
Kaya sanatı meraklısı Jon Harman, NASA Jet Propulsion Laboratory bilim insanlarının Mars’ın kayalık yüzeyine ait uydu fotoğraflarındaki ayrıntıları iyileştirmek için geliştirdiği görüntü işleme tekniğini kullanarak Dünya’daki solmuş antik eserleri görünür hâle getirdi. Mars görüntü tekniği, farklı ışık ve renk kanallarındaki ayrıntıları güçlendirerek gözle fark edilmesi zor izlerin daha net incelenmesine yardımcı oluyor.
Jon Harman, kaya sanatı da dâhil olmak üzere tarihe tutkulu. Bu ilgi, 1980’lerde bir arkadaşının onu yerel kaya sanatı gruplarıyla birkaç arazi gezisine götürmesiyle başladı. Mağara resimleri gibi antik kaya sanatının gizemleri Harman’ı hemen etkiledi ve bu merakı onyıllar boyunca sürdürdü.
2005’teki bir kaya sanatı konferansında biri, Harman’a NASA’nın Mars Exploration Rover sayfasındaki “korelasyonsuz germe” adlı görüntü işleme tekniğinin dramatik etkisini gösteren fotoğrafları gösterdi.

NASA JPL’nin 2005 tarihli açıklamasına göre korelasyonsuz germe, “bir sahnedeki nesneler arasındaki renk farklılıklarını güçlendiren bir görselleştirme aracı.”
JPL, “İşlemin etkisi; giriş görüntüsündeki renk tonu, doygunluk ve yoğunluk algısını korurken pikselleri olası tüm renkler arasında iyi dağıtılmış bir çıktı görüntüsü elde etmektir” diye ekliyor.
Mars’taki yüzey farklılıkları incelenirken her ek ayrıntı, Kızıl Gezegen’in jeolojisini ve tarihini ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor. Harman’ın hemen fark ettiği gibi aynı yaklaşım, kaya sanatı gibi görüntülerdeki solmuş ve ayırt edilmesi zor ayrıntılara da uygulanabiliyor.

NASA, yazısında “Tekniğin ne kadar ayrıntı ortaya çıkardığını gören Harman, bunun antik ve solmuş görüntüleri incelemedeki anlamını kavradı” diyor.
Tıbbi görüntüleme geçmişi ve matematik doktorası sayesinde Harman, NASA araştırma makalesini incelemeye başlar başlamaz korelasyonsuz germe tekniğini kullanabileceğini anladı.
Harman, “Google’da aradım ve algoritmanın nasıl uygulanacağını anlatan bir NASA makalesi buldum. Tıbbi görüntüleme deneyimimden bunu yapabileceğimi biliyordum; ben de yaptım” diyor.
Harman, Dstretch eklentisini geliştirmeye başladı; bu çalışma zamanla Android ve iOS için Dstretch uygulamalarına dönüştü.
NASA’ya göre “korelasyonsuz germe yalnızca renkler arasındaki kontrastı artırmak yerine, özgün renkleri farklı ve genişletilmiş bir renk aralığına eşliyor. Renk matrislerini köşegenleştirme gibi adımları içeren karmaşık bir süreç.”
Harman Dstretch’i ilk olarak Meksika’nın Baja California bölgesinde çektiği kaya sanatı fotoğraflarında kullandı. Algoritma, neredeyse görünmez durumdaki sarı bir figürü etkili biçimde ortaya çıkardı.
Harman, “Bu beni aracın yararlılığına ikna etti. Ardından denemeler yaptım ve çalıştığım renk uzayını değiştirerek farklı görüntülerde iyi sonuçlar alabileceğimi gördüm” diyor.
Dünya genelindeki arkeologlar da dâhil olmak üzere pek çok kişi Dstretch ile güçlü sonuçlar alınabildiğini kısa sürede öğrendi. NASA’nın Mars fotoğrafları üzerindeki çalışmasına dayanan Harman’ın uygulaması; Mısır, Kanada, Yunanistan ve başka yerlerde belgelenmemiş figürleri ve eserleri keşfetmek için kullanıldı. Dstretch, mumyalanmış kalıntılardaki dövmelerin görüntülerini iyileştirmekte bile kullanıldı.
Harman, “İnsanların bulduğu birbirinden farklı uygulama alanlarının çoğu beni şaşırttı. Bu gerçekten etkileyici” diyor.

Dstretch’in en büyük başarılarından biri, Singapurlu arkeolog Noel Hidalgo Tan’ın 2010-2012 arasında Kamboçya’daki Angkor Wat tapınak kompleksi çevresinde 200’den fazla solmuş resmi Dstretch kullanarak keşfetmesiydi.
Bu yaklaşım yalnızca geçmişe ait izleri belgelemeyi kolaylaştırmıyor; kaya yüzeylerinde zamanla silikleşen detayların karşılaştırmalı olarak takip edilmesine de imkân veriyor. Böylece araştırmacılar, aynı alanı farklı dönemlerde yeniden inceleyerek doğal aşınma ve insan etkisiyle oluşan değişimleri daha sağlıklı biçimde değerlendirebiliyor.
Görsel kaynakları: NASA, Jon Harman, Noel Hidalgo Tan
