New Brighton sahillerinde güneş yanığı bedenler, bir ziyafette flaşın ortasında yakalanmış yüzler… Martin Parr’ın kadrajında sıradan olan asla masum değildir. Her görüntü, gerçeğin absürt ve acımasız bir tiyatrosuna dönüşür. Ve o anda fark edersin: gördüğün şey, sandığın şey değildir.
