Ana Sayfa KütüphaneEditoryal Yazılar ve GörüşlerKlimalı Sinemalar Yaz Gişe Filmlerini Nasıl Doğurdu?

Klimalı Sinemalar Yaz Gişe Filmlerini Nasıl Doğurdu?

tarafından Ethem Onur Parlar
2 dk. okuma

Eski fotoğraflar, klimanın sinema salonlarını yaz sıcağından kaçış noktalarına dönüştürerek Hollywood’un yaz gişe filmleri geleneğini nasıl başlattığını gösteriyor.

Klimalı Sinemalar Yaz Gişe Filmlerini Nasıl Doğurdu?
Gece saatlerinde bir sinema salonunun önündeki kaldırımda sıra bekleyen insanlar ve yakında park hâlindeki bir Snow Builder kamyonu görülüyor; sinemanın tabelasında Fingers at the Window filminin adı yer alıyor.

Sinema salonunun dışındaki bir panoda “İçerisi her zaman ferah ve serin” yazıyor. Yaklaşık 1940 yılında çekilen bu fotoğraf, yaz gişe filmleri geleneğinin nasıl başladığına dair bir ipucu sunuyor.

1920’lerde birçok sinema salonu, en sıcak aylarda kapanıyordu. Çünkü karanlık ve penceresiz salonlar kavurucu derecede ısınıyor, müşteriler içeride bunaldıklarını düşünüyordu.

Balaban and Katz, dünyanın mekanik olarak soğutulan ilk sinema salonunu 1917’de Chicago’da açmıştı. Ancak klimanın mucidi Willis Carrier’ın Times Square’deki Rivoli Theatre’a daha gelişmiş bir sistem kurması 1925’i buldu.

İnsanlar, Gary Cooper’ın başrolünde yer aldığı Meet John Doe filminin afişini sergileyen Chicago Theatre’ın önündeki kaldırımda yürüyor.
State Street’te bulunan ve Balaban and Katz tarafından işletilen ikonik Chicago Theatre, Temmuz 1941. Tabelada salonun klimalı olduğu vurgulanıyor.
Irvin Theatre’ın gece görünümünde Murder at the Vanities filminin afişi ve “Soğutma Sistemiyle Serinletilir” yazılı bir neon tabela görülüyor.
Yaklaşık 1930.

Rotten Tomatoes’a göre Carrier, bina henüz inşaat hâlindeyken Paramount Pictures’ı klima sistemi kurmaya ikna etti.

Rivoli Theatre, 1925’te Anma Günü hafta sonunda açıldı ancak klima başlangıçta çalışmadı. Sinemaseverler salona girerken serinlemek için yelpazelerini çıkardı. Sistem nihayet devreye girdiğinde ise insanlar yelpazelenmeyi bıraktı ve filme çok daha iyi odaklanabildi.

Paramount Pictures’ın başındaki Adolph Zukor buna tanık oldu ve bu teknolojinin işi açısından ne kadar güçlü olduğunu hemen fark etti. Böylece yaz ayları, henüz gelişmekte olan sinema endüstrisi için ölü bir dönem olmaktan çıkabilirdi. Sinema salonları, insanlara sıcaktan kaçıp film izleyebilecekleri bir yer sunarak artık serinliğin kendisini satabilirdi.

Kubbesi ve minaresi bulunan bir sinema salonunun siyah-beyaz fotoğrafında “İçerisi Serin” yazılı bir pankart ve önünde park hâlinde eski model bir otomobil görülüyor.
Kongre Kütüphanesi yakın zamanda, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda sinema salonlarının klima sistemlerini tanıttığı fotoğraflardan oluşan bir seçki hazırladı. O dönemde ABD genelinde yalnızca birkaç sinema salonunda klima bulunduğundan, bu önemli bir satış avantajıydı. Fotoğrafta, 1940 yılında Colorado’nun Montrose kentindeki Fox Theater görülüyor. | Fotoğraf: Russell Lee
İki kadın, klima reklamlarının ve bir kutup ayısı heykelinin bulunduğu sinema bileti gişesinin önünde duruyor.
Chicago’da bir sinema salonu, 1940. | Fotoğraf: John Vachon
Bir sinema salonunun önündeki sokak manzarasında, June Lang ve Lyle Talbot’ın başrollerini paylaştığı One Wild Night filminin afişi, altında asılı “SERİN” yazılı pankart ve kaldırımda yürüyen yayalar görülüyor.
Ohio’nun Lancaster kenti yakınlarında bir sinema salonu, Ağustos 1938.

The Blend’in aktardığına göre ilk büyük yaz filmlerinden biri, Bombardier adlı 1943 yapımı savaş dramasıydı. Film, “aksiyon ve heyecan dolu tüm hizmet filmlerinin gişe rekortmeni” olarak tanıtılmıştı.

Jaws ve Star Wars ancak 1970’lerde, Hollywood takviminin vazgeçilmezlerinden biri hâline gelen tipik yaz gişe filmlerine dönüştü. O tarihlerde klima, Amerikan evlerinde de giderek yaygınlaşıyordu.

Yine de klima sistemlerini tanıtan sinema salonlarının bu ilk fotoğrafları ile bugün hâlâ varlığını sürdüren yaz gişe filmi olgusu arasında doğrudan bir bağ kurmak mümkün.

Bunlar da İlginizi Çekebilir