Fotoğraflar Her Şeyi Eskitir : Robert Frank

“Siyah ve beyaz fotoğrafın renkleri, bana göre insanlığın sonsuza kadar maruz kaldığı umut ve umutsuzluk alternatiflerini sembolize ediyorlar. ” 

Çalışmalarında yaşam ve zaman gibi unsurları sıkça işleyen Robert frank,  fotoğrafta geleneksel kuralları yıkarak, kendi çağının ötesine geçti. Frank’ın düşünce tarzına göre; gerçek bir sanatçı hem sezgisel hem de öfkeli olmalıydı. Gerçekten de birçok eleştirmen için Frank, sadece öznelerinin sıradan yaşamlarını değil, aynı zamanda zamanın ruhunu temsil eden bir sanatçıydı.

“Fotoğrafçının fotoğrafı her zaman bir tür romantik cazibe ile çevrelenir. Aslında bu bir sınırlandırma biçimidir. “

Avrupa’ya sıkça seyahat eden Frank, 1950’lerin başlarında Londra fotoğraflarını çekerek yeni imaj biçimleri geliştirdi. 1970’lerde fotoğrafın bütün biçimsel, klasik tarzını terk ederek fiziksel görünümü kökten değiştirdi. Fotoğraflardaki incelikli atmosfer, detaylı yapısıyla oldukça etkileyiciydi.

“Gördüğüm şeyi saf ve basit bir şekilde sunmak istedim”

Robert Frank’ın fotoğrafik özelliklerinden biri, bayrak unsuruna sıkça kullanmasıdır. Bayrağı, sembolik bir görüntü haline getirerek ironik bir dil oluşturur. (Irkçılık-iktidar politikaları vs.) Bir diğeri ise, Londra’nın şehirli erkeklerini fotoğraflamasıdır. Siyah pantolon, siyah palto ve melon üniformasıyla bireyleri şehrin gri atmosferinden ayırır. Birey, sessiz ve puslu havayı keskin bir siluet halinde keser. Onun fotoğraflarındaki gri atmosfer; TS Eliot’un ilk şiirlerinde, Londra’nın tüm köşelerine sinen sisin rengidir. Bu aynı zamanda savaş sonrası dönemin, hükümet politikalarının da sisinin temsilidir.

Yazı: Sevil Ateş

Exit mobile version