Yeni bir belgesel, 1980’deki Mount St. Helens patlamasını fotoğraflarken hayatını kaybeden ve son görüntülerinin kurtulmasını sağlamak için kamerası ile filmini kendi bedeniyle koruyan fotoğrafçı Robert Landsburg’ün hikâyesini anlatıyor.
Landsburg, ABD’nin Washington eyaletindeki aktif yanardağ Mount St. Helens’i, 18 Mayıs 1980’de gerçekleşen yıkıcı patlamadan önceki haftalarda belgeliyordu. Üzerine doğru yaklaşan kül bulutundan kaçamayacağını fark ettiğinde mümkün olduğu kadar uzun süre fotoğraf çekmeye devam etti; ardından Nikon F2 Photomic kamerasını ve içindeki Kodak Kodachrome 64 filmi bedeniyle korumaya çalıştı.
Landsburg’ün patlamayı belgelemeye devam etmesi ve fotoğraflarını hayatı pahasına koruması, onu fotoğrafçılığa adanmışlığın kalıcı simgelerinden biri haline getirdi. Landsburg’ün filmi ölümünden 17 gün sonra banyo edildi ve fotoğrafları ölümünden sonra National Geographic’te yayımlandı. Böylece hayatı boyunca kurduğu bir hayal gerçekleşirken, jeologlara da tarihi patlamaya ilişkin değerli bir görsel kayıt sağlandı.

Şimdi yönetmen Marq Evans’ın hazırladığı kısa belgesel 8:32 AM: The Last Photographs of Robert Landsburg, fotoğrafçının sıra dışı hikâyesini anlatıyor. Landsburg’ün ailesi filmde ilk kez kamera karşısına geçerken, fotoğraflarını korumaya çalışırken hayatını kaybetmesinin ardından geride kalan kamerası, günlükleri ve arşivi de ilk kez bu ölçüde kapsamlı biçimde izleyiciye açılıyor.
“Onun Hakkında Gerçekten Başka Hiçbir Şey Yoktu”
Belgesel yönetmeni Marq Evans, Landsburg hakkında kahramanca son anlarının ötesinde çok az şey yazılmış olmasına şaşırdığını söylüyor. Mevcut yazıların büyük ölçüde aynı ayrıntıları tekrar ettiğini, fotoğrafçının yaşamını ve çalışmalarını yeterince incelemediğini fark eden Evans, bu bilgi eksikliğinin kendisini daha fazla araştırmaya ve 8:32 AM belgeselini hazırlamaya yönelttiğini belirtiyor.
Evans, PetaPixel’e yaptığı açıklamada, “Onun hakkında gerçekten başka hiçbir şey olmamasına şaşırdım. Google’da sayfalarca sonuç vardı ama makaleler aynı hikâyeyi tekrar tekrar anlatıyordu. Ben daha fazlasını öğrenmek istedim. Beni ailesine ulaşmaya yönelten de bu meraktı,” diyor.


Evans, Landsburg’ün ailesine ulaşmanın “biraz dedektiflik gerektirdiğini” söylüyor. Landsburg’ün hayatını kaybeden kardeşinin ölüm ilanı üzerinden ailesinin izini süren yönetmen, kardeşinin eşine eski bir AOL e-posta adresi aracılığıyla ulaşmayı başardı. Mesaj daha sonra kızlarına iletildi ve Evans böylece Landsburg’ün yeğeni Jill Dutchess ile bağlantı kurdu. Dutchess, fotoğrafçının hikâyesinin ilk kez kamuoyuna ayrıntılı biçimde anlatılmasına yardımcı olmayı kabul etti.
Evans, “Aile bu hikâyeyi daha önce kamuoyu önünde hiç anlatmamıştı çünkü onlar için çok zor bir dönemdi ve acısı uzun süre taze kaldı. Ancak hikâyeyi ilk kez paylaşmaya açık olduklarını söylediler ve bu süreçte onlarla çok güzel bir iş birliği geliştirdik,” diye açıklıyor.
“Gerçek Bir Şeyin Değerini Anlıyordu”
Yönetmen, 8:32 AM belgeselinin üç ve beş dakikalık iki kısa versiyonunu YouTube ve Instagram üzerinden yayımladı. Evans, Landsburg’ün hikâyesini daha uzun bir filme dönüştürmeyi planlıyor. Projede Mount St. Helens’te 8 mm filme çekilen yeniden canlandırma görüntüleri de yer alacak ve filmin yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.

Evans, “Öncelikle internette yer alan hikâyesinin küçük bir bölümünün ötesinde Robert Landsburg’ün gerçekte kim olduğunu daha fazla anlatabilecek olmaktan mutluyum. O profesyonel ve işine son derece bağlı bir fotoğrafçıydı. Hayatında bir kez karşısına çıkabilecek bir fırsatı fotoğraflarken güvenli bir bölgede olduğuna inanıyordu,” diyor.
Yönetmen sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bunun ötesinde, onun fotoğrafçılığa bağlılığında bugün özellikle anlamlı gelen bir şey var. Yapay zekâ çağında, insanlar orada bulunmadan bile fotoğraf üretebilirken Landsburg yalnızca gerçekten oradaydı; aynı zamanda gerçek bir şeyin değerini anlıyor ve onu korumak için mücadele ediyordu.”
8:32 AM: The Last Photographs of Robert Landsburg hakkında daha fazla bilgiye belgeselin Instagram hesabından ve resmi internet sitesinden ulaşılabilir.
