
Bu hafta, NASA’nın Viking 1 uzay aracının Mars’a güvenli bir şekilde inişinin 50. yılıydı. Bu görev, uzay araştırmalarında yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyordu. Viking 1, Kızıl Gezegen’e indikten yalnızca birkaç dakika sonra Mars yüzeyinden çekilmiş ilk fotoğrafı kaydetti. Böylece insanlık, başka bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş bir fotoğrafı ilk kez görmüş oldu.
Viking 1, 20 Temmuz 1976’da Mars’ın tozlu yüzeyine indiğinde daha önce ulaşılmamış bir başarıya imza attı. İniş aracı, Chryse Planitia’nın, yani “Altın Ovalar”ın batı yamacına kondu ve neredeyse hemen bilimsel çalışmalarına başladı. Viking 1 ve kardeş iniş aracı Viking 2; fotoğraf çekmek, veri toplamak ve Mars’ta yaşam izleri arayan deneyler gerçekleştirmekle görevlendirilmişti.
Her Viking iniş aracında birbirinin aynısı iki kamera bulunuyordu. Görev sırasında verilerin önce Mars yörüngesindeki Viking yörünge aracına, ardından da Dünya’ya iletilmesi gerektiğinden filmli kameraların kullanılması mümkün değildi. İniş araçlarında, her biri 12 silikon fotodiyot içeren 7,3 kilogramlık iki kamera yer alıyordu.
Birbirinden 0,8 metre uzaklığa yerleştirilen bu kameralar, Mars yüzeyinin stereoskopik olarak görüntülenmesini sağlıyor ve sahneyi son derece yavaş bir şekilde tarıyordu. Tarama hızı, yörünge araçlarına saniyede yaklaşık 16.000 bit veri ileten sistemin aktarım hızıyla eş zamanlı çalışıyordu. Yörünge araçları ise bu verileri Dünya’ya saniyede 250 bit hızla gönderiyordu.
Bu kameralar günümüz standartlarına göre olağanüstü derecede yavaş görünse de bütün bunlar 50 yıl önce, Dünya’dan yaklaşık 225 milyon kilometre uzaktaki Mars’ta gerçekleşiyordu. Bu, gerçekten dikkat çekici bir başarıydı.
İlk fotoğrafın taranması tamamlanıp görüntü Dünya’ya gönderildiğinde insanlık, Mars yüzeyinden bakıldığında çevrenin nasıl göründüğünü ilk kez gördü. Yalnızca bu başarı bile Viking 1‘in kameralarını olağanüstü kılmaya yetiyor.

Viking 1’in Mars’a inişinden 40 dakika sonra, Pasifik Yaz Saati’ne göre 05.52’de, görev kontrol ekibi aracın gönderdiği ilk görüntüleri görmeye başladı. Fotoğraf, ekranda her seferinde dar bir veri şeridi belirecek şekilde yavaş yavaş ortaya çıkıyordu.
Viking iniş aracı görüntüleme ekibinin lideri Dr. Thomas Mutch, o anı şöyle anlatıyordu:
“Siyah ekrana bakıyor, ilk fotoğrafın ilk birkaç satırını haber verecek o dar şeridi bekliyordum. Sonunda belirdi. Elektronik bir sihirden küçük bir parça. Aydınlık ve karanlık alanlar.”
Sonunda belirdi. Elektronik bir sihirden küçük bir parça.
Mutch, görüntünün tamamlanışını ise şu sözlerle aktarıyordu:
“Fotoğraf ekranı doldurmaya başladı. Taşlar ve kum görünüyordu. Sonunda, en sağ tarafta uzay aracının iniş ayaklarından biri belirdi. Başarımızı gerçekliğin işaretiyle mühürleyen sembolik bir nesneydi. Tekrar tekrar, ‘İnanılmaz,’ diyordum.”
Tekrar tekrar, “İnanılmaz,” diyordum.
Aradan geçen 50 yılda insanlık Mars hakkında çok daha fazla bilgi edindi ve gezegenin sayısız çarpıcı fotoğrafını çekti. Ancak bütün bu önemli bilimsel çalışmalar ve keşifler, Viking 1 ve Viking 2 görevlerine büyük bir borç taşıyor.

NASA bu değişimi, “Bir zamanlar yalnızca uzaktan görebildiğimiz bir yere artık ulaşabiliyor ve onu kavrayabiliyorduk,” sözleriyle açıklıyor.
Görsel kaynakları: NASA/JPL







Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.