
Bundan tam 89 yıl önce bugün, New Jersey eyaletindeki Lakehurst’te yaşanan Hindenburg felaketi, tanık olan herkesi dehşete düşürdü ve 35 kişinin hayatını kaybetmesine, onlarca kişinin de yaralanmasına neden oldu. Bu olay, hava gemisi çağının sonunu hızlandıran trajedilerden biri olarak tarihe geçti. Aynı zamanda olağanüstü şekilde belgelenmişti; yaklaşık 90 yıl önce çekilen fotoğraf ve video görüntüleri bugün hâlâ insanları etkilemeye devam ediyor.
Hindenburg’un alevler içinde yere çakılması, filme alınan ilk felaket değildi. Ancak hem durağan fotoğraf hem de hareketli görüntülerle kaydedilen ilk büyük havacılık trajedisi olarak kabul ediliyor.
Hindenburg, 1936 yılında Nazi Almanyası’ndan Atlantik’i geçen 10 başarılı uçuş gerçekleştirmişti. Ancak 3 Mayıs 1937’de Frankfurt’tan başlayan bu talihsiz sefer, yılın ilk uçuşuydu. Bu nedenle büyük ilgi gördü; New Jersey’e inişi izlemek için çok sayıda film ekibi ve fotoğrafçı bölgeye akın etti. Sonuç olarak olay, sıradan insanların yanında kamera taşımadığı bir döneme rağmen son derece kapsamlı şekilde belgelenmiş oldu.

Bugün kalabalık önünde yaşanan hemen her şeyin akıllı telefonlarla kaydedileceğini doğal kabul ediyoruz. Ancak 89 yıl önce durum tamamen farklıydı. Kameralar çoğunlukla profesyonellerin ve maddi durumu iyi insanların erişebildiği lüks ürünlerdi. Gazeteci Herbert Morrison bile Hindenburg felaketi sırasında bir mühendisle birlikte saha ses kaydı denemesi yapıyordu. Morrison’ın anlatımı bugün çoğu zaman görüntülerle birlikte kullanılıyor olsa da, ses ve görüntü kayıtları eş zamanlı olarak alınmamıştı.
6 Mayıs 1937’de Lakehurst, New Jersey’de Pathé News, Hearst, Movietone ve Paramount ekipleri dahil olmak üzere dört farklı haber kamerası ekibi bulunuyordu. Özellikle aşağıdaki Pathé News görüntüleri, korunmuş kalite açısından bugün bile etkileyici görünüyor.
Her ne kadar birçok fotoğrafçı Hindenburg’un patlama anını ve sonrasını görüntülemiş olsa da, en ikonik kare muhtemelen International News Photos foto muhabiri Sam Shere’e (1905-1982) ait.
Shere, International Center of Photography’ye verdiği röportajda şu sözleri söylüyor: “Büyük Speed Graphic kameramda yalnızca iki kare kalmıştı ama onu gözüme kaldıracak bile vaktim olmadı. Kelimenin tam anlamıyla bel hizasından çektim. Her şey o kadar hızlı oldu ki başka bir şey yapma şansım yoktu.”
Shere, Hindenburg felaketini gösteren fotoğrafıyla Editor and Publisher Award kapsamında “en iyi haber fotoğrafı” ödülünü kazandı. Kare, 1930’ların en ünlü fotoğraflarından biri hâline geldi ve bugün yaşayan insanların büyük kısmı, aradan geçen 89 yıla rağmen bu görüntüyü en az bir kez gördü. Hindenburg felaketini 20’den fazla fotoğrafçı belgeledi ancak Shere’in karesi olayın nihai görsel simgesi olarak kabul ediliyor.
Hindenburg felaketi hakkında kapsamlı haberler ve çok sayıda tanık anlatımı bulunmasına rağmen, olayın tam olarak nasıl gerçekleştiği bugün bile tartışılıyor. Kazanın nedeni ya da bunun gerçekten bir kaza olup olmadığı konusunda farklı teoriler yıllardır gündemde. Nazi karşıtı sabotaj mıydı? Elektrostatik yük mü? Gaz sızıntısı mı? Kesin bir sonuca ulaşmak artık zor görünüyor. Ancak 2021 yılında PBS’in Nova programında yayınlanan ve yeni keşfedilen görüntüleri de içeren araştırmaya göre, felaket büyük olasılıkla hidrojen gazı sızıntısı, statik elektrik ve tasarım hatasının birleşimi sonucu meydana geldi.
Şurası kesin: Hindenburg olayı tam anlamıyla bir felaketti. Büyük ihtimalle bir kazaydı ve 35 insanın hayatına mal oldu. Korkunçtu. Ancak foto muhabirlerinin görevi çoğu zaman gerçekliğin en karanlık anlarını belgelemektir ve bu son derece önemli bir iştir. 1937 yılında bugün, Sam Shere gibi fotoğrafçılar tarihin önemli bir anını yaşandığı sırada kayıt altına aldı. Fotoğraflar birer zaman makinesidir ve yalnızca güzel anları saklamazlar. Hatta çoğu zaman kötü anları belgelemek çok daha büyük önem taşır.
Görsel kredileri: Sam Shere, Associated Press






