Ara Güler’in 1950’lerden 1990’lara uzanan İstanbul fotoğraflarından oluşan 114 karelik seçki, VakıfBank Sanat Galerisi’nde şehrin gündelik hayatını, insanını ve hafızasını yeniden okumaya davet ediyor.

İstanbul’u “şehir” olmaktan çıkarıp “karakter”e dönüştüren fotoğrafçıların başında Ara Güler gelir. VakıfBank Sanat Galerisi’nin açılış sergisi olarak kurgulanan “Ara Güler Sergisi”, bu karakterin peşinden giden 114 fotoğraflık bir seçkiyle izleyiciyi İstanbul’un ritmine davet ediyor. Serginin omurgasını, Ara Güler’in çoğunluğu İstanbul manzaralarından oluşan kareleri oluşturuyor; ayrıca ilk kez sergilenen 6 fotoğrafta VakıfBank bina/tabela görüntüleri yer alıyor.
Bu sergiyi “klasik bir Ara Güler seçkisi” olmaktan çıkaran şey, mekânın kendisi: İstanbul’un yeni merkezlerinden biri olarak konumlanan İstanbul Finans Merkezi içinde, VakıfBank Genel Müdürlük binasında yer alan galeri, şehrin eski hafızasını bugünün mimarisiyle yan yana getiriyor.
Ara Güler Sergi seçkisi ne anlatıyor?
1) İstanbul’un damarları: Eminönü, Karaköy, Beyoğlu, Üsküdar
Sergi hakkında paylaşılan bilgiler, seçkinin İstanbul’un “turistik kartpostalı”ndan çok, Ara Güler’in gerçekten yürüdüğü ve çalıştığı güzergâhlara yaslandığını gösteriyor: Eminönü, Karaköy ve Beyoğlu ağırlığı belirgin; seçkide Üsküdar kareleri de var. Bu, sergiyi bir “İstanbul güzellemesi”nden ziyade bir şehir sosyolojisi okumasına yaklaştırıyor: liman, sokak, iş, kalabalık, gündelik hayat, yüzler…
2) Zaman katmanı: 1950–60’lardan 1990’lara uzanan bir çizgi
Sergideki fotoğrafların ağırlığının 1950–1960’lı yıllar olduğu; bununla birlikte Ara Güler’in 1990’lara kadar çektiği karelerin de seçkide görülebildiği belirtiliyor. Yani sergi, tek bir “nostalji” tonuna sıkışmıyor: İstanbul’un değişen yüzünü, aynı gözün tutarlılığıyla takip edebileceğiniz bir zaman aralığı açıyor.
3) Küçük ama önemli bir bölüm: VakıfBank izleri (ilk kez sergilenen 6 fotoğraf)
Resmî sergi metninin en özgün ayrıntısı burada: İlk defa sergilenen 6 fotoğrafta VakıfBank bina/tabela görüntüleri yer alıyor. Bu bölüm, serginin kurumsal bir “açılış sergisi” olma hâlini şeffaf biçimde sahipleniyor; aynı zamanda Ara Güler’in şehirdeki kurumsal/kamusal izlere nasıl baktığını görme fırsatı veriyor.
Neden görülmeli?
- Ara Güler’in İstanbul’u bir “mekân” değil “hikâye” olarak kurma biçimini yakından izlemek için. (Özellikle merkez semtler üzerinden akması bunun için çok iyi bir alan.)
- İstanbul’un hızlı dönüşümü içinde, 1950–60’ların görsel hafızasını tek bir fotoğrafçının istikrarıyla okumak için.
- Yeni bir galeri mekânının (İFM içinde) açılış sergisi olarak, kurumsal kültür-sanat hamlesinin fotoğraf üzerinden başlaması ilginç bir eşik: fotoğrafın “şehir belleği” olma rolü burada bilerek seçilmiş görünüyor.
Ara Güler’in kısa bağlamı (sergiyi daha iyi okumak için)
VakıfBank’ın sergi sayfası, Ara Güler’in yalnızca İstanbul fotoğraflarıyla değil; portreleri ve röportajlarıyla da geniş bir kültürel arşiv kurduğunu hatırlatıyor. Ayrıca Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nin 2016’da bir iş birliğiyle hayata geçtiği ve Ara Güler Müzesi’nin 16 Ağustos 2018’de kapılarını açtığı bilgisi, bu seçkinin arkasındaki kurumsal arşiv gücünü de işaret ediyor.
Ziyaret bilgileri
Sergi: Ara Güler Sergisi
Mekân: VakıfBank Sanat Galerisi (VakıfBank Genel Müdürlüğü – İstanbul Finans Merkezi)
Tarih: 31.10.2025 – 31.01.2026
Ziyaret saatleri: Resmî tatiller dışında her gün 10.00–20.00
Adres: Finanskent Mahallesi, Finans Caddesi No: 40/1, Ümraniye / İstanbul
Telefon: 0216 724 26 37
Sergiyi gezerken kaçırmamanı öneririm
- Eminönü–Karaköy–Beyoğlu hattındaki kareleri “aynı gün içinde çekilmiş bir görsel yürüyüş” gibi düşün: Ara Güler’in temposu orada daha iyi hissedilir.
- 1950–60’lar ağırlığını görünce hızlıca “nostalji”ye düşmek kolay; bunun yerine karelerdeki iş, hareket, yüz ifadeleri ve mekân kullanımına bak: Ara Güler’in asıl gücü şehirdeki insandır.
- “VakıfBank izleri” olan ilk kez sergilenen 6 fotoğrafı özellikle işaretle: serginin bu mekânda olmasının görsel karşılığı orada.