Oscar Wilde’ın Ölüm Döşeğinde Çekilen Son Fotoğrafının Hikâyesi

Oscar Wilde’ın ölümünden yalnızca saatler sonra çekilen son fotoğrafı, 126 yıl sonra yeniden gündemde. Paris’te ödünç bir kamera ve erken dönem flaş teknolojisi kullanılarak çekilen bu tarihi kare, hem Oscar Wilde’ın sürgün yıllarına hem de fotoğraf tarihinin teknik sınırlarına ışık tutuyor. Peki edebiyat tarihinin en önemli isimlerinden birinin son portresinin arkasında nasıl bir hikâye vardı?

Oscar Wilde’ın Ölüm Döşeğinde Çekilen Son Fotoğrafının Hikâyesi
Çiçekler ve eğrelti otlarıyla çevrili, desenli bir arka plan önünde huzurlu ve hüzünlü görünen bir kişinin uzanır halde bulunduğu sepya tonlu bir fotoğraf.
Oscar Wilde’ın son fotoğrafı bu yıl düzenlenen bir müzayedede 375 bin dolara satıldı. | Görsel kredisi: Bonhams

Edebiyat dünyasının ikonik isimlerinden Oscar Wilde’ın bilinen son fotoğrafı, Paris’teki bir otel odasında ölüm döşeğinde, ödünç alınmış bir kamera ve dönemin riskli erken dönem flaş teknolojilerinden biri kullanılarak, yaşamını yitirmesinden yalnızca birkaç saat sonra çekildi.

Oscar Wilde’ın 30 Kasım 1900 tarihinde ölüm döşeğinde çekilen fotoğrafı, bu yılın başlarında Bonhams tarafından düzenlenen müzayedede 375 bin dolara (279.800 sterlin) satıldı. Eser için belirlenen 5.375–6.719 dolar (3.000–5.000 sterlin) tahmin aralığının çok üzerine çıkan satış, fotoğraf tarihinin dikkat çekici hikâyelerinden birini yeniden gündeme taşıdı. Fotoğraf, Wilde’ın Paris sürgünü sırasında son dönemlerinde yanında bulunan isimlerden Fransız deniz piyadesi Maurice Gilbert tarafından çekildi.

Oscar Wilde, Dorian Gray’in Portresi ve Ciddi Olmanın Önemi gibi eserleriyle Viktorya dönemi Britanya’sının en önemli edebiyat figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak kariyeri ve itibarı, 1895 yılında “ağır ahlaksızlık” suçlamasıyla yargılanıp mahkûm edilmesinin ardından büyük ölçüde yıkıldı. Viktorya döneminde bu suçlama, erkekler arasındaki ilişkileri cezalandırmak için kullanılan yasal araçlardan biriydi.

Oscar Wilde’ın 1882 yılında Napoleon Sarony tarafından çekilen bir başka fotoğrafı | Fotoğraf: Wikimedia Commons / Public Domain

İki yıllık ağır çalışma cezasının ardından İngiltere’den ayrılan Wilde, yaşamının son yıllarını Avrupa’da geçirdi ve sonunda Paris’e yerleşti. 46 yaşında yaşamını yitiren Wilde’ın ölüm nedeninin bugün büyük ölçüde kulak enfeksiyonuna bağlı komplikasyonlar olduğu düşünülüyor. 30 Kasım 1900 öğleden sonrasında Hôtel d’Alsace’daki odasında yaşamını yitirdiğinde yanında yakın dostu Robert Ross, yazar Reginald Turner ve otelin sahibi Jean Dupoirier bulunuyordu. Ölümünün ardından Wilde beyaz bir gecelik giydirilerek çiçekler ve bitkilerle çevrelendi.

Ölümünden yaklaşık üç saat sonra Robert Ross, Maurice Gilbert’tan ödünç alınmış bir kamera ve büyük olasılıkla magnezyum flaşı kullanarak Wilde’ın son bir fotoğrafını çekmesini istedi. Camera Museum verilerine göre erken dönem fotoğraf teknolojileri hareketi “dondurmakta” zorlanıyordu. Bu nedenle fotoğrafçılar çok güçlü ve çok kısa süreli ışık patlamalarına ihtiyaç duyuyordu. Magnezyum, yanarken güçlü bir ışık üretmesi nedeniyle önemli hale geldi ve 1860’lardan itibaren fotoğrafçılıkta kullanılmaya başlandı. 1880’lere gelindiğinde daha parlak ve kullanımı daha kolay magnezyum flaş sistemleri geliştirilmiş olsa da bu teknoloji hâlâ riskliydi ve güvenilir, anlık fotoğraf üretimi sorununu tamamen çözebilmiş değildi.

Robert Ross daha sonra fotoğraf hakkında şunları yazdı: “Oscar’ın başarısız bir fotoğrafı Maurice Gilbert tarafından benim isteğim üzerine çekildi, flaş düzgün çalışmamıştı.”

Buna rağmen bu kare, Oscar Wilde’ın bilinen son fotoğrafı olarak tarihe geçti. Ödünç alınmış kamera, zorlu ışık koşulları ve teknik sınırlamalar nedeniyle son portreden günümüze yalnızca birkaç baskının ulaştığı düşünülüyor. Ayrıca Wilde’ın Avrupa’daki sürgün yılları çok az fotoğraflandığı için bu görüntü fotoğraf tarihi açısından daha da dikkat çekici hale geliyor.

Exit mobile version