Vilhelm Gunnarsson, İzlanda’nın Güney Kıyılarında Atlantik’in Gücünü Belgeliyor

Siyah-beyaz fotoğraflardan oluşan seri, Reynisfjara’dan bazalt kayalıklara kadar İzlanda’nın güney kıyılarında okyanusun hem büyüleyici hem de ölümcül olabilen yüzünü gösteriyor.

tarafından Ethem Onur Parlar
2 dk. okuma
A large, crashing wave sprays mist around two dark, jagged rock formations rising from the ocean under a cloudy sky.
‘Ghost of Reynisfjara’, Vilhelm Gunnarsson.

Fotoğrafçı Vilhelm Gunnarsson, Atlantik Okyanusu’nun durmak bilmeyen gücüyle şekillenen İzlanda’nın güney kıyılarını fotoğraflıyor.

Sert ve etkileyici siyah-beyaz fotoğraflar, Reynisfjara Plajı da dahil olmak üzere İzlanda’nın güney kıyılarında çekildi. Reynisfjara, geçmişte dalgalar tarafından denize sürüklenen ve hayatını kaybeden çok sayıda ziyaretçiyle de biliniyor.

Gunnarsson’ın tercih ettiği monokrom yaklaşım, okyanusun dokusunu, dalgaların gücünü ve kıyının dramatik karakterini daha belirgin hale getiriyor. Siyah-beyaz fotoğrafçılığın tarihsel gelişimi ve görsel dili üzerine hazırladığımız yazıda bu yaklaşımın fotoğraf tarihindeki yerini daha ayrıntılı ele alıyoruz.

Gunnarsson, “Okyanus, birçok İzlandalı için olduğu gibi benim için de çok özel. Kuzey Atlantik’in ortasında bir adada yaşıyoruz ve deniz bizim yaşam damarımız. İzlanda, dünyanın en zengin balıkçılık alanlarından bazılarına sahip. Okyanus aynı zamanda ülkemizi yaşanabilir kılan sıcak akıntıları da beraberinde getiriyor,” diyor.

Üç kişinin siyah-beyaz silueti, kayalık uçurumun kenarında durarak yakında kırılan büyük okyanus dalgasını izliyor.
Arka planda büyük ve koyu bir kaya oluşumu yükselirken ön planda dev dalgalar çalkantılı biçimde kırılıyor.
Bir martı, çalkantılı okyanus dalgalarının üzerindeki doğal kaya kemerinden siyah-beyaz bir sahnede uçuyor.

Gunnarsson’a göre okyanusun gücünün en yoğun hissedildiği yerlerden biri, geçtiğimiz yıl dokuz yaşındaki Alman bir kız çocuğunun hayatını kaybettiği Reynisfjara Plajı.

“Yüksek uçurumlar, bazalt sütunları ve Reynisdrangar deniz kayalıkları, İzlanda’nın en ikonik manzaralarından birini oluşturuyor,” diyor Gunnarsson.

“Ancak bu güzellik ciddi bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor. ‘Sneaker wave’ olarak bilinen ani ve güçlü dalgalar hiçbir uyarı olmadan plajın çok ilerisine kadar ulaşabiliyor ve insanları denize sürükleyebiliyor. İnsanlar burada hayatını kaybetti; ziyaretçilerin suya fazla yaklaşması ya da hava güzel olsa bile dalgaların gücünü hafife alması nedeniyle ciddi kazalar yaşandı.”

Gunnarsson, Reynisfjara Plajı’nda çektiği fotoğraflardan birinde dalganın içinde bir yüzün belirdiğini söylüyor.

“Bu yüzden hayalet fotoğrafım benim için çok önemli. İnsanlara dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatıyor; çünkü okyanusun derinliklerinde neyin gizlendiğini hiçbir zaman bilemezsiniz,” diyor.

Büyük bir dalga kayalık kıyıya çarparak koyu gökyüzüne doğru dev bir beyaz su spreyi yükseltiyor.
Tek bir kuş, dalgaların uzun ve dar kıyıya vurduğu karanlık ve atmosferik okyanus manzarasının üzerinde uçuyor.
Güneş ışığı koyu ve ağır bulutların arasından geçerek siyah-beyaz görüntüde çalkantılı okyanusun üzerine ışık huzmeleri düşürüyor.
Siyah-beyaz manzarada koyu uçurumlar plajın üzerinde yükseliyor ve zirvede bir deniz feneri görülüyor.

Gunnarsson, yaklaşık 400 bin nüfuslu bu İskandinav ada ülkesini çevreleyen denizlerin önemine dikkat çekmek amacıyla İzlanda’nın güney kıyılarını belgeleyen bir fotoğraf projesi oluşturmak istedi.

“Kıyının batı bölümü kayalık ve sert bir karaktere sahipken, daha doğuda siyah kumlu plajlar öne çıkıyor. Fotoğraflar, dalgalar karaya çarparken okyanusun gücünü ve aynı zamanda her türlü hava koşulundaki güzelliğini göstermeyi amaçlıyor,” diyor Gunnarsson.

“Bir tanesi drone ile çekilen fotoğraf dışında tüm görüntüleri Canon kameralarla çektim. Kötü havalarda dışarıda olmayı seviyorum; dolayısıyla kuvvetli rüzgârda, deniz spreyi üzerinize ve ekipmanınıza gelirken fotoğraf çekmek benim için yeni bir şey değil. Sprey geldiğinde ne zaman arkamı dönmem ve ekipmanı korumam gerektiğini bilerek kameraları mümkün olduğunca korumaya çalışıyorum.”

Büyük ve yarı saydam bir buz parçası koyu, ıslak plajda dururken okyanus dalgaları üzerinden geçiyor; uzakta iki küçük buzdağı görülüyor.
Siyah-beyaz görüntüde çalkantılı okyanus, kar yağışlı gökyüzü altında sudan yükselen büyük kaya oluşumlarıyla birlikte görülüyor.
Siyah-beyaz görüntüde dev dalgalar, parlak gökyüzü ve dramatik bulutlar altında çalkantılı biçimde kırılıyor.
Büyük dalgalar, bulutlu gökyüzü altında koyu ve sivri kayalık kıyıya çarpıyor.
Bir grup insan, gün batımında büyük bir dalganın kıyıya çarpmasını korkuluklu gözlem platformundan izliyor.
Büyük bir dalga, bulutlu gökyüzü altında siyah kumlu plajdaki koyu ve dik bazalt uçurumuna çarpıyor.
Siyah-beyaz manzarada fırtınalı ve çalkantılı okyanus, sivri koyu kaya oluşumlarına ve kayalık kıyıya vuruyor.
Havadan çekilen görüntüde beyaz okyanus dalgaları koyu siyah kumlu plaja vuruyor.

Gunnarsson’ın daha fazla çalışmasına internet sitesinden ve Instagram hesabından ulaşılabilir.


Görsel kredisi: Fotoğraflar Vilhelm Gunnarsson tarafından çekilmiştir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir