
Bir fotoğrafçı, bu yaz İspanya’da gerçekleşen tam güneş tutulmasını konu alan özel bir görüntünün hayalini iki yıl boyunca kurdu. Ve sonunda iddialı çalışmasını tamamladı.
Angel Fux, proje için aylar boyunca teknik hazırlık yapmakla kalmadı; son görüntüyü kusursuz hâle getirmek için fotoğraf düzenleme yazılımlarında yaklaşık 15 saat çalıştı.
Fux, çalışmasına The Shadow Between adını verdi. Görüntü, 12 Ağustos’ta İspanya’nın Riaño bölgesindeki Pico Gilbo adlı dağın zirvesinden çektiği birden fazla panoramanın bir araya getirilmesiyle oluşturuldu.
Fux, “Daha önce hiç tam güneş tutulması görmemiş ya da fotoğraflamamıştım. Ancak yıllar içinde gökyüzü olaylarına ve onları yaratıcı biçimlerde tasvir etmeye giderek daha fazla ilgi duymaya başladım” diyor.
“Bu nedenle bu tutulma benim için çok önemli hâle geldi. Olaydan yaklaşık bir yıl önce, beni gerçekten etkileyen bir manzara — özellikle dağlar — aramaya başladım. Aynı zamanda buranın İspanya’da tam tutulma hattı üzerinde olması gerekiyordu.”
Fux, “Bu konumu gördüğümde ve tutulmayla hizalandığını fark ettiğimde inanılmaz heyecanlandım. Projeyi burada gerçekleştireceğimi biliyordum. Dolayısıyla görüntü gerçeğe dönüşmeden bir yıldan uzun süre önce zihnimde şekillenmişti” diye ekliyor.
Görüntü yalnızca tutulmanın izlediği yolu göstermiyor; aynı zamanda zamanın geçişini de kaydediyor. Gündüz geceye, gün batımı alacakaranlığa dönüşüyor ve gökyüzündeki ışığın yerini yıldızlar alıyor. Ancak bu etkiyi oluşturmak son derece karmaşık bir süreç gerektirdi.
Fux, kendi internet sitesinde, dağın zirvesine tırmanmayı gerektiren konumu belirledikten sonra, güneş tutulmasının kendisinin de “yaratıcı bir yorumu” olarak tanımladığı bu iddialı görüntüyü üretmeye başladığını anlatıyor.
Fux, tutulmanın yakın plan dizisini çekmek için 400 mm objektif takılı bir Nikon Z8 kullandı. Aynı anda başka bir kamera sistemi de daha geniş çevreyi görüntülüyordu. Fux, “Aynı anda tutulmayı 600 mm ile videoya da çekiyorduk” diyor.
Fux’un “biz” diye söz ettiği kişi, onunla birlikte kısa film hazırlayan yönetmen Prince Berkoh. Nikon iş birliğiyle hazırlanan film, güneş tutulmasının anlamına ve daha geniş ölçekte insanlığın evrendeki yerine dokunan oldukça etkileyici bir çalışma ortaya koyuyor.
Fux videoda, “Gökyüzü her zaman görmezden gelinemeyecek kadar büyük ve tesadüf olamayacak kadar kusursuzdu” diyor. “Belirli zamanlarda geri dönen yıldızlar, her yıl aynı yayı izleyen gezegenler ve kendisinden 400 kat büyük Güneş’in üzerine kusursuz biçimde oturan Ay… Bu hizalanma bana hiçbir zaman bir mesaj değilmiş gibi gelmedi.”
Fux, güneş tutulmasını fotoğraflamanın yanı sıra manzarayı da kesintisiz biçimde çekerek final çalışmasının temelini oluşturan yedi panorama hazırladı. Bu panoramalar, akşam saatlerinden karanlığa ve ardından ertesi sabaha kadar uzanan geniş manzarayı kaydediyor.
Güneş tutulması aynı zamanda Perseid meteor yağmurunun zirve dönemine denk geldi. Görüntünün sağ tarafında kayan yıldızlar ve parlak galaksiler de görülebiliyor.
Devasa Bir Post Prodüksiyon Süreci
Fux tüm görüntü verilerini kaydettikten sonra sıra düzenleme sürecine geldi.
Fux, “Birbirinden tamamen farklı ışık koşullarında çekilmiş yedi panoramayı bir araya getirmek, şimdiye kadar yaptığım en karmaşık post prodüksiyon çalışmalarından birine dönüştü” diyor.
İlk planı, panoramaları oluşturan kareleri Photoshop’ta üst üste yerleştirip hizalamak ve ardından PTGui ile birleştirmekti. Ancak sorun tam da bu aşamada ortaya çıktı. Fux, “İlk panoramayı tam olarak istediğim şekilde birleştirmekte zorlandım” diyor.
Fux daha sonra tersini denedi: Yedi panoramayı ayrı ayrı birleştirdi ve ardından tamamlanmış panoramaları Photoshop’ta üst üste hizalamaya çalıştı.
Ancak bu yöntem de yeterince iyi sonuç vermedi. Çünkü her panorama birleştirmesi, görüntüye birbirinden biraz farklı projeksiyon, bozulma ve konumlandırma özellikleri ekliyordu.
Çözüm
Fux bunun üzerine alışılmışın dışında bir yöntem denedi. Yedi ayrı panorama hazırlayıp bunları daha sonra harmanlamak yerine, günün farklı anlarında çekilmiş kareleri kullanarak tek bir yeni panorama oluşturdu.
Fux, “Aslında panorama yazılımından, tamamen farklı renk ve ışık koşullarına doğru ilerleyen fotoğrafları birbirine dikmesini istiyordum” diyor ve yöntemin işe yarayacağını düşünmediğini belirtiyor.
“Bazı kareler gün batımından önce çekilmişti. Bazıları karanlığa doğru ilerleyen saatlere aitti. Diğerleri ise tamamen farklı bir ışık ortamında çekilmişti.”
Tüm ihtimallere rağmen yöntem işe yaradı. Böylece Fux, Photoshop’ta yoğun maskeleme çalışmasına başlayabileceği bir temel görüntü elde etti.
Fux, “Zorluk yalnızca fotoğraflar arasındaki birleşme noktalarını gizlemek değildi” diyor. “Birbirinden tamamen farklı ışık ve renk durumlarının tek ve tutarlı bir manzaranın içinde birlikte var olmasını sağlamaya çalışıyordum.”
“İzleyicinin görüntü içinde ilerlerken bir şeylerin değiştiğini hissetmesini istedim. Manzaranın bir tarafının diğer tarafıyla tam olarak aynı ana ait olmadığını fark etsin ama fotoğraf da yedi ayrı bölüme ayrılmış gibi görünmesin istiyordum.”
Final çalışmasını tamamlamak için maskeler yeniden düzenlendi, geçişler baştan oluşturuldu, yan yana gelen bölümlerdeki renk ilişkileri değiştirildi ve hizalamalar üzerinde ek düzeltmeler yapıldı.

The Shadow Between, Fux’un internet sitesinde sınırlı sayıda baskı olarak satışa sunuluyor. Angel Fux’un diğer çalışmalarına internet sitesi ve Instagram hesabı üzerinden ulaşılabilir.
Görsel kredisi: Fotoğraflar: Angel Fux







