Contax G serisi bugün bile görece benzersizliğini koruyor; çünkü bildiğim kadarıyla şimdiye kadar üretilmiş değiştirilebilir objektifli ve otomatik netleme özellikli tek telemetreli fotoğraf makinesi sistemi. Başka markaların optik telemetreye sahip sabit objektifli modelleri de var, ancak bunlar genellikle bas-çek fotoğraf makineleri olarak anılıyor. Contax G2’nin değiştirilebilir objektifli bir bas-çek fotoğraf makinesi olduğu da ileri sürülebilir, fakat bu tanım bana pek doğru gelmiyor. Bence bu makine, bas-çek modellerin kullanım kolaylığı ve erişilebilirliği ile ileri seviye bir sistemin sunduğu yetenekleri ve manuel kontrolü son derece başarılı biçimde bir araya getiriyor.


Adından da anlaşılacağı üzere Contax G2, Kyocera’nın 1996’da piyasaya sürdüğü fotoğraf makinesi serisinin ikinci modeli. Üretimi ise 2005 yılında sona erdi. Makine, gövde tarafından çalıştırılan bir otomatik netleme sistemine sahip. Başka bir deyişle, günümüz objektiflerinin aksine otomatik netlemeye güç sağlayan motor objektifte değil, fotoğraf makinesinin gövdesinde bulunuyor. Sistem, konunun fotoğraf makinesine göre konumunu belirlemek için kızılötesi üçgenleme yöntemini, harici ve pasif çift pencereli bir optik sensörle birlikte kullanıyor. Doğru noktaya yöneldiğiniz ve seçtiğiniz objektifin minimum netleme mesafesi içinde kaldığınız sürece konuya hızla kilitlenen, son derece hassas bir sistem.


G2 hem tek noktalı hem de sürekli otomatik netleme seçenekleri sunuyor, ancak ben çoğunlukla tek noktalı netlemeyi kullandım. Netleme optik vizörün merkezinden yapıldığı için, özellikle arka düğmeyle otomatik netlemeyi kullanırken en iyi sonucu veren, önce netleyip ardından kadrajı yeniden düzenleme yöntemine büyük ölçüde başvurdum.

Bir konu belirleyip arkadaki otomatik netleme düğmesini basılı tuttuktan sonra kadrajı yeniden düzenleyerek deklanşöre hızla basmak, Contax G2 ile hızlı ve isabetli sokak fotoğrafları çekmeyi mümkün kılıyor. Bir kez ritmini yakaladığınızda, aynı yöntemi son derece istikrarlı biçimde tekrarlayabiliyorsunuz.



Carl Zeiss, G serisi için yedi objektif üretti; ben ise 90 mm f/2.8 ve 45 mm f/2 modellerini tercih ettim. Her ikisinin de olağanüstü keskin olduğunu ve büyük bir kullanım keyfi sunduğunu gördüm. G serisi için üretilen Zeiss optikleri hakkında olumlu şeyler duymuştum ve kesinlikle hayal kırıklığına uğramadım. Son derece hafif ve kompakt olmaları, hem kullanımlarını hem de yanınızda taşımayı oldukça kolaylaştırıyor. Ayrıca diyafram tamamen açıkken bile son derece keskin sonuçlar veriyorlar.


Objektiflerden söz etmişken, onları fotoğraf makinesine ilk kez takmaya çalıştığımda kafam karışmıştı; çünkü objektifler tahmin edeceğiniz şekilde bağlanmıyor. Her objektifte, objektifi gövdeye takarken hareket etmeyen küçük ve siyah bir halka bulunuyor; bu da ilk başta sezgilere aykırı geliyor. Modern objektiflere alışkın olduğum için objektifin tamamının döndürülerek takılacağını düşünmüştüm. Ancak G serisinde yalnızca siyah halkanın içinde kalan objektif gövdesinin metal bölümleri dönüyor. Objektif değiştirdiğinizde optik vizörün doğru görüş alanına otomatik olarak uyum sağlaması da güzel bir özellik.
Bu fotoğraf makinesini, gövdenin ön tarafındaki küçük tekerlekle kontrol edilen manuel netleme de dahil olmak üzere tamamen manuel modda kullanmak mümkün. Ancak en iyi genel deneyim için düşünme işinin büyük bölümünü makineye bırakmam ve otomatik modda çekim yapmam tavsiye edildi. Ben de tam olarak bunu yaptım ve yaptığıma memnunum.
Bu fotoğraf makinesi gerçekten de son derece gelişmiş bir bas-çek model hissi veriyor. Ben yalnızca pozlama telafisini ve diyaframı ayarladım, geri kalan her şeyi makineye bıraktım. Üstelik söz konusu olan analog bir fotoğraf makinesiyken, ona bu denli güvenebilmek insana büyük bir özgürlük sağlıyor. Böylece konularıma ve kompozisyona odaklanabiliyorum.
Her ne kadar Otomatik mod olarak adlandırılsa da bu tanım, sunduğu deneyimin hakkını pek vermiyor. Çünkü burada söz konusu olan, bugün bildiğimiz anlamdaki bir “otomatik mod” değil; yalnızca diyafram öncelikli çekim modu. G2’yi kullanma biçimimi Bessa R2A ile çekim yapma şeklimle karşılaştırdığımda, netleme kontrolünü bırakmak dışında aslında çok farklı bir şey yapmadığımı gördüm.

Bu fotoğraf makinesinin elimde yarattığı hissi çok seviyorum. Başparmağım arka tutma yerine kusursuz biçimde otururken işaret parmağım deklanşör düğmesinin üzerinde bekliyor; diğer üç parmağım da ön taraftaki tutma yerini son derece rahat bir şekilde kavrıyor.
Herhangi bir şikâyetim olacaksa bunlar, küçük ve görece karanlık vizörle ve konunun objektifin minimum netleme mesafesi içinde olmadığını yeterince açık biçimde göstermemesiyle ilgili olurdu. Aslında bunu belirtiyor, ancak göstergeler o kadar küçük ki görülmeleri zor olabiliyor. O anda vizörün alt kısmından çok konunuza odaklanmışsanız bu uyarıları kolaylıkla gözden kaçırabilirsiniz.



Eminim yeniyken çok daha iyi durumdaydı, ancak bu optik vizör buğulanmaya da oldukça yatkın. Bu yıl iki Contax G2 kullanma fırsatım oldu ve her ikisinin vizöründe de farklı seviyelerde buğulanma vardı. Bendeki ise ikisi arasında daha iyi durumda olanıydı.
Bir diğer sorun da bu fotoğraf makinesinin ve objektiflerinin pahalı olması. Günümüzde bu kadar popüler olmasının nedeni yalnızca analog fotoğrafçılığın yeniden yükselişe geçmesi ya da bazı ünlülerin bu makineyi kullanırken görülmesi değil. Aynı zamanda ister analog ister dijital olsun, piyasada gerçekten buna benzeyen başka hiçbir fotoğraf makinesi bulunmuyor.
Bu, kullanması eğlenceli bir fotoğraf makinesi ve bu da sahiplerinin ondan vazgeçmek istemediği anlamına geliyor. Kaç adet üretildiğini bilmiyoruz; muhtemelen on binlerce üretildi ancak ikinci el piyasasında hâlâ görece nadir bulunuyor. Siyah ve titanyum olmak üzere iki renk seçeneği mevcut. Ben, titanyum renkli Zeiss objektiflerle en iyi uyumu sağladığı için ikincisini tercih ediyorum.

G2 gövdeler kolaylıkla yaklaşık 3.000 dolara ulaşırken objektifler, bulabilirseniz, 800 ila 1.500 dolar arasında değişen fiyatlara satılabiliyor. Serinin en yaygın objektifi 45 mm f/2 ve bunun iyi bir yanı var; çünkü hem harika bir objektif hem de genellikle 900 doların altında bir fiyata bulunabiliyor. Ancak objektif serisinin tamamını toplamayı düşünüyorsanız cüzdanınızdaki her şeyi gözden çıkarmaya hazır olun.


Contax G2’nin popülerliği ve zamana meydan okuyan tasarımı şu soruyu gündeme getiriyor: Neden başka hiçbir marka G2’ye benzer bir şey üretmeyi denemedi? Bu fotoğraf makinesinin üretiminin sona ermesinin üzerinden 20 yıl geçti ve bu süre içinde hiçbir üretici değiştirilebilir objektifli, otomatik netleme özellikli telemetreli bir fotoğraf makinesi üretmedi. Bu makineye en yakın deneyimi Fujifilm X-Pro serisinin sunduğunu düşünüyorum. Sabit objektifli bir sistem olduğu için daha sınırlı ölçüde de olsa X100 serisi de buna dahil edilebilir.

Üstelik bunların ikisi de Fujifilm’in son derece popüler serileri. Ancak böyle bir fotoğraf makinesi üretebilecek tek şirket elbette Fujifilm değil. Bunun iyi ve rağbet gören bir fikir olduğu açık. Buna rağmen daha fazla fotoğraf makinesi markasının başarıya ulaşmak için neden yakın geçmişe bakmadığını hiçbir zaman anlayamayacağım. Aradıkları fikir, parlak titanyum gövdesiyle tam karşılarında duruyor.
Yazar Hakkında:
Jaron Schneider; ödüllü bir reklam filmi yönetmeni, yazıları uluslararası yayınlarda yayımlanan bir tüketici teknolojileri gazetecisi ve hem video prodüksiyonu hem de geleneksel fotoğrafçılık alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip bir dijital görüntüleme uzmanıdır. Aynı zamanda PetaPixel Podcast’in sunucusudur.
Daha önce Digital Trends’te A/V Editörü, Imaging Resource’ta Dosya Konuları Editörü ve Resource Magazine’de Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapan Schneider’ın prodüksiyon çalışmaları arasında Verizon, Redwood Credit Union, Grammy ödüllü müzik grubu Train, Food Network’ten Guy Fieri, UC San Diego Scripps Enstitüsü, San Francisco WETA feribot sistemi ile İsviçreli lüks saat üreticileri Cartier ve Maurice Lacroix gibi müşteriler bulunuyor. Çalışmaları CNN, ABC Network News, Gizmodo, Huffington Post, Business Insider, The Daily Mail, Telegraph UK ve Jalopnik dahil olmak üzere çok sayıda yayın kuruluşunda yer aldı.




