fbpx
Kütüphane

Sayısal Görüntü

Dijital Nedir?

Verilerin bir ekran üzerinde Elektronik olarak gösterilmesi.

Dijital terimi Avrupa dillerindeki Dijital teriminin okunuşu olup Türkçe karşılığı Sayısaldır. Elektronik sistemler “ analog ” ve “ sayısal ” olmak üzere ikiye ayrılır. Analog sistemlerde Elektrik sinyalleri sürekli olarak değişir ve belli sınırlar içinde her değeri alabilirler. Sayısal sistemlerde ise elektriksel sinyaller olduğu gibi iletilmez. Bu sinyallerin yerine bunlara karşı düşen rakamlar iletilir.

Elektronik sistemlerde genel olarak giriş ve çıkış sinyalleri “analog” yapıdadır. Bunların sayısal olarak işlenebilmesi ve iletilebilmesi için “Analog/Sayısal Dönüştürücü” (Analog-to-Digital Converter, ADC) ve “Sayısal/Analog Dönüştürücü” (Digital-to-Analog Converter, DAC) kullanılır.

Başlangıçta elektronik devrelerin hemen hemen tamamı “analog” olarak gerçekleştiriliyordu. Fakat zaman içinde “sayısal” devreler çoğalmaya ve analog devrelerin yerini almaya başladı. Bu Gün bütün elektronik sistemler sayısallaşmaya başlamıştır. Çünkü sayısal elektronik devreler:

1. Daha güvenilirdir.

2. Devreler ve sistemler aynen tekrarlanabilir (Her benzer sistem tıpatıp aynen çalışır ).

3. Sinyal kalitesi değişmez. Bu kalite istenildiği kadar iyi yapılabilir.

4. Çok geniş çapta tümleştirilebilir .

5. Gürültü ve dış etkilerden çok az etkilenir .

6. Daha ucuzdur ( Pek çok uygulamada ).

7. Kopyalama ve iletim sırasında bozulmaz. ( İlk kopya ile yüzüncü kopyanın kalitesi aynıdır )

TV ve bilgisayar sistemleri “Multimedia” adı altında birleşerek tek bir sisteme dönüşmektedir.

• Dijital sinyal işleme teknikleri hızla gelişmektedir .

• Geniş çaplı tümleşik devreler (VLSI: Very Large Scale Integrated Circuits ) halinde bütün sistemin tek bir kırmık (chip) olark imalata uygundur .

Sayısal veri ( dijital veri ), girişteki verinin saklanma veya aktarılma şeklinin değiştirilmesiyle elde edilir.

Sayısal veri ile analog veri arasındaki en büyük fark, analog verinin sürekli (İngilizce continuous) olan bir ölçekte, sayısal verinin ise rakamlarla sınırlı olan, sürekli olmayan (İngilizce discrete) bir ölçekte var olmasıdır.

Sayısal veri, rakamların arka arkaya dizilmesi ile elde edildiği için üzerinde biçim değişikliği işlemi yapılabilir. Bu biçim değiştirme, birçok alanda karşımıza çıkabilir:

• Sayısal ses alanında, WAV biçimindeki ses MP3 biçimine çevrilebilir

• Sayısal resim alanında, PNG biçimindeki bir resim JPEG biçimine çevrilebilir

• Herhangi bir veri, RSA kullanılarak şifrelenebilir

Buna ek olarak, bir sayısal veriye hata düzeltme kodları eklenerek verinin bozulsa bile tamir edilebilmesi sağlanabilir. Ayrıca, sayısal veri gönderilirken başka bir sayısal veri ile aynı ortama konulup gönderilebilir. Tüm bu avantajlar doğrultusunda, sayısal veri birçok alanda (hem karasal hem de mobil telekomünikasyon, İnternet, film ve müzik saklaması gibi) analog verinin yerini almaktadır.

Çok işlevlilik ve bağlanabilirlik

Sayısal kameralar resim çekebilir, aynı zamanda ses ve görüntü kaydı da yapabilirler. Bazı modeller webcam olarak kullanılabilir. Bazıları PictBridge standardı ile bilgisayar kullanmadan doğrudan bir yazıcıyabağlanabilirler. Bazıları ise doğrudan bir televizyon ekranına görüntü aktarabilir. Benzer biçimde, pek çok camcorder durağan fotoğraflar çekebilir ve bunları videoteyp ya da flah bellekte saklayabilir.

Uygulama ve düşünceler

Sayısal fotoğrafın kabul edilebilir görüntü kalitesi ve diğer avantajlarıyla (özellikle günlük gazetelerin zaman sınırlaması) profesyonel haber fotoğrafçılarının çoğunluğu resimlerini sayısal kamera kullanarak çekmeye başladılar.

Sayısal fotoğrafçılık aynı zamanda e-mail ile görüntü aktarımı, resimlerin internet ortamına aktarımı ve sayısal resim çerçevelerinde sergilenmesinin kolaylığı gibi nedenlerle pek çok amatör fotoğrafçı tarafından da benimsendi. Cep telefonlarının çoğuna da sayısal kamera yerleştirilmesine rağmen pek çok telefondaki kalitesiz lensler ve görüntü algılayıcılar yüzünden bunlardan orta kalitede bile baskı alınması mümkün olmamaktadır.

Bazı ticari fotoğrafçılar ve sanatsal fotoğrafla ilgilenen bazı amatörler sayısal kamera ile çekilen resimlerin kalitesinin filmli makinelere göre hala çok düşük olduğunu ve filmli makine ile orta kalitede çekilen bir fotoğrafın kalitesini yakalamanın bile sayısal kamera ile neredeyse imkânsız düşündüklerinden sayısal kamera kullanmamakta ısrarcıdırlar. Bazıları değişen bilgisayar teknolojisi yüzünden sayısal fotoğrafların gelecekte erişilemez olacağı yönündeki endişelerini ifade etmektedir. İlgili bir endişe ise özellikle adli olaylarda kanıt olarak sunulan sayısal fotoğrafların orijinal olup olmadığının anlaşılmasındaki zorluktur. Bazı üst düzey filmli yansıtıcılar hala en iyi sayısal yansıtıcılardan daha iyi optik çözünürlük sağlamaktadır.

Diğer ticari fotoğrafçılar ve pek çok amatör esneklik ve uzun dönem maliyetlerinin düşük olması gibi avantajlar yüzünden sayısal fotoğrafçılığı coşkuyla benimsemiştir. Sayısal fotoğrafın hemen hemen tek maliyetinin ilk ekipman edinme maliyeti olduğu söylenilebilinir. Bir kez ekipman edinildikten sonra resim çekme, saklama ve kopyalama maliyeti ihmal edilebilir düzeydedir. Filmli fotoğrafçılık sarf malzemesi ve ekipmanlar hızlı değişmemesine rağmen sürekli geliştirme için harcama gerektirmektedir. Bazı profesyonel fotoğrafçılar bilgisayar ortamındaki geniş redaksiyon olanakları yüzünden sayısal fotoğrafa geçmektedir. Fotoğrafçı çektiği resmin renk dengesini ayarlama ve karanlık odada yapamayacağı çeşitli etkiler verebilme imkânına sahiptir. Film kullanıcıları da aslında film tarayıcısı kullanarak aynı işlemleri yapabilirler. Kameradan monitör ve yazıcıya kadar tamamen renk dengesi olan sistemlerle fotoğrafçı ekranda gördüğü görüntüyü aynen kâğıda aktarabilir.

Ancak sayısal kameralar sıkça pil değiştirme ya da şarj gerektirmektedir. Bu da fotoğrafçının elektrik prizlerine ulaşabilme zorunluluğu anlamına gelmektedir. Sayısal kameralar aynı zamanda aşırı soğuk ve neme daha duyarlıdırlar. Günümüzde pek çok üst düzey DSLR makinede hava şartlarına dayanıklı donanım olmasına rağmen, dış ortam çekimlerinde pek çok fotoğrafçı hala filmli SLR kamera tercih etmektedir. Orta ve büyük formatlı filmli kameralar en üst düzey fotoğraf kalitesi isteyen bazı dergiler tarafından hala tercih edilebilmektedir.

Sayısal fotoğraf kamudan çok önce astronomi alanında kullanılmış ve 1980’lerin başında neredeyse tamamen fotografik aynaların yerini almıştır.

Depolama

Sayısal kameralarda depolama aygıtları zaman içinde kapasite olarak büyümüş, fiziksel boyut olarak küçülmüştür. 1975’lerdeki manyetik teyplerden taşınabilir disklere ve sonrasında flash belleğe doğru değişim göstermiştir.

Filmli fotoğrafçılık ve sayısal fotoğrafçılık

Amatör sayısal kameraların avantajları

Sayısal fotoğraf makinelerinin geleneksel filmli makinelere karşı üstünlükleri şunlardır:

  • Anında Görüntü: Filmin bitmesini ve banyo edilmesini beklemeden anlık olarak önizleme yapılabilir. Bu sayede kusurlu fotoğraflar silinip hemen yenisi çekilebilir.
  • Minimum masraf ile en fazla sayıda fotoğraf çekebilme: Bastırılmak istenmeyen, sadece internet ortamında görüntülenecek fotoğraflar için sıfır baskı masrafı.
  • Sayısal depolama ortamlarının (hard-disk, CD-ROM, vs..) fiyatları fotoğraf filmine göre oldukça ucuzdur.
  • Bir sayısal ortamdan diğerine kopyalanan resimlerde hiçbir veri kaybı olmaz.
  • Resimler bilgisayar ortamına doğrudan aktarılır, herhangi bir görüntü tarayıcı gerekmez.
  • Herhangi bir renkli yazıcı kullanılarak fotoğraflar bastırılabilir.
  • Fotoğraflar gözden geçirilirken işe yarayacak, fotoğrafın çekildiği tarih ve saat, kamera modeli, objektif hızı, flash kullanılıp kullanılmadığı gibi faydalı bilgiler görüntü dosyasına eklenebilir. Filmli kameralarda bu olanak sınırlıdır, sadece bazı kameralar fotoğraf filmini tarih gösteren bir LED dizisine maruz bırakarak filmin üzerine tarih bilgisi yazabilirler.
  • Tek bir depolama aygıtı kullanılarak yüzlerce poz çekilip kaydedilebilir. Filmli bir kamerada 24 ya da 36 pozda bir film değiştirmek gerekir.
  • Pek çok sayısal kamerada fotoğrafların doğrudan televizyona aktarılmasını sağlayan AV bağlantısı ve kablosu mevcuttur.
  • Ucuz kameralarda da yaygınlaşmaya başlayan titreşim önleme teknolojisi önceleri tripod gerektiren hassas pozların elle çekilebilmesini sağlar.
  • ISO hızı değişen hava koşullarına göre daha kolay ayarlanabilir. Filmli makinelerde önce uygun ISO hızında film takmak gerekmektedir.
  • 35mm filme oranla daha küçük algılayıcı formatı daha küçük lens, daha geniş zum mesafesi ve daha büyük alan derinliği sağlar.
  • Fotoğraf makinesi ile aynı zamanda video da çekilebilir.
  • Renkli fotoğraflar kolaylıkla siyah beyaza dönüştürülebilir ve farklı etkiler eklenebilir.

Profesyonel sayısal kameraların avantajları

ü        Anlık görüntü önizleme ve silme olanağı vardır. Işıklandırma ve kompozisyon kısa zamanda düzenlenebilir, bu da depolama alanının verimli kullanılmasını sağlar.

ü        Hızlı iş akışı: Renk ve dosya yönetimi görüntü üzerinde oynama ve baskı gereçleri geleneksel film teknolojisine göre çok daha esnektir, ancak ham dosyaların toplu halde işlenmesi en hızlı bilgisayarlarda bile zaman alabilir.

ü        Resim üzerinde oynama: Sayısal bir görüntü üzerinde geleneksel film ve baskı metotlarından çok daha kolay biçimde oynanabilir ve değişiklikler yapılabilir.

Nikon ve Canon gibi üreticiler foto muhabirlerini DSLR kamera kullanımına teşvik ettiler. 2 megapiksel ve üzeri çözünürlükte çekilen resimler gazete ve dergi sayfalarında kullanılmak için yeterli kalitede kabul edilmektedir. Sayısal SLR makinelerle çekilen 6-14 megapiksel resimler, kaliteli objektiflerle birleştiğinde 35mm film kullanan SLR makinelerin ayrıntı kalitesine erişebilmektedir. Piyasaya son çıkan 16 megapiksel kameralarla çekilen resimler ise 35mm ve orta format filmli makinelerin çoğundan iyidir.

Sayısal kameraların dezavantajları

  • Filmli kameralar elektrikli ve elektronik özellikler için manuel yedekleme sistemlerine sahip olmasına rağmen sayısal kameralar tamamen elektrik kaynağına bağımlıdırlar (genellikle pil kullanılır ancak özellikle sınırlı modda enerji kablosu gerekir).
  • Pek çok sayısal kamera renkli filme göre daha düşük dinamik erime sahiptir. Ancak Fuji’nin Super CCD’si gibi farklı hassasiyette diyotlardan oluşan bazı yeni CCDler bu sorunu bir miktar düzeltmiştir.
  • Aşırı ışıklı alanlar ayrıntılar kaybolacak şekilde beyaza dönüşür. Filmli kameralarda detaylar az da olsa korunur.
  • Yüksek ISO (ya da görüntüsel gürültü) sayısal görüntüde renkli benekler olarak ortaya çıkar. Yüksek ISO filmle çekilen analog görüntüde ise daha az göze çarpan kabartılar olarak ortaya çıkar. Bu benekler bilgisayarda düzeltilse de görüntü kalitesi ve ayrıntılar olumsuz etkilenebilir.

ABD ve Batı Avrupa ülkeleri gibi zengin ülkelerde sayısal kameraların avantajları dezavantajlarına göre çok ağırlıklıdır. Buna rağmen pek çok profesyonel fotoğrafçı film kullanmaya devam etmektedir. Sayısal kameralarda çekim sonrası işlemlerin çoğu fotoğrafçının kendisi tarafından yapılır. Profesyonel fotoğrafçıların dile getirdiği endişelerin bazıları şöyledir: ham dosyaların işlenmesi 35mm filmden daha uzun sürebilmektedir, yüksek miktarda dosyayı bilgisayar ortamına aktarmak zaman alıcıdır, uzak bölgelerde yapılan çekimlerde ilave yük olarak yedek bataryalar taşınmaktadır, filmli makinelerin arızaları daha kolay giderilebilmektedir. Zaman içinde daha fazla profesyonel fotoğrafçının sayısal kameraya geçmesi beklenmektedir.

Benzer özellikler

Görüntüsel gürültü / gren

Bir sayısal kamera görüntüsündeki gürültü filmli kameralardaki gren’e benzer. Yüksek ISO seviyelerinde (film hızı) gren/gürültü son resimde daha görünür hale gelir. Film ISO seviyeleri sayısal ISO seviyelerinden düşük olmasına rağmen (25’e 50 oranında) sayısal kamera ayarları çabucak gereksinimlere göre ayarlanabilir. Film ise fiziksel olarak değiştirilmeli, bu esnada ışığa maruz kalmamalıdır. Ayrıca sayısal görüntüler üzerinde gürültü azaltma teknikleri uygulanabilmesine rağmen filmdeki gren sabit kalır. Artistik bir bakış açısından gren ve görüntüsel gürültü resme farklı bir hava da katabilir. Modern sayısal kameralar aynı ISO değerinde filmli kameralarla yaklaşık aynı miktarda gren/gürültü ihtiva eder. Buna rağmen bazı sayısal kameralar fotoğraf filminde bulunmayan gürültü paternleri üretirler.

Hızlı kullanım

Önceleri sayısal kameraların açıldıktan ilk pozu çekmeye hazır hale gelebildiği süre filmli kameralardan daha uzundu ancak bu durum modern sayısal kameralarda böyle değildir. Benzer şekilde günümüzde sayısal bir görüntüyü yakalayıp belleğe yazma süresi filmli kameraların filmi sarma süresiyle yaklaşık aynıdır, en azından hızlı bellek kullananan modern sayısal kameralarda bu böyledir. Sayısal ve filmli kameralarda düğmeye basılması ile resmin alınması arasında bir süre geçer, bu süre objektifin odaklanması ve pozun ayarlanması için geçen süredir. (SLR ve DSLR kameralarda bu süre pratik olarak sıfırdır.)

Görüntü ömrü

Sayısal görüntülerin kalitesi pratik olarak zaman içinde düşmemekle birlikte sayısal depolama ortamlarında görüntü kalitesini etkileyen bozulmalar meydana gelebilir. Fotoğraf filmlerinin maksimum dayanım için uygun koşullarda saklanması gerekirken sayısal görüntüler her türlü ortamda kusursuz olarak muhafaza edilebilir. Yedekleme yapılmazsa sayısal klasörleri yanlışlıkla silinmesi veya depolama aygıtındaki bir arıza sebebiyle sayısal veriler kaybedilebilir. Karşılaştırılırsa her negatif ya da şeffaf film kopyası orijinaline göre biraz daha düşük kalitededir. Filmli görüntüler bir miktar kalite kaybı ile kolaylıkla sayısal ortama aktarılabilir.

Sosyal etkiler

Fotoğrafçılık tarihi boyunca optik sistemler, kamera üretimi, geliştirilmesi ve görüntüleme teknolojilerindeki ilerlemeler insanların resimleri izleme yöntemlerini etkiledi. 1970’lerden önce ABD’deki çoğu kişi slayt (ya da “krom”) film kullanıyor ve çekilen resimleri slayt projektörü ile izliyordu. Sonraları insanlar renkli negatiften baskı yapmaya başladılar. Internet ve e-mail kullanımının eşzamanlı olarak yaygınlaşması ve bilgisayarların göreceli olarak ucuzlaması sayısal format resimlerin sayısında müthiş bir artışa neden oldu.

Fotoğraf görüntüleri güneşe maruz kalır ya da uygun olmayan koşullarda saklanırsa solmaya ve görüntü kalitesinin kaybolmasına eğilimlidir. Sayısal görüntüler bilgisayarlı ortamlarda veri olarak saklandığından saklama ortamı sağlam olduğu sürece bozulmadan kalırlar. Tarihçi ve arşivcilerin sayısal depolama ortamlarının yeterince kalıcı olmaması ya da bozulmasının kolay olması yönündeki endişeleri giderek artmaktadır. Tarihçiler arızalı ya da ulaşılamaz sayısal medya gereçleri yüzünden gelecekte tarihin bir dönemi hakkında yeterli bilgi kalmayabileceğinden korkmaktadırlar. Profesyonel ve amatör kullanıcıların eski teknolojiler ile kaydedilmiş sayısal görüntüleri yenilenen teknolojiye adapte edecek yöntemler geliştirmesi tavsiye edilmektedir.

Analog ile Dijital arasındaki fark

Analog günlük hayatımızda kullandığımız ve fiziksel büyüklüğü olan veri tipidir. örneğin ses, ışık sıcaklık, bir analog veridir. yükselip alçalabilir. sürekli olabilir. dijital veri ise genel anlamda varlık ya da yokluk bilgisinden oluşur. true ya da false olarak ifade edilir. dijital bilgide önemli olan genlik değil, var olup olmadığıdır. analog bilgide ise genlik önemlidir. su dolu bir bardağın içerisindeki su seviyesi analog bilgi, suyun dolu ya da boş olup olmaması dijital bilgi olarak nitelendirilebilir.

Sayısal Fotoğrafçılık

Sayısal teknolojinin gelişimine kadar fotoğrafçılıkta görüntülerin karta basılması için kimyasal işlemlere ihtiyaç duyulan fotoğraf filmi kullanılmaktaydı. Aksine, sayısal görüntü kimyasal işleme gerek olmaksızın tamamen sayısal teknoloji ve bilgisayar kullanılarak görüntülenebilir, basılabilir, işlenebilir, taşınabilir ya da arşivlenebilir. Geleneksel yöntemlerle basılmış görüntüleri tarayıcıdan geçirerek de sayısal görüntüler oluşturulmaktadır.

Etiketler
Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Bize destek olmak için lütfen reklam engelleme yazılımınızı iptal edin.