Panasonic Lumix DC-S1II, şirketin ikinci nesil, üst seviye 24MP tam kare aynasız fotoğraf makinesi. Gövde olarak S1RII ile tanıtılan aynı kasayı kullanıyor ve bu kez kısmen yığılmış (partially stacked) CMOS sensör etrafında şekilleniyor.
Temel özellikler
- 24MP kısmen yığılmış BSI CMOS sensör
- Raw dahil 70 fps’e kadar seri çekim
- 1,5 saniyelik pre-burst (ön çekim) kaydı
- 96MP çoklu çekim modu (gövde içi birleştirme ve hareket telafisi ile)
- 10-bit HLG HEIF fotoğraf kaydı
- 8.0 EV’ye kadar gövde içi görüntü sabitleme
- 30p’ye kadar açık kapı (open-gate) 6K video
- Tam genişlikte 5.9K veya 4K 60p’ye kadar
- Hafif kırpmayla 4K/120p video
- HDMI üzerinden 6K Raw çıkış
- Uzun kayıtlar için dahili fan
- Video için harici SSD kayıt desteği
- DR Boost modunda 15 stop dinamik aralığa sahip V-Log
- Ücretli Arri C-Log3 yükseltme seçeneği
- XLR2 adaptör ile 4 kanal, 32-bit float ses
- Bluetooth timecode senkronizasyonu
Panasonic S1II, 3199 dolar tavsiye edilen satış fiyatıyla şu anda satışta. Orijinal S1’in çıkışında olduğu gibi, bu fiyat Nikon veya Canon’un en yakın rakiplerinin liste fiyatlarından yaklaşık 400 dolar daha yüksek.
İndeks:
Yenilikler
Kısmen yığılmış (partially stacked) CMOS sensör

S1II, şimdiye kadar karşılaştığımız “kısmen yığılmış (partially stacked)” CMOS sensör kullanan ikinci fotoğraf makinesi oluyor. Bu sensör, temelde geleneksel bir BSI sensör, ancak sensörün kenarları boyunca ek bir katman olarak yerleştirilmiş daha karmaşık okuma devreleri içeriyor. Bu yapı, tek katmanlı okuma devresine sahip bir BSI sensöre kıyasla daha hızlı veri okuma sağlıyor; bunu yaparken de tam yığılmış (fully stacked) CMOS tasarımların getirdiği belirgin üretim karmaşıklığı ve maliyet artışına ihtiyaç duymuyor.
Panasonic, kullandığı 24MP sensörün, ürün gamının diğer bölümlerinde yer alan BSI sensöre göre 3,5 kat daha hızlı okuma hızına sahip olduğunu söylüyor. Bu oranın, Nikon’un Z6 II ile Z6III arasındaki iyileştirme için açıkladığı değerle aynı olması muhtemelen tesadüf değil.
Bu sensör sayesinde S1II, 70 fps’ye kadar (mekanik obtüratörle 10 fps) fotoğraf çekebiliyor. Panasonic, bu yeteneğin ön çekim (pre-shot) kaydı ile birleştiğinde, makineyi saf bir spor fotoğraf makinesi hâline getirmekten ziyade kritik anları yakalamaya yardımcı olmak için tasarlandığını vurguluyor. Yaptığımız denemelerde, makinenin tam hızda yaklaşık 3 saniye boyunca çekim yapabildiğini gördük. Bu, belirtilen sınırlamalara rağmen pek çok fotoğraf türü için fazlasıyla yeterli. Ancak çekim sonrasında tampon belleğin tamamen boşalması birkaç saniye sürebiliyor.
ISO ve çift kazanç
Sensörün temel ISO değeri, makinenin Standart Fotoğraf Stili kullanıldığında ISO 100. Diğer tepki (response) modları, ek parlak alan (highlight) bilgisini yakalamak için daha düşük pozlamaların kullanılmasını teşvik etmek amacıyla daha yüksek temel ISO değerlerine sahip. Sensör, çift dönüşüm kazancı (dual conversion gain) tasarımına sahip ve Panasonic, kullanıcının makinenin hangi kazanç modunu kullandığını manuel olarak seçmesine izin veriyor.
| Fotoğraf Stili / Mod | Düşük kazanç modu | Yüksek kazanç modu |
|---|---|---|
| Standart Fotoğraf Stili | ISO 100 | ISO 800 |
| Cinelike A2, D2, V2 | ISO 200 | ISO 1600 |
| Hibrit Log Gamma (HLG) | ISO 400 | ISO 3200 |
| V-Log | ISO 640 | ISO 5000 |
HLG HEIF

S1II, HLG (Hybrid Log Gamma) yüksek dinamik aralık ton eğrisini kullanarak 10-bit HEIF dosyaları çekebilme özelliği kazanıyor. Standart renk tepkisiyle, monokrom bir modda veya özel bir LUT uygulanmış şekilde çekim yapabiliyorsunuz. Bu sayede, makine içinde gerçek HDR fotoğraflar çekebilir ve bunu yaparken aynı anda Raw dosyayı da birlikte kaydedebilirsiniz.
HEIF dosyasını SDR JPEG’e dönüştürebilirsiniz; ya da alternatif olarak, Raw dosyayı makine içinde yeniden işleyip ayarlanmış bir versiyonu HEIF olarak dışa aktarabilirsiniz. Ancak bu işlem yalnızca, makine HEIF modundayken çekilmiş Raw’lar için geçerli: JPEG’lerle birlikte çekilen Raw’lar yalnızca SDR HEIF veya JPEG olarak yeniden işlenebiliyor.
Bu, makinelerin HDR ekranların giderek yaygınlaşmasından faydalanabilmesine bir adım daha yaklaştırıyor. HEIF formatı hâlâ geniş ölçekte ve tutarlı biçimde desteklenmiyor; ayrıca HLG dosyaları her zaman SDR ve HDR ekranlarda eşit derecede iyi çalışacağı vaadini tam olarak karşılamayabiliyor. Yine de Panasonic, Sony ve Nikon’un HDR seçeneği olarak HLG HEIF sunmasıyla birlikte, sektörün ortak bir standardı benimsemeye yaklaştığı görülüyor.
Urban Sports AF
S1II, Urban Sports (Şehir Sporları) tanıma adlı yeni bir konu tanıma modu kazanıyor. Bu mod, temelde breakdance veya kaykay gibi; insanların temel “insan tanıma” modunun mutlaka eğitilmediği alışılmadık pozlar ve şekiller oluşturduğu durumlar için tasarlanmış.
Ayar yedekleme ve aktarma
S1II, ayarlarını bir SD karta yedekleyebilme özelliği kazanıyor. Bu yedek, makineyi tercih ettiğiniz ayarlara geri döndürmek veya diğer makineleri hızlıca aynı şekilde yapılandırmak için kullanılabiliyor. Panasonic, bu özelliğin diğer modellere de genişletileceğini; modeller arası karşılıklı desteklenen ayarların bir modelden diğerine aktarılabileceğini söylüyor.
Video yetenekleri

S1II’nin video özelliklerinin kapsamlı olması şaşırtıcı değil. Makine, S1RII’nin sunduğu geniş seçenek yelpazesini temel alıyor; ancak bunlar çok daha hızlı okuma hızına sahip bir sensör tarafından destekleniyor.
Bu makalenin ilerleyen bölümlerinde seçenekleri mümkün olduğunca ayrıntılı şekilde ele alıyoruz; ancak öne çıkan başlık özellikler şunlar:
- Open gate kayıt
- S1II, tüm 6000 × 4000 sensör alanını kullanarak 30p’ye kadar 6K video ya da aynı bölgeden türetilmiş 60p’ye kadar 5.1K video kaydedebiliyor.
- 4K 120p’ye kadar
- 4K video, sensörün tam genişliğinden alınarak 60p’ye kadar DCI veya UHD 4K olarak kaydedilebiliyor ya da aynı bölgelerden 5.9/5.8K çözünürlükte çekilebiliyor. Alternatif olarak, hafif bir kırpma ile 4K/120p kayıt mümkün.
- Cinemascope 120p
- Bir diğer seçenek, sensörün çok geniş 2.4:1 “Cinemascope” tarzı bir bölgesinden 120p’ye kadar 4K çözünürlükte çekim yapmak.
- Anamorfik çekim
- Anamorfik lens kullanan videoğrafçılar, sensörün tam yüksekliğini kapsayan 4:3 bir bölgeden 60p’ye kadar 4.8K video kaydedebiliyor.
- ProRes RAW kayıt
- S1II ayrıca, sensörün tam genişliğinden 30p’ye kadar ya da yerel DCI 4K bölgesinden 60p’ye kadar 1.89:1 ProRes RAW video kaydı yapabiliyor.
Bunların ötesinde S1II; iki farklı eşikte ayarlanabilen parlak alan uyarıları (çift zebra), false color, pozlamayı obtüratör açısı cinsinden belirleyebilme (özellikle kare hızları arasında kolayca geçiş yapabilen bir makinede oldukça değerli), düzeltilmiş Log görüntüsünü ön izleme ve proxy kayıt özelliklerini de sunuyor.
Cinelike A2
S1RII’de olduğu gibi S1II de yeni Cinelike A2 renk profilini kazanıyor. Bu profil, düşük kontrastlı Cinelike D2 ile daha vurucu ve kullanıma hazır Cinelike V2 arasında bir orta nokta olarak konumlanıyor. Renk tepkisi, büyük sinema kamerası üreticilerinden birinin görüntü karakterine biraz daha yakın olacak şekilde tasarlanmış.
Benzer şekilde Panasonic, Arri Log C3 profilini doğrudan çekebilme özelliğinin S1II için ücretli bir firmware güncellemesi olarak sunulacağını söylüyor. Şirket, bunun V-Log çekip C3’e yaklaşık bir eşleme yapmaktan ziyade, Arri’nin Log tepkisinin yerel olarak kullanılması anlamına geldiğini özellikle vurguluyor.
DR Boost

S1II, video çekiminde Dynamic Range Boost (DR Boost) moduna sahip ve bu sayede 15 stop’a kadar dinamik aralık yakalayabiliyor. Panasonic, bu özelliğin tam olarak nasıl uygulandığına dair ayrıntıları paylaşmamış olsa da, bunun GH7’deki DR Boost işleviyle karşılaştırılamayacağını belirtiyor. GH7’deki sistem, aynı anda çekilen paralel okuma yollarını birleştiriyor (ve bu işlevi kapatma seçeneği bulunmuyor). Aynı şekilde, S1RII’de yer alan ve daha fazla rolling shutter pahasına dinamik aralık kazanmak için okuma bit derinliğini değiştiren DR Expansion işleviyle de aynı değil.
S1II’de DR Boost kullanıldığında belirgin bir rolling shutter etkisi ortaya çıkıyor ve kullanılabilen video modları 30p ile sınırlı kalıyor (tam sensör yüksekliğini kullanan 6K, 5.1K ve 4.8K modlarında ise üst sınır 24p). Bu mod etkinleştirildiğinde, V-Log modundaki temel ISO değeri 2/3 EV artarak ISO 1000 seviyesine yükseliyor.
| DR Boost Kapalı | DR Boost Açık | |
|---|---|---|
| 6K Open Gate /30 | 14.6 ms | — |
| 6K Open Gate /24 | 14.6 ms | 34.1 ms |
| UHD 4K /24 | 12.5 ms | 30.4 ms |
Panasonic, DR Boost modu etkinleştirildiğinde dinamik aralığın “14+ stop”tan “15 stop”a çıktığını vaat ediyor. Ancak bu modun daha düşük okuma hızı, makinenin birçok video modunun kullanılmasını imkânsız hâle getirmekle kalmıyor; aynı zamanda sahnede çok az hareketin olduğu durumlarla sınırlı kalmanız gerektiği anlamına geliyor.
32-bit Float yeteneği
Diğer güncel Panasonic makinelerde olduğu gibi S1II de isteğe bağlı DMW-XLR2 adaptörüyle uyumlu. Bu sayede 32-bit Float ses kaydı yapabilen nadir makinelerden biri oluyor. Sistem, iki farklı kazanç seviyesini ve akıllı veri kodlamasını kullanarak çok sessiz ve çok yüksek ses sinyallerinin aynı anda kaydedilmesini sağlıyor. Böylece ses seviyeleriyle ilgili endişe etmenize gerek kalmıyor.
AI-AWB


Bu karede arka plan, pencereden gelen bulutlu gün ışığı ile aydınlatılırken, konu sıcak tonlu bir LED lamba ile aydınlatılıyor. Yapay zekâ destekli beyaz dengesi, özellikle duvardaki yeşil boya başta olmak üzere, daha gerçeğe yakın renkler üretiyor.
S1II, Raw dosyaları HEIF olarak yeniden işleyebilme yeteneğine ek olarak (çekim sırasında HEIF modunda çekilmiş olması şartıyla), Raw dosyayı makine içinde yeniden işlerken yeni bir “AI Auto White Balance” (Yapay zekâ destekli otomatik beyaz dengesi) seçeneği de kazanıyor.
Bu mod, işlemci açısından fazla yoğun olduğu için çekim sırasında kullanılamıyor; ancak sahneyi analiz ederek en iyi beyaz dengesini vermeye çalışıyor. Panasonic ayrıca, ek yapılan işlemenin karışık ışık altında çekilmiş fotoğraflarla daha iyi başa çıkmasını sağlaması gerektiğini söylüyor.
Karşılaştırma
S1II, görünen rakiplerine kıyasla bir miktar premium bir konumda yer alıyor. 3200 dolarlık fiyat etiketi, büyük olasılıkla sensörünü paylaştığı Nikon Z6III’ten; ayrıca Nikon’un rekabet ettiği Sony a7 IV ve Canon EOS R6 III’ten daha pahalı olmasına neden oluyor.
ABD’deki gümrük vergilerinin ardından, rakiplerin büyük bölümü 2500 dolarlık kitlesel pazar modelleri ile 4000 dolara yaklaşan üst seviye, yüksek çözünürlüklü seçenekler arasında konumlanıyor. Bu da pratikte, S1II’nin doğrudan rakiplerinden birinin kendi kardeş modeli S1RII olduğu anlamına geliyor. S1RII’nin liste fiyatı yalnızca 100 dolar daha yüksek, bu da ikinci nesil S1 makineleri arasında yüksek hız veya yüksek çözünürlük arasında bir tercih sunuyor.
Burada S1II’yi; Nikon, Canon ve daha uygun fiyatlı kardeş modeli S1IIE ile karşılaştıracağız (Panasonic’e göre buradaki “E”, “essentials” yani “temel özellikler” anlamına geliyor).
| Panasonic Lumix DC-S1II | Panasonic Lumix DC-S1IIE | Nikon Z6III | Canon EOS R6 III | |
|---|---|---|---|---|
| Tavsiye edilen fiyat (MSRP) | $3199 | $2499 | $2700 | $2800 |
| Çözünürlük | 24MP | 24MP | 24MP | 33MP |
| Stabilizasyon | 8EV’ye kadar | 8EV’ye kadar | 8EV’ye kadar | 8.5EV’ye kadar (Lens Sync ile) |
| Maks. seri çekim hızı |
10fps mech. (sürekli AF) 70fps e-shutter (sürekli AF) |
10fps mech. (sürekli AF) 30fps e-shutter (sürekli AF) |
14fps mech. 20fps e-shutter 60fps e-shutter (yalnızca JPEG) |
12fps mech. 40fps e-shutter (12-bit) |
| Ön çekim (pre-burst) | 1.5 sn’ye kadar | 1.5 sn’ye kadar | 1 sn’ye kadar (yalnızca JPEG) | 0.5 sn’ye kadar |
| Rolling shutter (foto) (ms) | ~14.6ms (14-bit) | ~51.3ms | ~14.6ms (14-bit) | ~13.5ms (12-bit) |
| Vizör çöz. / büyütme | 5.76M dot OLED / 0.78x | 5.76M dot OLED / 0.78x | 5.76M dots OLED / 0.8x | 3.69M dots OLED / 0.76x |
| Arka ekran | 3.0″ / 1.8M dot Tilt + Tam hareketli | 3.0″ / 1.8M dot Tilt + Tam hareketli | 3.2″ / 2.1M dot Tam hareketli | 3.0″ / 1.62M-dot Tam hareketli |
| Maks. video çözünürlüğü |
6K/30 (3:2) 5.9K/60 (16:9) DCI 4K/96, 120p (1.17x crop) |
6K/30 (3:2) 5.9K / 4K UHD 30p 6K/60 (2.4:1) |
6K/60 (Raw) 5.4K/60p UHD 4K/60, 120 (APS-C crop) |
7K DCI/60 (Raw) 7K/30 open-gate 4K/120 (full-width) 1080p/180 (full-width) |
| Rolling shutter (UHD 24p) | 12.8ms | 21.6ms | 9.4ms | 14.3ms (oversampled) 7.2ms |
| Video format seçenekleri | H.264 H.265 ProRes ProRes HQ ProRes Raw | H.264 H.265 ProRes ProRes HQ ProRes Raw | H.264 H.265 ProRes HQ ProRes Raw N-Raw | H.264 H.265 C-Raw |
| Depolama formatları | 1× UHS-II SD 1× CFexpress B Harici SSD | 1× UHS-II SD 1× CFexpress B Harici SSD | 1× UHS-II SD 1× CFexpress B | 1× UHS-II SD 1× CFexpress B |
| HDR çıkış (foto/video) | HLG HEIF / HLG | HLG HEIF / HLG | HLG HEIF / HLG | PQ HEIF / PQ |
| USB | USB-C 10Gbps UVC | USB-C 10Gbps UVC | USB-C 5Gbps UVC | USB-C 10Gbps UVC |
| Pil ömrü (LCD / EVF) (CIPA) | 360 / 320 | 380 / 340 | 360 / 390 | 270 / 510 |
| Boyutlar | 134 × 102 × 92 mm | 134 × 102 × 92 mm | 139 × 102 × 74 mm | 138 × 98 × 88 mm |
| Ağırlık | 800g (28.2oz) | 795g (28oz) | 760g (26.8oz) | 699g (25.7oz) |
Panasonic S1II, kâğıt üzerinde doğrudan rakiplerinin tamamıyla rekabet edebilecek bir konumda. Hatta sürekli çekim hızı ve sunduğu son derece geniş video modları yelpazesi açısından öne geçmeyi başarıyor. Rakipleri, sundukları video destek araçlarıyla bu alanda rekabet etmeye başlamış olsa da, Panasonic anamorfik çekime tam destek gibi daha uzmanlaşmış seçeneklerle hâlâ bir adım önde yer alıyor. Ayrıca Panasonic modelleri, bu sınıfta çoklu çekimle yüksek çözünürlüklü görüntüler çekip bunları makine içinde otomatik olarak birleştirmeye (Raw ve JPEG) izin veren tek kameralar olma özelliğini taşıyor.
S1II’nin aleyhine sayılabilecek tek nokta fiyatı. Doğrudan rakiplerine kıyasla daha yüksek bir fiyat etiketi taşıyor; ancak ABD’deki gümrük vergileri sonrasında yapılan fiyat ayarlamaları, S1II’nin piyasaya çıktığı döneme kıyasla bu farkı bir miktar kapatmış durumda.
Gövde ve kullanım

S1II’nin gövdesi, esasen S1RII ile birebir aynı. Boyut olarak daha temel S5 serisine yakın olsa da, daha iyi bir tutuş tasarımı sunuyor ve kompaktlık ile doğrudan kontrol seviyesi arasında oldukça dengeli bir yapı kuruyor.
Makine, orijinal S1 modeline kıyasla belirgin şekilde daha küçük ve daha hafif, ancak buna rağmen sağlam bir yapıya sahip olduğu hissini veriyor. Tüm birleşim noktalarında contalarla desteklenen kapsamlı çevresel yalıtım tasarımını koruyor. Ele alındığında rahat bir kullanım sunuyor ve elde hoş bir ağırlık/doluluk hissi bırakıyor.

Mikrofon girişi, gövdenin sol üst tarafında konumlandırılmış ve hem arka monitörden hem de aşağıda yer alan kulaklık çıkışından rahatça uzak duracak şekilde yerleştirilmiş. Arka ekran, önce eğimli bir kızak üzerinde dışarı çekiliyor, ardından yana doğru açılıp dönebiliyor; bu yapı, bağlantı noktalarıyla çakışmayı önlemeyi sağlıyor. Bunun altında yer alan 10 Gbps hızındaki USB-C portu, şarj, tethered çekim ve harici SSD’ye video kaydı yapılmasına olanak tanıyor. Sol taraftaki bağlantılar, tam boy HDMI portuyla tamamlanıyor.
Gövdenin sağ tarafında ise 2.5 mm uzaktan kumanda girişi bulunuyor. S1II’de bir flaş senkron soketi yer almıyor; ancak kameradan timecode senkronizasyonu yapmak isteyenler için S1II, Atomos’un Bluetooth timecode senkron sistemiyle uyumlu.
S1RII’de olduğu gibi ve S5 modellerinden farklı olarak S1II, bir adet CFexpress Type B yuvası ile bir adet UHS-II SD kart yuvasına sahip. Ayrıca USB portu üzerinden harici bir SSD’ye video çıkışı verebiliyor.
Makine, S1RII ile aynı vizörü ve ona bitişik soğutma fanlarını barındırıyor. Bu da 5.76 milyon noktalı (1600 × 1200 piksel) bir elektronik vizör anlamına geliyor. 0.78× büyütme değeriyle vizör oldukça büyük. 21 mm göz mesafesi (eyepoint) ise gözlük kullananlar için, vizörün en uç köşelerini görmekte biraz zorlayıcı olabiliyor.
Pil

S1II, Panasonic’in ürün gamının büyük bölümünde kullanılan 15.8 Wh kapasiteli DMW-BLK22 pili kullanıyor. Bu pil ile makine, arka LCD üzerinden 360 kare, vizör kullanıldığında ise 320 karelik CIPA değerlerine ulaşıyor. Her iki ölçüm de SD kart kullanılarak yapılmış; CFexpress kart kullanıldığında ise bu değerler şarj başına 10 kare azalıyor. Her zamanki gibi bu rakamlar, gerçek kullanımda elde edilecek çekim sayısını oldukça düşük temsil etme eğiliminde; ancak makineler arası karşılaştırma için tutarlı bir referans sunuyor ve bu sınıf için makul değerler olarak değerlendirilebilir.
S1II, S1RII ile birlikte tanıtılan DMW-BG2 pil grip’i ile de uyumlu. Bu aksesuar, ikinci bir pil ekliyor ve pil kapağındaki sensör sayesinde kapak açıldığında kamerayı otomatik olarak gövde içindeki pile geçiriyor. Böylece pilleri makine kapatılmadan (hot-swap) değiştirmek mümkün oluyor.
Görüntü Kalitesi
S1II, test sahnemizi çekerken oldukça iyi bir performans sergiliyor ve yüksek görüntü kalitesi sunuyor. Temel ISO’daki Raw dosyalara bakıldığında, S1II piyasadaki diğer 24MP tam kare makinelerle benzer düzeyde detay yakalıyor*. Ancak Panasonic’in JPEG işleme motoru, Nikon veya Canon’a kıyasla moiré artefaktlarını biraz daha az etkili biçimde bastırıyor gibi görünüyor.
JPEG motorundan söz etmişken; Panasonic’in renklerini bir süredir beğeniyoruz ve S1II de bu konuda istisna değil. Rakipleri ve markanın önceki modellerinde olduğu gibi, renk üretimi sağlam ve güven verici.
Orta ISO’dan yüksek ISO’ya geçildiğinde S1II’nin gürültü seviyesi rekabetçi kalıyor. JPEG motoru, detayı korurken gürültüyü azaltma konusunda takdire değer bir iş çıkarıyor.
* S1II’nin fiyatı, Sony a7CR ve Panasonic’in kendi S1RII modeli gibi, daha yavaş fakat daha yüksek çözünürlüklü makinelerle rekabet etmesine neden oluyor. Hızdan çok görüntü kalitesini önemsiyorsanız, bu noktayı dikkate almakta fayda var.
Dinamik Aralık

Panasonic S1II | Panasonic S Pro 16–35mm F4 | F4 | 1/160 sn | ISO 100
S1II, iyi bir dinamik aralık sunuyor ve gölgeleri yukarı çektiğinizde detayların gürültü tarafından boğulmadan korunmasına olanak tanıyor. Testlerimiz, gölgelerdeki gürültünün, benzer şekilde okuma hızlarını artırmak için “kısmen yığılmış” sensör teknolojisi kullanan Nikon Z6III’e kıyasla daha düşük olduğunu gösterdi. Buna karşın Panasonic, Nikon’da kullanılabilir gölgelerin rakiplerine göre yaklaşık bir stop ve üçte biri daha erken kırpılmasına neden olan okuma gürültüsü cezasını sergilemiyor.
Görünüşe göre S1II, çoğu modda sensörün düşük ve yüksek kazançlı iki okuma çıkışını birleştiriyor; düşük kazançlı veriyi parlak alanları korumak için, yüksek kazançlı veriyi ise daha temiz gölgeler elde etmek için kullanıyor. Bu varsayım, PhotonsToPhotos verileriyle de destekleniyor: Z6III’te (ve diğer çift dönüşüm kazançlı sensörlerde) görülen ikinci kazanç adımındaki beklenen dinamik aralık artışı S1II’de görünmüyor. Bu da, eğer bu ikinci adımın verisi zaten çıktı içinde kullanılıyorsa, mantıklı bir sonuç.
Bu okuma modu, mekanik obtüratör ve elektronik ön perde modlarında kullanılabiliyor. Bu durumlarda mekanik obtüratör pozlamayı sonlandırıyor ve makineye, DR Boost modu için gereken daha yavaş okuma modunu kullanacak zamanı tanıyor. Elektronik obtüratör kullanıldığında ise, gölgelerde Nikon Z6III’tekine benzer düzeyde gürültü oluşuyor; bu da S1II’nin bu durumda daha hızlı, tekli okuma modunu kullandığını düşündürüyor.
Otomatik netleme
Otomatik netleme çalışma prensibi

Fotoğraf: Richard Butler
S1II, S1RII’de kullanılan faz algılamalı otomatik netleme sistemini benimsiyor; bu sistem de aslında S5II’deki AF sisteminin güncellenmiş bir versiyonu. Bu sayede insan, hayvan, uçak, tren, araç ve bisiklet gibi konular için birden fazla yapay zekâ destekli tanıma modu sunuyor.
Otomatik netlemeyle ilgili ayarların büyük bölümü, AF Alanı düğmesine bastığınızda açılan menüden yapılabiliyor. Buradan netleme alanının boyutunu ve şeklini seçebiliyor, konu tanımayı açıp kapatabiliyor ve kameranın hangi tür konuyu tanıyacağını belirleyebiliyorsunuz.
S1II, noktasal (pinpoint) seçimden sensörün tamamını analiz etmeye kadar uzanan tüm AF alanı seçeneklerini destekliyor; ancak noktasal seçim yalnızca tekli AF modunda kullanılabiliyor. Bir takip alanı modu da mevcut; fakat Panasonic’in bu nesildeki diğer makinelerinde olduğu gibi, konu tanıma açıkken tanınan bir konu bulunamazsa sistem genel takip moduna geri düşmüyor.
Bu da, kilitle–yeniden kadrajla (track & recompose) tarzı bir netleme kullanmak isteyenlerin, çekim yaptıkları duruma göre konu tanıma modunu sürekli açıp kapatmalarını gerektiriyor. S1II, konu tanımayı açıp kapamak için özel bir tuş atamanıza izin veriyor; bu da süreci kolaylaştırıyor, ancak yine de rakip bazı makinelerin kullanıcıyı uğraştırmadığı ek bir adım anlamına geliyor.
Otomatik netleme performansı
Makinenin piyasaya çıkışından birkaç ay sonra yayınlanan v1.2 yazılım güncellemesinin ardından, S1II’nin otomatik netleme performansı, Panasonic’ten alışık olduğumuz seviyeye kıyasla belirgin bir güvenilirlik artışı gösteriyor. İlk firmware ile yaptığımız testlerde, kameranın genel takip sisteminin konuları takip etmekte zorlandığını ve konu algılama modunun mesafeyi nispeten sık hatalı değerlendirdiğini görmüştük.
Güncel durumda ise sonuçlar kayda değer ölçüde daha iyi ve Canon, Nikon ve Sony gibi markalardan beklediğimiz seviyeye yaklaşmış durumda (her ne kadar hâlâ tam olarak aynı seviyede olmasa da).
S1II’nin genel takip AF sistemi, sonunda yeniden jilet gibi net odaklamaya ulaşıyor (30 fps’lik bir seri çekimi görsel olarak anlatmak zor olsa da); bu karelerin büyük bölümü, en talepkâr kullanım senaryoları dışında rahatlıkla kullanılabilir nitelikte.
v1.2 firmware ile birlikte, standart takip AF, konu kameraya yaklaşma hızını değiştirse bile konuya tutunma konusunda iyi bir iş çıkarıyor. Bu anlarda makine, tam mesafeyi belirlemekte zaman zaman zorlanabiliyor ve sonuç olarak bir miktar yumuşak, ancak hâlâ kullanılabilir fotoğraflardan oluşan seriler ortaya çıkabiliyor. Testlerimizde, “konunun hızının belirgin biçimde değiştiği durumlar” için tasarlanmış AF Özel Ayar 4’ün, varsayılan Ayar 1’e kıyasla daha yüksek bir isabet oranı sağladığını gördük. Bu ayarla makine, konuyu kaybedip sonsuz odağa sıçramak yerine, konuyu daha tutarlı biçimde takip etmeyi başarıyor.
Konu tanıma, zaman zaman küçük hatalar yapsa da, bir–iki kare içinde toparlanmayı başarıyordu.
Konu tanıma modu, konu kameradan daha uzaktayken de benzer bir performans sergiledi; konu yaklaşma hızını değiştirdiğinde hafif yumuşak görüntüler üretebildi. Ancak konu kameraya yaklaştıkça, tanımanın belirgin biçimde iyileştiği görüldü; hâlâ ara sıra yumuşak kareler olsa da, genel takip moduna kıyasla çok daha hızlı toparlandığı dikkat çekti.
Otomatik netleme konusundaki sonuçlarımızı genellikle hem günlük kullanım deneyimimize hem de AF testlerimize dayandırıyoruz. Bununla birlikte, Seattle merkezli spor fotoğrafçısı Aaron Benson’dan da görüş alma fırsatı bulduk. Daha önce orijinal S1 ve S5II kullanan, S1II’den oldukça etkilendiğini; geçmişte yalnızca manuel netleme kullandığı bazı durumlarda artık otomatik netlemeye güvenebildiğini söyledi. Bu değerlendirme, v1.2 firmware güncellemesinden önce yapıldı; söz konusu güncelleme ise daha da yüksek bir güvenilirlik sağlıyor.
Video

Panasonic’ten bekleyeceğiniz üzere — özellikle de nispeten hızlı bir sensöre sahip bir gövdede — S1II, son derece kapsamlı bir video özellikleri seti sunuyor. Sayısız kayıt moduna ek olarak, en iyi sonuçları elde etmenize yardımcı olan ve yaratıcı esnekliği artıran çok sayıda destekleyici özellikle geliyor.
S1II, pozlamayı obtüratör açısı cinsinden kontrol etmenize olanak tanıyor (farklı kare hızlarıyla çalışırken hızlı değişiklikler için oldukça kullanışlı). Ayrıca waveform, false color ve çift zebra ile pozlama ayarı, renk eşleştirme için vectorscope ve Log, HLG veya anamorfik çekimler için düzeltilmiş ön izleme sunuyor.
Kameranın kayıt yaptığını açıkça gösteren bir tally lambası, ana görüntüyle birlikte düşük çözünürlüklü proxy dosyaları kaydedebilme, mikrofon kazanç seviyeleri arasında seçim gibi özellikler de mevcut. Liste neredeyse sonsuz. Bu noktada özellikle şunu belirtmek gerekir: “Q” tuşuna basarak video modlarını özel bir listeye ekleyebilme ve yalnızca kullanmak istediğiniz modlara hızlıca erişebilme özelliği, bu kadar çok video moduna sahip bir makinede son derece değerli.
Open gate ve anamorfik modlar
Post prodüksiyonda kırpma veya yeniden kadrajlama yapmak ya da kurgu sırasında dijital stabilizasyon eklemek isteyen kullanıcılar, sensörün tam alanını kaydeden open gate modunu özellikle faydalı bulacaktır.
Panasonic için artık standart hâle geldiği üzere S1II, anamorfik lenslerle kullanım için sensörün tam yüksekliğini kapsayan 4:3 bir bölgeyi de kaydedebiliyor. Anamorfik lenslerle çalışırken desqueeze edilmiş bir ön izleme gösterme seçeneği sunuyor ve Panasonic’e özgü bir özellik olarak, anamorfik lenslerin yatay ve dikey eksenlerde farklı düzeltmeler gerektirmesi nedeniyle stabilizasyon sistemini buna göre ayarlamanıza izin veriyor.
Geniş ekran modları
S1II’nin kısmen yığılmış sensörü, önceki S serisi kameralardaki tüm sensörlerden daha hızlı okunuyor. Bu da makinenin tam sensör genişliğinde 60p kayıt ya da orta düzeyde kırpmayla 4K/120p sunabilmesini sağlıyor.
Ayrıca, 4K’ya aşağı örnekleme yapmak yerine sensör genişliğinin büyük bölümünü doğrudan kullanan çok sayıda 5.xK modu da mevcut. S1II, “E” kardeş modeli gibi, 1960’ların CinemaScope film formatını taklit eden 2.41:1 oranında çok geniş bir ekran modu da ekliyor. Bu mod, yataydan kırpma yapmadan 120p çıkış için yeterince hızlı okunabilen maksimum sensör yüksekliğini kullanması açısından da oldukça pratik.
Video modları
| Mod / Oran | Çözünürlük | Kare hızları | Kırpma | MOV | ProRes |
|---|---|---|---|---|---|
| 1.89:1 | |||||
| 5.8K | 5760 × 3040 | 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:0 | 30p’ye kadar |
| 30, 25, 24, 23.98 | 1.04 | — | Raw | ||
| DCI 4K | 4096 × 2160 | 96*, 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:2 | 60p’ye kadar |
| 120, 100 | 1.17 | 4:2:0 | |||
| 120, 100, 96, 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.45 | 4:2:0 | 60p’ye kadar | ||
| 60, 50, 30, 25, 24, 23.98 | 1.46 | — | Raw | ||
| 16:9 modları | |||||
| 5.9K | 5888 × 3312 | 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:0 | |
| UHD 4K | 3840 × 2160 | 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:2 | 60p’ye kadar |
| 120, 100 | 1.24 | 4:2:0 | |||
| 120, 100, 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.51 | 4:2:0 | 60p’ye kadar | ||
| 2.4:1 “Cinemascope” | |||||
| 6K | 5952 × 2512 | 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:0 | |
| Cs4K | 4096 × 1728 | 120, 100, 96, 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:2 | 60p’ye kadar |
| 120, 100, 96, 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.45 | 4:2:0 | |||
| 3:2 Open gate | |||||
| 6K | 5952 × 3968 | 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:0 | |
| 5.1K | 5088 × 3392 | 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.00 | 4:2:0 | |
| Anamorfik çekim için 4:3 | |||||
| 4.8K | 4800 × 3600 | 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.13 | 4:2:0 | 30p’ye kadar |
| 3.3K | 3328 × 2496 | 60, 50, 48, 30, 25, 24, 23.98 | 1.63 | 4:2:2 | 60p’ye kadar |
| 120, 100 | 1.72 | 4:2:0 | |||
Bu tablo 166 farklı modu kapsıyor olsa da — farklı sıkıştırma seviyelerine veya MP4 seçeneklerine bile girmeden — tam anlamıyla eksiksiz değil. Bunun nedeni, Pixel/Pixel ve APS-C modlarının bazı durumlarda aynı seçeneklere ve neredeyse birebir kırpma değerlerine sahip olacak şekilde yan yana bulunması. Akıl sağlığımızı korumak adına, bunların tamamını ölçmeye çalışmadık.
Benzer nedenlerle, kameranın “My List” (Listem) özelliğini şiddetle tavsiye ediyoruz. Bu özellik, kullanmayı planladığınız modlardan hızlıca bir liste oluşturmanıza olanak tanıyor; böylece yanlış kare hızı, yanlış renk örnekleme (chroma subsampling) yöntemi ya da yanlış kırpma faktörüne sahip bir modu yanlışlıkla kullanma riskini ortadan kaldırıyor ve tüm listeyi baştan sona kaydırma ihtiyacını azaltıyor. Zaman zaman, şirketin en-boy oranına göre filtreleme seçeneği de sunmasını diledik; ancak bu özellik şu anda mevcut değil.
Raw seçenekleri
S1II, Standart veya HQ sıkıştırma seviyelerinde ProRes RAW video kaydı yapabiliyor. Bu kayıtlar, ya sensörün 5760 × 3040 piksellik bir bölgesinden ya da yerel 4096 × 2160 piksellik bir bölgeden (bu durumda 1.46× kırpma uygulanarak) alınıyor. Her iki durumda da görüntüler, ister kameranın CFexpress kart yuvasına, ister harici bir SSD’ye kaydedilebiliyor.
Alternatif olarak, bir Atomos veya Blackmagic harici kayıt cihazınız varsa, S1II HDMI çıkışı üzerinden Raw veri akışı verebiliyor. Bu akış, harici kaydedici tarafından ProRes RAW veya Blackmagic RAW formatına dönüştürülebiliyor.
| Mod | Çözünürlük | En-boy oranı | Kare hızları | Kırpma |
|---|---|---|---|---|
| 6K | 6000 × 4000 | 3:2 | 30, 25, 23.98 | 1.00 (tam yükseklik) |
| 5.9K | 5888 × 3312 | 16:9 | 30, 25, 23.98 | 1.00 |
| 5.7K | 5738 × 3024 | 1.89:1 | 60, 50, 30, 25, 23.98 | 1.00 |
| 4.8K | 4800 × 3600 | 4:3 | 60, 50, 30, 25, 23.98 | 1.20 (tam yükseklik) |
| C4K | 4096 × 2160 | 1.89:1 | 120, 100, 60, 50, 30, 25, 23.98 | 1.46 |
| 3.5K | 3535 × 2656 | 4:3 | 60, 50, 30, 25, 24, 23.98 | 1.63 |
Raw video kaydı, çekimleri üzerinde en üst düzey kontrolü isteyen profesyonel prodüksiyonlar için faydalı olsa da, çoğu kullanıcı için pratik bir avantaj sunmuyor. Kısacası, fotoğrafçılıktaki Raw–JPEG farkında alışık olunan kazanımları aynı şekilde sağlamıyor. Üstelik özellikle geometrik distorsiyon düzeltmesini optik tasarımın bir parçası olarak kullanan modern aynasız lenslerle çalışıyorsanız, ciddi miktarda post-prodüksiyon gerektiriyor. Bunun nedeni, Panasonic’in ProRes RAW uygulamasının bu tür düzeltmeleri dosyaya gömülü olarak eklememesi.
Video performansı
S1II ile Panasonic, sensörün tamamını kullanan “open gate” kayıt geleneğini sürdürüyor. S5II’de olduğu gibi bu mod, yaklaşık 6K çözünürlükte 3:2 bir görüntü üretiyor (ancak S1II’de rolling shutter belirgin biçimde daha hızlı). Bu mod, yüksek detay seviyesi ve post prodüksiyonda geniş esneklik sunuyor; 4K bir zaman çizelgesinde çalışıyorsanız, kadrajı yeniden düzenlemek için hatırı sayılır bir alanınız oluyor ve aynı görüntüyü hem yatay hem dikey çıktı için kullanabiliyorsunuz.
Makinede ayrıca, biraz daha düşük çözünürlük ve detay sunan 5.1K open gate modu da bulunuyor. Bu, esnekliği bir miktar azaltsa da, tam kare Lumix kameralar için bir ilke imza atıyor: 60p open gate kayıt. 5.1K 24p ve 60p modlarının detay seviyesinin aynı olduğu belirtiliyor.
Kameranın 4K modlarının tamamı, yaklaşık 6K’dan oversampling ile elde ediliyor ve 60p’ye kadar dahi Nikon Z6III ve EOS R6 II gibi rakiplerle benzer detay seviyeleri sunuyor; ancak keskinleştirme biraz daha temkinli görünüyor. S1II, UHD veya DCI’da tam genişlik 4K/120p sunamıyor; ancak bu mod yalnızca 1.24× kırpma gerektiriyor (Z6III’teki 1.5× kırpmaya kıyasla). Alternatif olarak, dikeyden kırpılmış ama yatayda tam genişliği kullanan “Cinemascope” 4K/120 modu da mevcut. Bu nedenle, daha düşük kare hızlarına kıyasla bir miktar detay kaybı olsa da, Nikon’dan biraz daha fazla detay yakalıyor ve görüş açısındaki değişim daha sınırlı kalıyor.
Oversampling’i tercih etmiyorsanız, S1II ayrıca 16:9 5.9K ve 1.89:1 5.8K kayıt modları sunuyor; her ikisi de 60p’ye kadar kullanılabiliyor. Ek çözünürlük, post prodüksiyonda bir miktar daha fazla detay ve esneklik sağlıyor; ancak 6K open gate kadar değil.
Netleme
Videoda S1II’nin otomatik netlemesi oldukça güvenilir. Konuşma çekimlerinde, arka planda yürüyen kişiler dikkat dağıtsa bile sunucuya istikrarlı biçimde kilitlenebiliyor ve netlik aramaya girmiyor. En yüksek (>200 fps) kare hızlarında konu tanıma ve takip modları kullanılamasa da, çoğu çekim senaryosunda bu sistemlere güvenebildiğimizi söyleyebiliriz.
S1II ayrıca, focus peaking ve kayıt sırasında dahi ön izlemeyi büyütme gibi, kritik netliği kontrol etmeye yardımcı olan kapsamlı manuel netleme araçları da sunuyor.
Rolling Shutter
S1II’nin standart dinamik aralık modlarının çoğunda rolling shutter performansı çok iyi; kamerayı çok hızlı hareket ettirmediğiniz veya aşırı hızlı hareket eden konuları çekmediğiniz sürece artefakt görmeniz pek olası değil. Performans, Stacked sensörlü Nikon Z8 ile rekabetçi düzeyde; ancak EOS R5 II ve —biraz şaşırtıcı biçimde— Nikon Z6III’ün bir miktar gerisinde kalıyor.
| Panasonic S1II | Nikon Z6III | |
|---|---|---|
| UHD 24p | 12.4 ms (DR Boost kapalı) | 9.4 ms |
| 6K open gate 24p | 14.8 ms | — |
Yukarıda da belirtildiği gibi, DR Boost modunu etkinleştirdiğinizde tablo değişiyor; bu nedenle bu modu, hareket yakalamaktan ziyade dinamik aralığı önceliklendirdiğiniz sahneler için saklamak en iyisi.
Aşırı ısınma
S1II, bu sınıfta dahili fana sahip az sayıdaki kameradan biri; ancak yine de özellikle CFexpress karta kayıt yaparken oldukça ısınabiliyor. Buna karşın Panasonic, kameranın en zorlu modlarında ne kadar süre kayıt yapmayı bekleyebileceğinize dair süre tahminleri paylaşma konusunda oldukça şeffaf.
Kullanımımızda, mantıklı ayarlarla çekim yaptığımız sürece kameranın oldukça dayanıklı olduğunu gördük (Panasonic, open gate kaydının örneğin DCI 4K 60p’ye kıyasla daha az ısı ürettiğini bize doğrudan söyledi). “High” (Yüksek) kayıt maksimum sıcaklık moduna geçtikten sonra, yaklaşık 30°C ortam sıcaklığında (86°F) ve doğrudan güneş altında yaklaşık 40 dakika çekim yapabildik; üstelik bir kez bile aşırı ısınma uyarısı almadan.
v1.2 firmware güncellemesi, kameranın ortam sıcaklık sensörlerinden daha fazla yararlanmayı ve kameranın mutlaka gerekmedikçe kapanmamasını hedefliyor; bu da kayıt sürelerini daha da uzatabilir.
Stabilizasyon
Panasonic, videoda gördüğümüz en iyi stabilizasyon sistemlerinden bazılarına sahip. Sistem; pan ve tilt gibi bilinçli kamera hareketleriyle iyi başa çıkıyor, sarsıntıları yumuşatırken durduğunuz anda kendi başına rahatsız edici yeni sarsıntılar eklemiyor. Ayrıca görüntüyü olabildiğince sabit tutan bir boost modu da var; bunun bedeli ise kamerayı bilerek hareket ettirdiğinizde daha akıcı tepki vermemesi. Pratikte, tripod ya da gimbal kullanımının zor olduğu yerlerde bile çok iyi sonuçlar alabildik.
İkinci nesil S1 serisi kameralarla gelen yeniliklerden biri de kırpmasız elektronik stabilizasyon modu. Panasonic, bu modun kameranın hareketi hakkında bilgi toplamak için standart alanın dışındaki pikselleri kullandığını söylüyor. Bu nedenle, L-mount lenslerin tamamı yerine yalnızca şirketin kendi S serisi lensleriyle çalışıyor; ancak geniş açı kullanırken küçük sarsıntıların kenarlarda oluşturduğu periferik distorsiyonu azaltmak için bir seçenek sunuyor.
Kullanımda
Panasonic’in son nesil otomatik netleme arayüzünün, konu tanımayı genel takipten ayırma yaklaşımı hakkındaki görüşlerimizi daha önce paylaşmıştık; ancak S1II’yi test ederken bu sistemi daha kullanılabilir hâle getirmenin bazı yollarını bulduk. İlki, bölge AF (zone AF) seçim ayarını kullanmak ve yalnızca daha küçük konulara netleme yapmaya çalışırken takip ya da tek nokta moduna geçmekti. İkincisi ise, konu tanımayı açıp kapamak için bir özel tuş atamaktı; bu sayede menülere eskisi kadar sık girmemiz gerekmedi.
Yine de Canon, Nikon, Sony ve Fujifilm gibi firmaların takip yaklaşımını (takip AF noktasının tanınan bir konuyu seçmesi, tanıyamazsa genel takibe geri düşmesi) tercih ediyoruz; ancak Panasonic’in yeni sistemiyle çalışmanın bir yolunu bulabildik.
Panasonic’in S1II’yi bir spor ve aksiyon kamerası olarak pazarlamıyor olması anlamlı
S1II, son derece yüksek seri çekim hızlarına ulaşabilse de Panasonic’in onu spor ve aksiyon kamerası olarak konumlandırmaması dikkat çekici. Kameranın buffer’ı, en yüksek kare hızlarında uzun süreli çekimleri destekleyecek kadar büyük değil ve buffer’ın boşalması da zaman alabiliyor. Seri çekimi yeterince hassas kullanmazsanız, kareyi tamamen kaçırmanız mümkün; her ne kadar ön çekim (pre-burst) özelliği bu noktada biraz yardımcı olsa da.
Çıkış döneminde durumu zorlaştıran bir diğer unsur, orta seviye seri çekim ayarlarının olmamasıydı; 10 fps ile 70 fps arasında herhangi bir seçenek yoktu. Ancak en güncel firmware ile Panasonic, 30 fps modunu ekledi ve bu da çok ihtiyaç duyulan bir ara çözüm sundu. Bu sayede, en hızlı aksiyonlar hariç hemen her şeyi yakalarken yaklaşık beş–altı saniye boyunca çekim yapmak mümkün oluyor. Yine de, her mod için kare hızlarını daha ayrıntılı biçimde özelleştirebilme, buffer yönetimini kolaylaştıracak seçenekler ya da Sony’deki gibi, kritik anlar için geçici olarak daha yüksek kare hızına çıkma imkânı sunulmasını isterdik.

Bu incelemenin video bölümünün uzunluğu, S1II’nin bir film yapım aracı olarak ne kadar yetkin olduğuna dair iyi bir fikir verse de, ne denli güçlü olduğunu açıkça söylemekte fayda var. Panasonic, kameralarını video konusunda mükemmelleştirmek için ciddi emek harcıyor ve bunun sonuçları net biçimde görülüyor. Bu durum yalnızca baş döndürücü sayıdaki çözünürlük ve kayıt modu ya da sınıfının en iyileri arasında yer alan stabilizasyon seçenekleriyle sınırlı değil; aynı zamanda hayatı biraz daha kolaylaştıran yerleşik araçlarda da kendini gösteriyor.
S1II, diğer markaların basitçe sunmadığı bazı özelliklere sahip. Bunlar arasında özelleştirilebilir kadraj çizgileri (frame-line guides), lensle optik olarak yakınlaştıkça kademeli biçimde dijital yakınlaştırma ekleyen hibrit zoom modu ve iki belirlenmiş mesafe arasında tekrarlanabilir ve ayarlanabilir netlik geçişleri (Focus Transition) yapmanıza olanak tanıyan araç yer alıyor. Son dönemde çektiğimiz videoların bazılarını tamamen ya da kısmen S1II ile kaydetmiş olmamız sayesinde, süreci gerçekten kolaylaştıran şeyin bu özellikler olduğunu gördük (buna, video çekenler için büyük bir avantaj sağlayan hem eğilebilen hem de tam hareketli ekranı da eklemek gerek).
Gerçek anlamda tek can sıkan nokta ise, ihtiyaç duyanlar için sunulan ProRes RAW modlarının, birçok L-mount lensin gerektirdiği lens düzeltmelerini şu anda desteklememesi. Bu da söz konusu seçeneği, olabileceğinden daha zahmetli hâle getiriyor.
Sonuç

Panasonic S1II | Lumix S Pro 16–35mm F4 | 35mm | F4.5 | 1/125 sn | ISO 100
| Artılar | Eksiler |
|---|---|
|
|
S1II, Panasonic’in ilk gerçekten her işi yapabilen (do-it-all) tam kare kamerası olabilir. S serisindeki modellerin her zaman öne çıkan yönleri vardı; ancak faz algılamalı rakiplerle tam anlamıyla başa çıkamayan depth-from-defocus sistemi gibi, çoğu zaman bir yıldız işareti de beraberinde geliyordu.
Bu kamerada bu tür çekinceler oldukça az. Temel görüntü kalitesi çok iyi ve Panasonic’in uyguladığı her ne tür teknikler varsa, duruma göre sınıf lideri dinamik aralık ya da yüksek hız elde edebiliyorsunuz. Ayrıca rakiplerinin sunamadığı, makine içinde işlenebilen çoklu çekim yüksek çözünürlük ve focus stacking gibi, niş ama zaman zaman çok işe yarayan özellikler de mevcut.
Video tarafında tablo benzer, hatta daha da etkileyici. Sınırda denebilecek kadar geniş bir özellik, yardımcı araç ve kayıt modu yelpazesi; sınıfının en iyileri arasında yer alan stabilizasyon ve anamorfik desqueeze ön izleme ile anamorfik stabilizasyon gibi niş çekim türlerine destek sunuyor.
Otomatik netleme, Panasonic’in bugüne kadar sunduğu en iyi performansı gösteriyor
Panasonic’in otomatik netleme uygulamasının izlediği yönün hâlâ en büyük hayranları olmayabiliriz; ancak v1.2 firmware itibarıyla performans, şirketin bugüne kadar sunduğu her şeyden daha iyi.* En tepe noktada olmasa da, çoğu senaryo için fazlasıyla yeterli. Panasonic, bunun böyle olmasını sağlamak adına, insanları alışılmadık pozisyonlarda algılayabilen özel bir tanıma modu bile eklemiş.
Birçok açıdan bakıldığında S1II, bu sınıftaki en yetenekli kamera. Kısmen yığılmış sensörün Z6III’te yarattığı dinamik aralık endişelerini bertaraf ediyor ve başka hiçbir markanın eşleşemediği bir video özellikleri seti sunuyor. Ancak aynı zamanda sınıfının en pahalı modeli ve bu da onu Gümüş ödül seviyesinde tutuyor. Ağırlıklı olarak fotoğraf çeken ya da videoyla sadece ara sıra ilgilenen kullanıcılar için, L-mount lens ekosistemi sizi özellikle heyecanlandırmıyorsa, bu ek maliyeti haklı çıkarmak zor olabilir. Ancak hem video hem fotoğrafı ciddiyetle çeken biriyseniz, arayışınıza S1II ile başlamanızı — hatta belki de burada bitirmenizi — öneririz.
* İlk firmware ile güncelleme sonrası otomatik netleme test sonuçlarımız arasındaki fark, mevcut kameralar için firmware güncellemesi yayınlama konusunda hangi firmaların en iyisi olduğu yönündeki sıralamamı yeniden değerlendirmeme neden oldu.
Puanlama
Rakipleriyle karşılaştırıldığında
Panasonic’in kendi S1IIE modeliyle (ve dolaylı olarak, çok benzer teknik özelliklere sahip S5II/X ile) karşılaştırıldığında S1II, video yetenekleri açısından büyük bir sıçrama anlamına geliyor. Panasonic uzun süredir geniş bir video yardımcı araçları ve format seçenekleri yelpazesi sunuyor; ancak bu özelliklerin bu kadar hızlı bir sensörle bir araya geldiğini ilk kez görüyoruz. Öte yandan, yalnızca fotoğraf çeken ve çok fazla aksiyon yakalamayan kullanıcılar için, S1II’nin talep ettiği ek maliyetin bir ilave lense harcanmasının daha mantıklı olduğu da rahatlıkla söylenebilir.
Nikon Z6III’ün S1II’ye karşı en büyük avantajı, özellikle fotoğraf çekerken, çoğu durumda daha güvenilir ve kullanımı daha keyifli bulduğumuz otomatik netleme sistemi. Ancak bu avantajı elde etmek için bazı ödünleri kabul etmek gerekiyor: belirli çekim senaryolarında daha az esnek Raw dosyalar (özellikle gölgeleri çok zorladığınızda fark ediliyor), open gate video kaydının olmaması ve daha sıkı kontrol edilen bir lens yuvası.
Canon EOS R6 III ile testlerimizi henüz tamamlamış değiliz; ancak ilk izlenimimiz, S1II ile oldukça denk bir rakip olduğu yönünde. Doğrusal çözünürlükte %16 artış, daha iyi otomatik netleme ve benzer open gate / dahili Raw kayıt yetenekleri sunuyor. Buna karşın Canon, video yardımcı araçları konusunda önemli geliştirmeler yapmış olsa da, özellikle ısıya bağlı kayıt süreleri söz konusu olduğunda hâlâ Panasonic’in sunduğu seviyeye tam olarak ulaşabilmiş değil. Ayrıca RF bayonet, L-mount’a kıyasla hâlâ çok daha sıkı kontrol edilen bir sistem.













































