Görüşler

Bir zamanlar profesyonel kameraların kalbinde yer alan APS-H sensör, bugün neden unutuldu? Dijital fotoğrafçılığın kayıp formatının kısa hikâyesi.

Bir zamanlar yer alan APS-H sensör

Herkesin Unuttuğu Dijital Kamera Formatı : APS-H sensör

Fotoğrafçılar dijital kamera dünyasında genellikle dört ana sensör formatından söz eder: orta format, full-frame, APS-C ve Micro Four Thirds. Teknik olarak orta formatta iki farklı sensör boyutu bulunur ve APS-C kavramı da üreticiye göre küçük farklılıklar gösterebilir; ancak bunlar yine de “büyük dörtlü” olarak kabul edilir ve günümüzdeki değiştirilebilir objektifli dijital kameraların neredeyse tamamını kapsar.
Peki ya APS-H? Bir zamanlar gerçekten var olan bu dijital kamera formatı nereye kayboldu?

Fotoğrafçı, YouTube içerik üreticisi ve sıra dışı objektif tasarımlarıyla tanınan Tom Calton, aşağıda izleyebileceğiniz yeni bir YouTube Shorts videosunda APS-H sensörlü dijital kameraların bugün neredeyse tamamen ortadan kalktığını anlatıyor.

Calton’ın da belirttiği gibi, bugün yaygın ve popüler olan APS-C görüntü formatı kökenini APS film formatlarından alır. APS (Advanced Photo System), dijital fotoğrafçılık devriminden kısa bir süre önce, 1990’ların ortasında piyasaya çıkan bir film formatıydı.

Eastman Kodak, Fujifilm, Agfa ve Konica dahil olmak üzere birçok film üreticisi APS film üretti. APS, 35 mm filmin hâkimiyetini sarsmayı hedefleyen ilk tüketici odaklı film formatı değildi; ancak tartışmasız biçimde sonuncusuydu. APS film formatları, full-frame’e kıyasla daha küçüktü. Bu da daha kompakt kamera ve objektifler vaadini beraberinde getiriyordu — tıpkı 21. yüzyıl boyunca APS-C dijital kameraların sunduğu vaade benzer şekilde.

Kodak’ın APS hayali 1980’lerde “Project Orion” adıyla başladı. 1990’ların başında ise Kodak; Fujifilm, Minolta ve Nikon ile birlikte yeni ve ortak bir film kamera sistemi duyurdu. Testler 1994’te başladı, üretim bir sonraki yıl devreye alındı ve tüketiciler 1996 itibarıyla APS film satın almaya başladı.

aps film frames
APS film formatları | Görsel: nytpu. Lisans: CC BY-SA 4.0

Canon’un ilk tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği profesyonel DSLR modeli olan Canon EOS-1D (2001), daha büyük görüntü sensörleri çağının başlangıcını simgeliyordu. Bu çığır açıcı kamera, 28,7 × 19,1 mm ölçülerinde, 4,15 megapiksel çözünürlüğe sahip bir APS-H CCD görüntü sensörüyle donatılmıştı. Tıpkı APS-C dijital sensörlerde olduğu gibi Canon’un APS-H sensörü de 1990’larda tanıtılan APS-H film formatından daha küçüktü; ancak aradaki fark çok büyük değildi. Bu nedenle EOS-1D, 1,25x yerine 1,3x crop faktörü sunuyordu.

Canon’un APS-H dijital sensörü benimsemesinin ardında, 1990’ların sonlarında Kodak ile yürüttüğü iş birliğinin yattığına pek şüphe yok. Bu ortaklık, Canon EOS D6000 ve Canon EOS DCS 1 gibi birkaç erken dönem dijital kameranın ortaya çıkmasını sağlamıştı.

Canon, APS-H formatını sonraki yıllarda da bazı amiral gemisi profesyonel DSLR modellerinde kullanmayı sürdürdü. Şirketin APS-H sensörlü son kamerası ise 2009 yılında piyasaya sürülen EOS-1D Mark IV oldu.

eos1d
Canon EOS-1D Mark IV

Bu noktada ana akım APS-H dijital kameralar için yolun sonuna gelinmişti; ancak APS-H henüz tamamen sahneden çekilmemişti.

APS-H sensörler, yıllar içinde daha niş bazı dijital kameralarda kullanılmaya devam etti. Bunların en bilinen örneklerinden biri, 2006’da piyasaya çıkan ve Leica’nın ilk dijital telemetreli modeli olan — kimi zaman sert eleştiriler alan — Leica M8 idi. Onu, 2008’de duyurulan ve küçük iyileştirmeler içeren M8.2 izledi.

Daha yakın bir tarihte ise Sigma, bugüne kadar ürettiği son Foveon sensörlü fotoğraf makinesinde APS-H görüntü sensörünü tercih etti. 2016’da tanıtılan sıra dışı Sigma sd Quattro H, 26,6 × 17,9 mm ölçülerinde ve 26 megapiksel çözünürlüğe sahip bir sensörle geliyordu. Bu sensör, Sigma’nın şimdiye kadar ürettiği en büyük Foveon sensörü olarak kayıtlara geçti — ve hâlâ da öyle. Öte yandan Sigma, full-frame Foveon sensör projesi üzerinde çalışmayı sürdürdüğünü belirtmeye devam ediyor.

Sigma sd Quattro H
Sigma sd Quattro H

Ve hikâye burada sona eriyor. 2024’te Canon’un tanıttığı, yalnızca endüstriyel uygulamalara yönelik 250 megapiksellik APS-H CMOS görüntü sensörü bir istisna sayılırsa, APS-H formatı dijital kamera dünyasından neredeyse tamamen silinmiş durumda.

Kamera üreticilerinin büyük çoğunluğu bu formatla hiç ilgilenmedi; ilgilenenler ise — Canon gibi — zamanla full-frame ve APS-C formatlarına odaklanmayı tercih etti. Bu da oldukça mantıklı bir karar: APS-H, ölçü olarak full-frame’e yeterince yakın olduğundan, ona özel objektifler geliştirmek pek anlamlı değil ve sağladığı alan tasarrufu da görece sınırlı.

Yine de APS-H, kendine özgü bir karaktere sahip, belirli bir kullanıcı kitlesi tarafından benimsenmiş ilginç bir sensör formatıydı. Bu nedenle, dijital fotoğrafçılık tarihine bakarken zaman zaman hatırlanmayı hak ediyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen SanalSergi'yi gezerken reklam engelleyicinizi kapatın. Açık kalması durumunda site içerisinde içeriklerde kısıtlı erişim sağlayabilirsiniz. Desteğiniz için teşekkürler.