Leica, 2026 Leica Oskar Barnack Award ve ilk kez verilen LOBA Women Grant’in kazananlarını açıkladı.
Fotoğrafçı Damir Faizulin ana Leica Oskar Barnack Award’ın (LOBA) sahibi olurken, Laila AnnMarie Stevens Newcomer ödülünü, Valentina Sinis ise ilk LOBA Women Grant’i kazandı.
Leica Galleries International’ın Baş Temsilcisi ve Leica Sanat Direktörü Karin Rehn-Kaufmann, “2026 LOBA jürisinin tamamı adına — Jane’a Johnson (akademisyen ve küratör, The Museum of Modern Art [MoMA], New York, ABD), Celina Lunsford (FFF, Fotografie Forum Frankfurt Sanat Direktörü ve Küratörü, Almanya), Paolo Pellegrin (fotoğrafçı, İtalya) ve Gu Zheng (Profesör, Fudan University School of Journalism, Şanghay, Çin) — kazananları içtenlikle kutluyorum,” diyor.
Lunsford ise, “Çalışmaların kalitesi çok yüksekti; beklentilerimiz de öyle,” diyor.
Johnson, “Bu ödülün önemini abartmak mümkün değil,” diye ekliyor. “Fotoğrafçılara ciddi bir maddi destek sağlıyor, yüksek kaliteli ekipmana erişim sunuyor ve onları tarihin en önemli fotoğrafçılarından bazılarının oluşturduğu mirasla buluşturuyor.”
LOBA ana ödülünün sahibi Damir Faizulin, 40 bin euro para ödülü ve 10 bin euro değerinde Leica fotoğraf ekipmanı kazanıyor. Newcomer Award’ın sahibi Laila AnnMarie Stevens, 10 bin euro ile birlikte bir Leica Q3 alıyor. LOBA Women Grant’i kazanan Valentina Sinis ise devam eden fotoğraf projesini tamamlaması için 10 bin euro destek, bir Leica Q3 ve profesyonel destek kazanıyor.

Leica Oskar Barnack Award’ın Ana Ödülü Damir Faizulin’in
Leica Oskar Barnack Award’ın (LOBA) 46. edisyonundaki ana ödül, Rus fotoğrafçı Damir Faizulin’in Preserving Nature as Preserving Ourselves serisine verildi.
Dünya genelinde 130’dan fazla fotoğraf uzmanının aday gösterdiği 400’ü aşkın çalışma arasından seçilen Faizulin’in serisi, özellikle Rusya’nın güneyindeki Kuzey Kafkasya bölgesinde yer alan Dağıstan dağlarında insan ile doğa arasındaki hassas dengeyi belgeleme biçimiyle jüriyi etkiledi.

Preserving Nature as Preserving Ourselves serisinden | © Damir Faizulin/LOBA 2026

Bölgede bir yanda gelenek ve kültür, diğer yanda modern mimari ve gelişmekte olan turizm sektörü arasında dikkat çekici bir gerilim bulunuyor. Bir karede harap ve terk edilmiş yapılar hemen göze çarparken, başka bir kare yaşam ve enerjiyle dolu. Ancak serinin tamamında bölgenin doğal güzelliği belirgin biçimde öne çıkıyor.
Faizulin, “Dağıstan’ı ilk kez 2020’de turist olarak ziyaret ettim ve bölgenin kültürel dokusuyla, o anın anlamıyla ve kişisel ilgimle hemen güçlü bir bağ kurdum. Bölgenin hızlı bir değişim sürecine girmek üzere olduğunu hissettim ve bu gelişmeleri belgelemek istedim,” diyor.

Preserving Nature as Preserving Ourselves serisinden
| © Damir Faizulin/LOBA 2026

| © Damir Faizulin/LOBA 2026
“Bu nedenle 2021’de bölgeyi daha derinlemesine incelemek için Dağıstan’a taşındım. Benim için bir fotoğrafın gerçekliği basitleştirmemesi, aksine onun karmaşıklığını fark etmemize yardımcı olması önemli,” diye devam ediyor.
Damir Faizulin, 1986’da Özbekistan’da doğdu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ailesi Rusya’ya taşındı. Faizulin 33 yaşına kadar başarılı bir profesyonel güreşçi ve dövüş sanatçısıydı.
Kaliningrad’da fotoğrafçı Dmitry Markov’un düzenlediği belgesel fotoğrafçılık atölyelerine katıldıktan sonra fotoğrafçılığa tutkuyla bağlandı. 2020’de bağımsız fotoğraf projeleri üretmeye başladı. LOBA, Faizulin’in katıldığı ilk uluslararası yarışma olma özelliğini taşıyor.


Rehn-Kaufmann, “Damir Faizulin’in Preserving Nature as Preserving Ourselves serisi, insanlığın refahının doğal çevremizin durumuyla ne kadar yakından bağlantılı olduğunu etkileyici biçimde ortaya koyuyor. Sakin, acele etmeyen ve zaman zaman mizahi bir görsel dille çağımızın en acil meselelerinden birini incelikli biçimde ele alıyor. Fotoğrafları bizi doğaya karşı sorumluluğumuz üzerine düşünmeye ve çevreyle ilişkimizi yeniden değerlendirmeye davet ediyor,” diyor.
“Serinin görsel bütünlüğü özellikle etkileyici. Faizulin, belgesel hassasiyetini şiirsel bir görsel dille birleştirerek hem duygusal hem de düşündürücü fotoğraflar üretiyor. Çalışmayı bu kadar özel kılan da tematik güncellik ile duygusal derinlik arasındaki bu denge,” diye devam ediyor.
Newcomer Ödülü Laila AnnMarie Stevens’ın
Amerikalı fotoğrafçı Laila AnnMarie Stevens, Clayton Sisterhood Project adlı çalışmasıyla bu yılın LOBA Newcomer Award’ını kazandı.

2001’de Queens’in South Jamaica bölgesinde doğan Stevens, henüz 20 yaşındayken The New York Times için çalışmaya başladı ve fotoğrafları gazetenin “Metropolitan” bölümünde yayımlandı. O tarihten bu yana çalışmaları birçok farklı yayında yer aldı. Stevens ayrıca New York’taki Fashion Institute of Technology’den Fotoğraf ve Medya alanında Güzel Sanatlar Lisans derecesi aldı.

Clayton Sisterhood Project serisinden | © Laila AnnMarie Stevens/LOBA 2026

Ödüllü seri, Stevens’ın iki kız kardeşi ve dört yeğenine odaklanıyor. Aile, Queens’ten ayrılarak North Carolina’nın Clayton kentindeki bir arazi üzerinde bulunan ortak eve taşındı ve kendileri için çok farklı yeni bir yaşam biçimi kurdu.
Siyah-beyaz fotoğraf serisi, queer aile bağları da dahil olmak üzere çağdaş akrabalık yapılarını ve kendine güvenen, güçlenmiş Siyah kadınların mirasını inceliyor.



Stevens, “Bu fotoğrafları seçerken çalışmaların kuşaklar arasında bağ kurmanın farklı biçimlerini yansıtmasını istedim. Çalışmalarımın bu şekilde takdir edilmesi inanılmaz derecede cesaret verici,” diyor. “ABD’deki mevcut siyasi ortamı, özerklik, bakım ve görünürlükle ilgili pek çok hakkın aktif biçimde tartışmaya açıldığı bir dönemi düşündüğümde, bu ödül bana büyük umut verdi.”
Rehn-Kaufmann, “Clayton Sisterhood Project ile Laila AnnMarie Stevens son derece samimi ve sahici bir çalışma ortaya koydu. Projenin odağında topluluk, aidiyet ve kadın dayanışması bulunuyor. Direnç ve topluluğun gücüne dair bir hikâye anlatırken konusuna sıcaklık, saygı ve duyarlılıkla yaklaşıyor. Seri, dayanışma ve bağ kurmanın güç ve umut kaynağı olarak ne kadar önemli olabileceğini gösteriyor,” diyor.
İlk LOBA Women Grant’in Sahibi Valentina Sinis
İtalyan fotoğrafçı Valentina Sinis, ilk kez verilen 2026/2027 LOBA Women Grant’in sahibi oldu. Sinis, destek sayesinde Irak’taki silahlı direnişe katılmak için evlerinden ayrılan Kürt kadınlara odaklanan uzun soluklu The Last Butterflies projesini sürdürecek.
Sinis, projenin yeni bölümünde bu desteğin yardımıyla çatışmanın insanları nasıl şekillendirdiğini ve aileleriyle, evleriyle ve topraklarıyla kurdukları bağı nasıl değiştirdiğini araştıracak. Savaşın ilk bakışta görülenden çok daha derine uzanan insani bedelini incelemeye devam edecek.
Leica’dan Karin Rehn-Kaufmann, “The Last Butterflies, kadınların savaşta bir süredir üstlendikleri yeni rolü güçlü biçimde ortaya koyuyor,” diyor. “Fotoğraflar, kadınların erkekler olmadan ülkeleri için mücadele etmek üzere nasıl bir araya geldiklerini açık ve etkileyici biçimde gösteriyor. Valentina Sinis’in bu projeyi sürdürebilmesi ve tamamlayabilmesi önemli.”

Sinis’in The Last Butterflies serisinin yeni bölümü gelecek yıl LOBA kapsamında sergilenecek.
Görsel kredisi: Leica Oskar Barnack Award. Fotoğrafçılar görsel altyazılarında ayrıca belirtilmiştir.
