde kullanılan görüntüler. | MIT Media Lab

Katılımcıların daha sonra orijinal fotoğraflara ilişkin hafızaları test edildiğinde, yapay zekâ tarafından değiştirilmiş versiyonları görenlerin ayrıntıları yanlış hatırlama olasılığının daha yüksek olduğu görüldü. Üstelik bu kişiler verdikleri yanlış yanıtlardan da daha emindi.

Maes, The Washington Post’a, “Açıkçası bütün bunların çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum,” diyor.

“Düşünmenin İsteğe Bağlı Hale Geldiği” Bir Dünya

CHI 2025 konferansında yayımlanan araştırmaya göre, 200 katılımcı ilk olarak 24 temel fotoğrafı görüntüledi. Bir ara görev tamamlandıktan sonra katılımcılar 50’şer kişilik dört gruba ayrıldı. Birinci grup orijinal fotoğrafları ikinci kez gördü ve kontrol grubu olarak kullanıldı. İkinci grup görüntülerin yapay zekâ ile düzenlenmiş versiyonlarını izledi. Üçüncü gruba orijinal fotoğraflardan oluşturulan beş saniyelik yapay zekâ videoları gösterildi. Dördüncü grup ise yapay zekâ ile düzenlenmiş fotoğraflardan üretilen videoları izledi.

Düzenlemeler, fotoğraflardaki nesnelerin, kişilerin ve çevresel unsurların eklenmesini, kaldırılmasını veya değiştirilmesini içeriyordu. Ardından katılımcılara, orijinal görüntülere ilişkin hafızalarını ölçmek amacıyla her fotoğraf hakkında bir soru yöneltildi. Araştırmacılar, yapay zekâ tarafından üretilmiş veya düzenlenmiş içerik gören üç grubun da kontrol grubuna kıyasla daha fazla sahte anı oluşturduğunu belirledi. En güçlü etki, yapay zekâ ile düzenlenmiş fotoğraflardan oluşturulan videoları izleyen grupta görüldü. Bu gruptaki katılımcılar, kontrol grubuna göre 2,05 kat daha fazla yanlış anı bildirdi. Ayrıca yanlış yanıtlarına duydukları güven de kontrol grubuna kıyasla 1,19 kat daha yüksekti.

Bulgular, yapay zekâ araçlarının insanların bilgileri doğru biçimde hatırlama yeteneğini nasıl etkileyebileceğine ilişkin önemli sorular ortaya çıkarıyor. The Washington Post’a göre hafıza; dikkat etme, öğrenmek için çaba gösterme, bilgiyi geri çağırma ve fikirler arasında bağlantı kurma gibi süreçlerle gelişiyor. Üretken yapay zekâ bu görevlerin bir bölümünü üstlenerek öğrenme ve hatırlama sırasında harcanan zihinsel çabayı azaltabilir.

Yapay zekânın insan bilişi üzerindeki etkilerini araştıran Pennsylvania Üniversitesi’nden Gideon Nave ve Steven Shaw, bunun insanların düşünme yetileri açısından ne anlama gelebileceğini inceliyor. Wharton School’da pazarlama doçenti olan Nave’in temel kaygısı, yapay zekânın insanlardan kontrolü ele geçirecek kadar güçlenmesinden ziyade, insanların yapay zekânın kendileri adına gerçekleştirebildiği becerilerde giderek daha az pratik yapması.

Nave, “Görmemiz daha olası olan şey, yapay zekânın kontrolü ele geçirmesi değil, insanların körelmeye başlaması,” diyor ve “düşünmenin isteğe bağlı hale geldiği” bir dünyadan endişe ettiğini ekliyor.

Mobil sürümden çık