Kütüphane

Düşük ve Yüksek Çözünürlüklü Kameraların Avantaj ve Dezavantajları

Günümüzde Nikon D850, Canon 5DS / 5DS RSony A7R II / A7R III ve Nikon Z7 yüksek megapiksel kameraların piyasaya sürülmesiyle birlikte gittikçe daha fazla fotoğrafçı bu kameralara sahip olmaya başladı.

Bu tür yüksek çözünürlüklü kameraların getirdiği avantajları ve dezavantajları ve fotoğraf işleme iş akışlarına ne gibi değişiklikler getireceği sorgulanıyor. Bu yazımda, düşük ve yüksek çözünürlüklü kameraların avantaj ve dezavantajları hakkında öğrendiklerimi ve kendi deneyimlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. “Düşük çözünürlük” teriminin, şu an piyasada bulunan modern tam kare (FF) kameralar arasındaki en az çözünürlüğe sahip olanı ifade ettiğini hatırlatayım. Sadece birkaç yıl önce, bu kameraları son teknoloji ürünü “Yüksek çözünürlüklü” olarak tarif ederken kısa bir süre geçmesine rağmen, şimdi “Düşük çözünürlüklü” diyoruz. Dolayısıyla, burada kullandığım “düşük” terimi, günümüzde mevcut olan en yüksek çözünürlüklü sensöre göre yapılan bir tanımdır.

Düşük ve Yüksek Çözünürlüklü Kameraların Avantaj ve Dezavantajları

Kameralara bugün baktığımızda genel olarak, 12 megapiksel ile 50 megapiksellik arasında değişen bir dizi farklı seçenek ile karşılaşıyoruz. Peki, kamera seçim aşamasında neden 12 MP seçmeli veya neden 50 MP seçmeli? Bu seçimde anlamamız ve hesaba katmamız gereken kriterler nelerdir? Bunları biraz ayrıntıya inerek analiz etmeye çalışalım.

Düşük Çözünürlüklü Kameraların Avantaj ve Dezavantajları

Düşük çözünürlük, dezavantajlarının yanısıra birkaç avantajı beraberinde getirir.

Avantajlar şunlardır:

  • Öncelikle, daha küçük dosyalar üretirler; bu size, fotoğrafı işlemekte daha fazla kolaylık ve hız kazandırır. Eski bir bilgisayar donanımı ile bile bu dosyaları kolayca işleyebilirsiniz.
  • İkincisi, daha küçük dosyalar toplamda depolama ihtiyacınızı da azaltır, daha küçük kapasiteli bellek kartlarını ve daha küçük yedek depolama birimini kullanabilirsiniz.
  • Üçüncüsü, daha düşük çözünürlükteki görüntüleri yeniden boyutlandırma ihtiyacı duymazsınız; kameranızdan “çıktığı gibi” oldukça temiz görünürler, bu nedenle hızlı bir şekilde onları işlemek ve birisine vermek istiyorsanız bunu kolaylıkla yapabilirsiniz.
  • Dördüncüsü, daha küçük dosyalar kameralarda daha yüksek kare hızlarında çekim yapılmasını mümkün kılarak, doğru anı yakalamak için çoğunlukla hızlı ve seri çekime ihtiyaç duyulan spor ve vahşi yaşam fotoğrafçılığı gibi alanlarda kullanılmalarına olanak tanır. Daha küçük dosyalar kamera tamponunda daha az yer kaplar ve daha fazla görüntünün yüksek kare hızlarında sürekli olarak çekilmesini sağlar.
  • Son olarak, düşük çözünürlüklü kameralar odaklama hataları ve lens çözünürlüğü konusunda daha toleranslıdırlar, hafif odaklama hataları görüntülerde nadiren fark edilir ve kullandığınız objektif çok fazla detayı çözemese bile yine de bunu görüntüde çok fark etmezsiniz.

Bu nedenlerle, yüksek çözünürlüklü görüntüler gerektirmeyen müşterilerle çalışan fotoğrafçılar için, daha büyük piksel boyutlarına sahip düşük çözünürlüklü kameralar oldukça avantajlıdır.

Peki dezavantajlar nedir?

Düşük çözünürlüklü kameralar piksel cinsinden daha düşük görüntü boyutları demektir; bu da, üzerinde çalışmak için çok fazla pikselin bulunmadığı anlamına gelir. Bu nedenle, bir görüntüyü önemli bir oranda kırpmanız gerekiyorsa, çok fazla çözünürlük kaybedeceksiniz ve bunu yaparken görüntüleriniz çok daha fazla küçülecektir. Bu da, elinizdeki olanakları ve çıktı boyutunuzu yani bir ekranda veya baskıda ne kadar büyük gösterebileceğinizi sınırlar. Yazılımlar bu tip çıktıları yayınlandıkları yere göre otomatik olarak ölçeklendirip büyütüyor olsalar da, ayrıntılar yok olacaktır, çünkü kırpma nedeniyle yeterli ayrıntı kalmamıştır.

Düşük çözünürlüklü kameraları kullanabileceğiniz fotoğrafçılık alanları:
  • Spor ve Vahşi Yaşam Fotoğrafçılığı: Hızlı hareketi yakalamak için saniyede yüksek kare (fps) çekim hızı gerekir. Ancak, artık günümüzde hızlı kare hızlarının genellikle yüksek çözünürlükle birlikte tercih edildiğini hatırlatmak isterim.
  • Düğün Fotoğrafçılığı: Müşteriler nadiren yüksek çözünürlükte çıktılar isterler, daha hızlı teslimat için işleme sırasında daha hızlı iş akışı tercih edilmektedir, fotoğraflar kameradan direk okunabilir ve yazıcıdan çıktısının hemen alınabilir olması tercih nedenidir. Ayrıca, düğünlerde genellikle elde çekim yapılır ve düşük çözünürlüklü kameralar elde çekimlerde netleme problemleri konusunda daha toleranslıdırlar.
  • Belgesel, Seyahat ve Sokak Fotoğrafçılığı: Belgesel, Seyahat ve Sokak fotoğrafçılığı için çözünürlük nadiren önemlidir. Daha küçük dosyalar daha kolay ve daha hızlı işlenir.

Öyleyse ne tür fotoğrafçılık yüksek çözünürlüklü kameralar gerektirir? Şimdi de yüksek çözünürlüklü kameraların artıları ve eksileri hakkında konuşalım.

Yüksek Çözünürlüklü Kameraların Avantaj ve Dezavantajları

Avantajları

  • Yüksek çözünürlüklü bir kameranın en büyük avantajı ve insanların onları seçmelerinin nedeni, büyük baskılar almak istemeleri veya görüntünün tüm karmaşık ayrıntılarını yüksek çözünürlüklü bir TV’de, monitörde veya web üzerinde görüntülemek istemeleridir. 8.3 MP’e eşdeğer 4K ve 33.2 MP’e eşdeğer 8K TV ekranları ve mönitörlerle geleceğin teknolojisinin daha yüksek çözünürlüklü kameralar lehinde olduğunu açıkça görebiliyoruz. Mağazalar 4K TV’leri sergiledikleri standlarında, 4K TV’nin desteklediği tüm karmaşık ayrıntıları göstermek için yüksek çözünürlüklü kameralarla çekilmiş özel çekimler kullanıyorlar. Bu nedenle yüksek çözünürlüklü kameralar, otomatik olarak görüntülerde ve video çekimlerinde daha fazla ayrıntı anlamına gelir.
  • Diğer bir avantaj, piksel boyutlarını azaltmak için yazılım algoritmaları kullanan “yeniden örnekleme” olarak bilinen yeniden boyutlandırma tekniğidir. Yeniden boyutlandırmanın avantajları vardır, çünkü görüntüdeki varolan gürültüyü etkili bir şekilde azaltır ve daha önce bahsettiğimiz odaklama hatalarını gizler. Yüksek çözünürlüklü kameralar düşük ışıklı ortamlarda görüntülerde daha fazla gürültü üretirler, aslında iyi ışıkta, düşük ve yüksek çözünürlüklü sensörler arasında gürültü performansında çok az fark vardır. Ancak, düşük ışıklı ortamlarda çalışırken, bir görüntü aynı baskı / çıktı boyutuna düşürüldüğünde, gürültü de daha sonra azaltılabilir.
  • Yüksek çözünürlüklü kameraların bir diğer avantajı kırpma seçenekleridir. Çok fazla pikselle başlayıp, görüntüleri kırpabilir ve yine de bol çözünürlüklü yüksek kaliteli çıktılar elde edebilirsiniz.

Yüksek çözünürlüklü kameraların kendilerine ait bir dezavantajlar listesi yok değil, bunlardan bazıları acı vericidir ve çözümü cebinizi yakabilir.

Dezavantajları

  • Birincisi, kamera çözünürlüğü ne kadar yüksek olursa görüntü boyutu piksel olarak o kadar büyük olur ve bunun sonucu olarak genel dosya boyutu o denli büyüktür. Bu da, depolama alanında daha büyük bellek kartı, sabit diskler ve yedek depolama alanı ve aynı zamanda işlemci gücü de gerektiren bir dizi pahalı yük oluşturur; bu tür büyük dosyaları gerçekten kabul edilebilir hızlarda kullanabilen bir bilgisayara ihtiyacınız olacaktır.
  • İkincisi, fotoğraf makinesinin kare hızlarını ve tamponunu etkili bir şekilde kısıtlar çünkü bu, görüntü işlemcisinin tek seferde işleyebileceği çok fazla bant genişliği ve veri demektir.
  • Üçüncü olarak, yüksek çözünürlüklü kameralar, çok fazla detayı çözümleyebilen yüksek kaliteli merceklerin kullanılmasını gerektirir. Eski objektiflere sahipseniz, özellikle de köşelerde iyi ayrıntılar üretme konusunda yetkin olmadıklarını fark edersiniz.
  • Dördüncüsü, %100 zumda görüntülere bakarken mükemmel piksel düzeyi ayrıntıları elde edebilmek isterseniz Odaklama teknikleri konusuna çok daha fazla dikkat etmeniz gerekir, en küçük bir odak hatası bariz şekilde farkedilir.
  • Ve son olarak, kamera sarsıntısına daha fazla dikkat etmeniz ve “Karşıtlık kuralı“nın önerdiği normların ötesine geçmeniz gerekir. Bunun sonucunda, eninde sonunda bir üçayak kullanmanız gerektiği sonucuna varacaksınız, inat etmeyin  ???? .
Yüksek çözünürlüklü kameralar gerektiren fotoğraf alanları:
  • Manzara Fotoğrafçılığı: Normal çıktısında bile daha fazla ayrıntıya sahip daha büyük baskılar istenmesi nedeniyle, Manzara fotoğrafçılığı için genellikle yüksek çözünürlüklü kameralar tercih edilir.
  • Mimari Fotoğrafçılığı: Aynı şey, çıktı boyutu ve ayrıntılarının önemli olduğu mimari fotoğrafçılığı için de yüksek çözünürlüklü kameralar tercih edilir.
  • Makro Fotoğrafçılığı: Makro fotoğrafçılığı, tipik olarak özel aydınlatma teknikleri kullanılarak kontrollü ortamlarda yapıldığından kamera ekipmanı bir üçayak üzerine monte edilir, kare hızları önemli değildir ve yüksek çözünürlüklü kameralar kırpma ve baskı ihtiyaçları için avantajlı olur.
  • Stüdyo Fotoğrafçılığı: Genellikle kontrollü bir ortamda, yüksek kalitede baskılar üretmek amacıyla yapılır, bu nedenle yüksek çözünürlük tercih edilir.

İhtiyaçlarınız için hangi kamerayı satın alacağınıza karar vermeden önce yukarıdaki avantaj ve dezavantajları dikkate alarak kara verebilirsiniz.

Yazar: Sebahattin Demir

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Bize destek olmak için lütfen reklam engelleme yazılımınızı iptal edin.