
Günümüzde orta segment fotoğraf makinelerinin fiyatları genellikle 2500–3000 dolar aralığında seyrediyor. Ancak ABD’de uygulanan gümrük tarifeleri, bu fiyat bandında gerçekten iyi fırsatlar bulmayı biraz daha zorlaştırmış durumda. Bu bütçeyle son derece yetenekli bir gövdeye sahip oluyorsunuz; seçtiğimiz modeller hem fotoğraf hem de video tarafında üst düzey özellikler sunuyor ve birçoğu, profesyonel spor fotoğrafçılığına yönelik makinelerin otomatik netleme performansına oldukça yaklaşan sistemlere sahip.
Bir fotoğraf makinesi seçmek, aynı zamanda onunla birlikte sunulan lens ekosistemine de bağlanmak anlamına gelir. Bu nedenle tercih etmeyi düşündüğünüz lenslerin fiyatlarını ve bulunabilirliğini mutlaka araştırmanızı öneririz. Ayrıca bazı üreticilerin, üçüncü parti lens üreticilerinin sunabileceği seçenekler konusunda daha kısıtlayıcı olduğunu da unutmamak gerekir; lens araştırması yaparken bunu mutlaka göz önünde bulundurun.
Lenslerden söz etmişken, aynasız fotoğraf makineleri için geliştirilen en yeni lens tasarımlarının, eski DSLR lens muadillerine kıyasla düzenli olarak daha iyi performans sunduğunu da belirtmek gerekir. Halihazırda sahip olduğunuz lensler varsa, bunları adaptörle kullanmanın mı yoksa satıp en sık kullandığınız lenslerin modern karşılıklarını almanın mı daha mantıklı olacağını düşünmek isteyebilirsiniz. Bu yaklaşım, aynı zamanda güçlü bir gerekçe bulduğunuz takdirde marka değiştirmeniz için de size bir geçiş yolu sunar.
Önerilerimiz
3000 dolar altındaki en iyi fotoğraf makinesi: Canon EOS R6 III
32 MP full-frame CMOS sensör | 3,0 inç, 1,62 milyon noktalı tam hareketli ekran | 60p’ye kadar 7K video kaydı

Canon EOS R6 III, 33 MP sensöre sahip, full-frame bir ileri seviye kullanıcı (enthusiast) fotoğraf makinesidir.
Bu listede zirveye yerleşmesinin nedeni, görüntü kalitesi, seri çekim performansı ve neredeyse her tür çekim senaryosunun üstesinden gelebilen otomatik netleme sistemiyle son derece dengeli bir paket sunmasıdır. Aynı zamanda oldukça yetenekli bir video makinesidir; ihtiyaçlarınız ne olursa olsun EOS R6 III’ün sizi sınırladığını hissetmeniz zor.
Gövde üzerinde bol miktarda özelleştirilebilir tuş bulunur ve bunlar için geniş bir ayar yelpazesi sunulur. Elde tutuşu rahat olsa da vizörü ve arka ekranı sınıfının mutlak en iyileri arasında yer almaz.
EOS R6 III, takip ve konu tanıma modlarının tamamında güvenilir bir otomatik netleme performansı sergiler. 40 fps’ye kadar seri çekim yapabilir (dinamik aralık bir miktar düşse de) ve deklanşöre basmadan önce 0,5 saniyeye kadar ön-kayıt (pre-capture) desteği sunar.
Beğendiklerimiz
- Çok iyi görüntü kalitesi
- Güvenilir otomatik netleme
- Kapsamlı video kayıt modları ve yardımcı özellikler
Beğenmediklerimiz
- İddialı video modlarında ısınma sorunu
- Dinamik aralık, en güçlü rakiplerinin gerisinde
- Tampon bellek sınırına ulaşıldığında performans düşüşü
EOS R6 III, “her işten biraz anlayan ama
hiçbirinde usta olmayan” bir makine değil.
Çoğu işin ustası.
EOS R6 III ile çekilen görüntüler, çok iyi ayrıntı seviyesi ve hoş renkler sunuyor. Makinenin en yüksek dinamik aralığı sınıfının en iyileriyle aynı seviyede olmasa da ve elektronik deklanşör modunda biraz daha zorlanabilse de, çoğu kullanım senaryosu için fazlasıyla yeterli.
Makinenin open gate, Raw ve oversample edilmiş 4K video modlarında, 24p’de elde edilen video kalitesi oldukça iyi. Ancak daha yüksek kare hızlarında ve alt örneklemeli (subsampled) modlarda performans bir miktar düşüyor. Rolling shutter performansı ise çok başarılı ve video çekimi sırasında kullanımı oldukça keyifli. Buna karşın, sıcak çekim ortamlarında aşırı ısınma davranışı en iddialı video modlarını sınırlayabilir.
EOS R6 III, fotoğraf ve video çekiminin çoğu türü için son derece yetenekli bir makine. Güçlü performansı, mükemmel ergonomi ve rafine bir kullanıcı deneyimiyle bir araya getiriyor.
Canon EOS R6 III’ün detaylı incelemesini okuyun
Kıyasıya bir yarış
2026’nın başları, orta segment bir fotoğraf makinesi almak için oldukça iyi bir dönem. Yoğun rekabet, bu sınıfta çok güçlü seçeneklerin ortaya çıkmasını sağladı. Panasonic S1II, dahili fanı sayesinde EOS R6 III’e kıyasla daha fazla video özelliği ve daha uzun kayıt süreleri sunuyor; ancak daha yüksek fiyat etiketi ve sınıfının en iyisi sayılmayacak otomatik netleme performansı nedeniyle bu listenin zirvesine yerleşemiyor. Yine de biraz daha fazla harcama yapmayı dert etmiyorsanız ve L-mount sistemindeki lens seçenekleri size cazip geliyorsa, son derece güçlü bir tercih.
Sony a7 V de oldukça iddialı bir seçenek, ancak henüz test sürecimizi tamamen tamamlamış değiliz. Ciddi video üreticilerinin isteyebileceği her video özelliğini sunmasa da, bunu mükemmel ısı yönetimi, uzun kayıt süreleri ve rakiplerinin açık ara önünde olan pil ömrüyle telafi ediyor. S1II’de olduğu gibi, hızlı sensör okuma sürelerini kullanarak mekanik deklanşörle çekim yapıldığında etkileyici bir dinamik aralık performansı sunuyor; bu da özellikle manzara fotoğrafçıları için iyi bir haber olabilir.
Son olarak Nikon Z6 III var. Bu model sık sık yaklaşık 2500 dolar civarında, hatta bazen daha da düşük fiyatlara bulunabiliyor. Uygun fiyatlı bir seçenek arayanlar için oldukça cazip; ancak liste fiyatı üzerinden değerlendirildiğinde, rakiplerinde olmayan bazı dezavantajlara sahip: özellikle biraz daha zayıf dinamik aralık performansı ve Raw ön-seri çekim (pre-burst) seçeneğinin bulunmaması. Buna rağmen, yakın zamana kadar bu kategorideki tercihimiz olacak kadar güçlü bir makineydi.
Kompakt seçenek: Sony a7C II
33 MP BSI CMOS sensör | 10-bit renk ile 4K/60p video | Otomatik netleme sistemi için özel “AI” işlemci

Sony a7C II, 33 MP BSI CMOS sensöre sahip, kompakt yapılı full-frame aynasız bir fotoğraf makinesidir.
a7C II’nin vizörü bu fiyat seviyesi için biraz küçük ve çözünürlüğü nispeten düşük, ancak bu durum gövdenin kompakt kalmasına yardımcı oluyor. Modern full-frame lensler genellikle oldukça büyük olduğu için gövde boyutundaki fark çoğu zaman önemsiz hale gelebiliyor; ancak Sony’nin E-mount sistemi, piyasadaki en geniş lens yelpazesine sahip ve aralarında nispeten kompakt seçenekler de bulunuyor.
a7C II, full-frame bir fotoğraf makinesi için etkileyici derecede küçük. Ön kontrol tekerleğinin eklenmesi, ergonomiyi belirgin şekilde iyileştiriyor ve onu sınıfındaki rakiplerine yaklaştırıyor. Tam hareketli arka ekran, son derece hızlı tepki veren bir dokunmatik arayüz sunuyor. Ancak bu fiyat seviyesindeki birçok makinenin aksine, joystick kontrolü bulunmuyor.
a7C II’nin otomatik netleme performansı son derece etkileyici ve makine öğrenimi tabanlı algoritmalar için ayrılmış özel bir işlemciden büyük fayda sağlıyor. Konu tanıma hızlı çalışıyor ve AF sistemi, fotoğraf ve video çekimlerinde konuları kadraj içinde inatla takip edebiliyor. Sürekli AF ile 10 fps seri çekim, yüksek isabet oranı sunuyor.
Beğendiklerimiz
- Küçük gövdede büyük kamera özellikleri
- Üst düzey otomatik netleme performansı
- Auto Framing video modu
Beğenmediklerimiz
- Joystick kontrolü yok
- Tam mekanik deklanşör bulunmuyor
a7C II, boyutuna kıyasla
şaşırtıcı derecede yetenekli
bir fotoğraf makinesi.
a7C II’nin 4K/30p video kaydı 7K’dan downsample edilmiştir, ancak rolling shutter seviyesi görece yüksektir. Ayrıca APS-C kırpma ile 4K/60p video sunar ve tüm video modlarında 10-bit renk desteği bulunur. S-Log3 ve S-Cinetone profilleri, post-prodüksiyonda esneklik sağlar. Dahili Auto Framing modu, konuları otomatik olarak takip ederek kadrajda ve netlikte tutar. Makinede mikrofon ve kulaklık girişleri de mevcuttur.
a7C II, boyutuna göre gerçekten şaşırtıcı derecede yetenekli bir fotoğraf makinesidir. Sony a7 IV ile neredeyse aynı görüntü kalitesi, video yetenekleri ve otomatik netleme performansını daha küçük bir gövdede sunar. Kompakt tasarım karşılığında AF joystick’i gibi bazı fedakârlıklar yapmanız gerekir; ancak önceliğiniz küçük boyut ise a7C II bu ödünleri fazlasıyla telafi eder.
Sony a7C II’nin ilk incelemesini okuyun
Sony a7 IV, a7 III veya a7C satın almalı mıyım?
Sony a7 IV, özellikle ABD’de gümrük tarifeleri sonrası oluşan liste fiyatı göz önüne alındığında, 2025 itibarıyla tavsiye edilmesi zor bir model. Vizörü, ergonomisi ve tam mekanik deklanşörü a7C II’ye kıyasla daha iyi; ancak aynı zamanda daha büyük, daha ağır ve daha az etkili bir gövde içi görüntü sabitleme sistemine sahip. Kompaktlık sizin için önemli değilse, a7 IV’ün daha büyük ve yüksek çözünürlüklü vizörü için biraz daha fazla ödeme yapmak mantıklı olabilir — ancak yalnızca fiyat farkı küçükse.
a7 III ve a7C için de benzer bir durum söz konusu. Bunlar, daha az gelişmiş otomatik netleme, video ve görüntü sabitleme sistemlerine sahip, önceki nesil ürünler. Ayrıca eski ve kullanımı daha zahmetli bir menü sistemini kullanıyorlar; açıkçası bir daha kullanmamak için para ödemeye razı olacağımız türden. a7C, II versiyonundaki ön kontrol tekerleğine sahip değil ve daha da küçük bir vizör sunuyor; bu nedenle yeni nesil modellerden birine geçmek için biraz daha birikim yapmanızı kesinlikle öneririz.
APS-C peki ya?
APS-C önerilerimizin büyük bölümünü, Fujifilm X-T5, Canon EOS R7 ve Sony a6700 gibi modelleri kapsayan 2000 dolar altındaki en iyi fotoğraf makineleri rehberimizde yapıyoruz. Son iki model, kendi markalarının en üst seviye kırpılmış sensörlü gövdeleri konumunda. Fujifilm ise X-H2S’i üretiyor; bu model tarihsel olarak piyasadaki en iyi video kameralarından biri olarak kabul ediliyor.
Bununla birlikte, Z6 III gibi makineler yetenek ve kare hızı seçenekleri açısından bu seviyeye yetişmiş durumda. Ayrıca X-H2S, global fiyatlandırmada bu listeye girebilse de, ABD’de fiyatı 3000 dolara daha yakın.
Uzun menzil sunan yaban hayatı seçeneği: OM System OM-1 II
20 MP Four Thirds stacked sensör | AF ile 50 fps sürekli çekim, AF/AE kilitli 120 fps | 8,5 EV’ye kadar derecelendirilmiş gövde içi görüntü sabitleme (IBIS)

OM System OM-1 Mark II, 20 MP stacked CMOS sensör üzerine kurulu, yüksek hızlı bir Micro Four Thirds fotoğraf makinesidir.
Micro Four Thirds sisteminin, sizi yormayacak (ne sırtı ne de çantayı zorlayan) boyutlarda uzun odaklı birçok lens sunması sayesinde, OM-1 II özellikle yaban hayatı fotoğrafçılığı için oldukça uygundur. Stacked sensörü, çok hızlı otomatik netleme ve en hızlı konuları bile yakalayabilecek etkileyici seri çekim hızları sunar. Ayrıca çok çeşitli çekim senaryolarına uyum sağlamasına olanak tanıyan bir dizi hesaplamalı (computational) çekim moduna sahiptir. IP53 sertifikalı toz ve suya dayanıklılığı sayesinde yağmur başladığında da endişelenmenize gerek kalmaz.
Gövde, oldukça sağlam bir his verirken (tam kare rakiplerinden hâlâ daha küçük), eldivenle ya da eldivensiz kullanılabilecek şekilde tasarlanmış kadranlara ve bol miktarda özelleştirilebilir kontrol noktasına sahiptir. Vizörü ise görece büyük ve parlaktır.
OM-1 II’yi henüz tam inceleme sürecimizden geçirmemiş olsak da, aynı işlemci ve sensörü kullanan OM-3 ile birlikte bu gövdeyle geniş bir deneyime sahibiz. Otomatik netlemenin güvenilir olduğunu, ancak sınıfının mutlak lideri olmadığını söyleyebiliriz. Ayrıca 50 fps sürekli çekimde AF’nin yalnızca belirli lenslerle çalışması biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Daha küçük sensörün getirdiği bir görüntü kalitesi bedeli olsa da, Four Thirds formatı için OM-1 II’nin sensörü iyi seviyede detay sunuyor ve çoklu çekim (multi-shot) modları bazı durumlarda bunu telafi edebiliyor.
Bu fiyat seviyesinde daha genel amaçlı yeteneklere sahip makineler bulunsa da, OM-1 II kendi nişi içinde son derece iyi konumlanıyor ve diğer fotoğraf türleri için de oldukça sağlam bir performans sunuyor. Video yetenekleri, bazı rakip markaların sunduğu seviyede olmasa da, yalnızca kayıt almak isteyen kullanıcılar için görevini rahatlıkla yerine getirebiliyor.
OM System OM-1 Mark II’nin ilk incelememizi okuyun
Diğer Four Thirds fotoğraf makineleri
OM-1 II, DNA’sının büyük bir kısmını OM System OM-3 ile paylaşıyor. OM-3; daha küçük, daha şık ve daha uygun fiyatlı bir seçenek olup, klasik tasarımını daha küçük bir vizör kullanarak elde ediyor. Her iki model de, gövdesini full-frame S5II ile paylaşan ve belirgin şekilde daha büyük olan Panasonic G9 II’ye benzer bir konumda yer alıyor.
Bu modellerin tamamı Micro Four Thirds sistemine ait. Bu sistem, en yüksek görüntü kalitesinden bir miktar feragat etme karşılığında daha küçük gövde ve lens kombinasyonları sunuyor. Ancak fotoğrafçılığınız mümkün olan en kompakt ekipmanı gerektiriyorsa, bu makineler kesinlikle değerlendirmeye değer.
Vlog için en iyi seçenek: Nikon ZR
24,5 MP full-frame “kısmen stacked” sensör | 7,5 EV’ye kadar IBIS | R3D (NE) Raw video codec

Nikon ZR, 24,5 MP full-frame “kısmen stacked” sensöre sahip, video odaklı bir aynasız fotoğraf makinesidir.
Red ortak markalaması ve üç farklı Raw video kayıt seçeneği, ZR’nin bir video prodüksiyon kamerası olma iddiasını açıkça ortaya koyuyor. Buna rağmen ZR, vlog çekimleri için de son derece güçlü bir araç olmasını sağlayan pek çok özelliğe sahip. Gövde içi görüntü sabitleme (IBIS), Nikon’un oldukça etkili otomatik netleme sistemi ve 1000 nit’e kadar parlaklığa ulaşabilen 4 inçlik, 3,07 milyon noktalı ekranı sayesinde, kamera sizden biraz uzakta olsa bile kadrajı izlemek ve kontrol etmek oldukça kolay.
ZR, ayrıca 3,5 mm mikrofon girişi üzerinden bile dahili olarak 32-bit float ses kaydını destekleyen ilk aynasız fotoğraf makinesi olma özelliğini taşıyor. Bu sayede, anı yakalamaya çalışırken ses kayıt seviyeleri konusunda çok daha az endişe etmeniz gerekiyor.
Makine, sıkıştırılmış video formatında 5.4K/60p’ye kadar kayıt yapabiliyor ve gerçek ağır çekim için 4K/120p desteği sunuyor. Ancak 4K/60p’nin üzerine çıkıldığında 1,5× kırpma uygulanıyor. Raw video modunda ise ZR, sensörün tamamını kullanarak 6K/60p kayıt alabiliyor.
Önümüzdeki haftalarda ZR’yi daha kapsamlı şekilde test edeceğiz; ancak özünde, birkaç ek video özelliğiyle güçlendirilmiş bir Z6 III olduğunu söylemek mümkün. Bu da ZR’yi, vlog çekimlerinden tam kapsamlı video prodüksiyonuna geçmek isteyenler için oldukça yetenekli bir seçenek haline getiriyor.
Uzman Görüşü
2026 itibarıyla 3000 dolar altındaki fotoğraf makineleri, geçmişte yalnızca profesyonel segmentte gördüğümüz performansı orta seviyeye taşımış durumda. Canon EOS R6 III, Sony a7C II, Nikon ZR ve OM System OM-1 Mark II gibi modeller; gelişmiş otomatik netleme sistemleri, yüksek çözünürlüklü sensörler ve güçlü video yetenekleriyle hem fotoğraf hem de video üreticilerinin ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılıyor.
Bu fiyat aralığında doğru kamera seçimi artık yalnızca teknik özelliklere değil, aynı zamanda kullanım amacına ve ekosistem tercihine bağlı. Yaban hayatı ve spor çekimleri için hızlı sensör okuma ve seri çekim ön plana çıkarken, vlog ve video üretiminde ısı yönetimi, ses kayıt seçenekleri ve ekran yapısı belirleyici oluyor. Aynı şekilde lens ekosistemi, uzun vadeli yatırım açısından hâlâ en kritik faktörlerden biri.
Sonuç olarak 2026’da orta segment fotoğraf makineleri, “kompromisli” çözümler olmaktan çıkıp, doğru kullanıcı için tam anlamıyla profesyonel araçlara dönüşmüş durumda. Doğru tercih, teknik verilerden çok, hangi tür çekimlere ağırlık verildiğini net olarak belirlemekle başlıyor.





