Ana Sayfa KütüphaneEditoryal Yazılar ve GörüşlerSteve McCurry Çekimlerinin %95’inde Hangi Objektifi Kullanıyor?

Steve McCurry Çekimlerinin %95’inde Hangi Objektifi Kullanıyor?

by Ethem Onur Parlar

Steve McCurry, bugün çekimlerinin yaklaşık %95’ini tek bir objektifle gerçekleştiriyor. Üstelik artık yanında ne büyük bir ekipman çantası ne de birden fazla gövde taşıyor. Peki efsanevi fotoğrafçının vazgeçemediği bu objektif hangisi?

Steve McCurry, muhtemelen günümüzde yaşayan en tanınmış fotoğrafçılardan biri. National Geographic için yaptığı çalışmaların yanı sıra, 1984’te Kodachrome film üzerine, Nikkor 105mm objektif takılı bir Nikon FM2 ile çektiği büyüleyici Afghan Girl fotoğrafıyla tanınıyor.

76 yaşındaki McCurry bugün hâlâ oldukça aktif biçimde fotoğraf üretmeye devam ediyor. Almanya’da kısa süre önce düzenlenen Leica SL3-P lansmanında kendisiyle karşılaştığımda, efsanevi Magnum fotoğrafçısının günümüzde neredeyse her zaman yalnızca tek bir objektif kullandığını öğrenmek beni şaşırttı: Leica Vario-Elmarit-SL 24-90mm f/2.8-4 Asph zoom.

“Kurumsal işler, reklam çekimleri ya da kişisel çalışmalar fark etmeksizin, çekimlerimin yaklaşık yüzde 95’ini bu tek objektifle yapıyorum,” diye açıklıyor.

Aslında McCurry yalnızca bu hızlı standart zoom objektife geçmekle kalmamış; tüm fotoğraf ekipmanını da ciddi ölçüde sadeleştirmiş.

“Çok eski zamanlarda bütün ekipmanımı taşıdığım bir fotoğraf çantam vardı,” diye hatırlıyor. “Sonra bundan vazgeçip iki fotoğraf makinesi, ikisinde de sabit odaklı objektifler, bol miktarda film ve belki üçüncü bir objektif taşıdığım fotoğrafçı yeleğine geçtim.

“Şimdiki sistemim ise 24-90mm bir objektif, tek bir gövde, birkaç hafıza kartı ve birkaç bataryadan oluşuyor. Çantam yok, hiçbir şey yok – yalnızca cebimde kartlar ve bataryalar var.”

ABD’li fotoğrafçı Steve McCurry, 2017’de Colegio Oficial de Arquitectos de Madrid’deki (COAM) 'ICONS' sergisinde. (Fotoğraf: Atilano Garcia/SOPA Images/LightRocket via Getty Images)
Steve McCurry, 2017’de ikonik Afghan Girl fotoğrafının önünde (Görsel: Getty Images)

McCurry, 2019’da Leica SL2 piyasaya çıktığında Nikon sisteminden ayrıldı. Ancak bu, anlık verilmiş bir karar ya da yalnızca Leica’nın onu kendi tarafına çekmek istemesinin sonucu değildi.

“Çok dikkatli bir analiz yaptım,” diye açıklıyor. “Nikon’umu ve Leica’yı aldım; stüdyoda test fotoğrafları çektim, ardından sokağa çıktım. Asistanlarımdan bazılarını da yanıma aldım. Portreler çektik. Bir tür karşılaştırma tablosu hazırladık ve bunu birkaç gün boyunca sürdürdük.

“Leica objektiflerinin daha net, daha keskin olduğu ve daha yüksek çözünürlük sunduğu açıkça ortaya çıktı. Bütün bu dikkatli analizden sonra gitmem gereken yönün bu olduğu netleşti.

“Asıl önemli olan baskı. Pennsylvania’daki stüdyomda her gün baskı alıyorum. Kitaplar ve sergiler için her gün baskı yapıyoruz; dolayısıyla baskı benim için gerçekten çok önemli. Ortaya mükemmel baskılar çıkarabilecek fotoğraflar üreten bir objektife ihtiyacım var ve SL serisiyle bunu elde ediyorum.

“Leica’dan önce ve Leica’dan sonra çektiğim pek çok fotoğrafa bakıyorum ve Leica SL serisiyle, sergiler için filmle ya da Nikon’la elde edebildiğimden çok daha büyük baskılar yapabildiğimi görüyorum.”

Steve McCurry ve Chris George, Leica genel merkezinde, 2026
Steve McCurry (sağda) ve DCW’den Chris George, Leica’nın Wetzlar’daki genel merkezinde (Görsel: Future)

Geçmişte Kodachrome’a duyduğu sevgiye rağmen McCurry, dijital makinelerinde eski renkli dia film görünümünü yeniden yaratmaya çalışmıyor.

“Rötuşçumla çalışırken yalnızca fotoğrafın, çekim sırasında gördüğüm şeye mümkün olduğunca benzemesini sağlamaya çalışıyorum. Hiçbir zaman Kodachrome görünümü ya da film görünümü elde etmeye çalışmıyorum,” diye açıklıyor.

“Sadece doğru sonucu elde etmeye ve sahici hissettiren bir şeyi yakalamaya çalışıyorum. Mesele aslında renk değil; daha çok duygu ve fotoğrafın hikâye anlatma yönü. Ben iyi, zengin renkleri seviyorum – ama renk hikâyeyi desteklemek zorunda.”

Bunlar da İlginizi Çekebilir